Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

“Omonia” Büyük Camia

17 May 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Geçen cumartesi günü değerli dostum Andreas Soteriou’nun daveti ile ilk kez Lefkoşa’nın güneyinde futbol izlemeye gittim. “Omonia” ile “Anarthosis Famagusta” maçıydı. Bilindiği gibi Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu Omonia’ya sempati duyar. Bu yüzden de Omonia futbol düzeyinde olsa bile federal ilgi açısından incelenmeye değer bir camiadır... Ada’nın iki yanında en geniş sempatisi olan tek futbol takımdır… Omonia ev sahipliğinde yapılan maçı ben de Omonia taraftarları arasında izledim. Yaklaşık 23 bin kişilik kapasitesi olan stadyumda hatırı sayılır bir izleyici kitlesi vardı.

 

Ne günlere kaldık?!

 

Omonia 1948’de kurulmuş ve 20 kez lig şampiyonluğu elde etmiş bir kulüptür. Geçmişinde başarısı çoktur. Geçen hafta oynanan Apoel - Omonia maçında hakemlerin maçın skoruna etki edecek düzeyde hatalı kararlar verdiği tartışılmaktaydı... Hatta Omonia maç öncesi taraftarlarına ya “fairplay” ya da “gidin” şeklinde tişörtler dağıtmış ve bu slogan maça da damgasını vurmuştu. AKEL Genel Sekreteri de hafta içi Anastasiadis’e KOP ve hakemlerin bu tutumları hakkında araştırma yapılması çağrısı yapmıştı... Omonia’yı destekleyen 15-16 yaşlardaki taraftarlar arasında da ciddi bir fanatik grup vardı. Öte yandan Anorthosis’in taraftarları da hepten fanatikti... Maçı onlar da kapalı ve telli bölümde izliyorlardı. Devre arasında polis kordonunu aşan bazı Anorthosis taraftarları ellerindeki su şişelerini Omonia taraftarlarının olduğu tribüne atarak ve telleri yumruklayarak şiddet gösterisi yapıyorlardı. Nazi selamı vererek galiz küfürlü tezahüratlarla faşizan tavırlar göstermek isteyen yüzlerce Anorthosis taraftarı... Ne günlere kaldık!..

 

Spor ruhu nerede?

 

Fanatizm ve holiganizm futbolun dayanışma ve sportif ruhuna aykırı şeylerdir... Lakin bunlar da futbolla iç içe olduğu gerçeğini değiştirmiyor... Omonia taraftarlarının 12.000 kişi arasında 100-150 genç fanatiklik yapmaktaydı... Ezici çoğunluk ise eşiyle-çocuklarıyla ailece maç izlemeye gelmişti…

Maç sırasında dikkatimi çeken hakemlerin yanlış kararlarıydı... Hakemlerin özellikle bu yıl içerisinde çeşitli şiddetli (bombalı) saldırılara maruz kaldıkları haberlerini okuyorduk... Hatta hakemler geçtiğimiz aylarda maçları boykot etmişlerdi… Hakemlerin maç yönetimini vasat bulduğumu belirtmeliyim… Futbolun gelişmesini en çok etkileyen olayların başında hakemlik müessesinin adil karar alması gelmektedir... KOP’un bu konularda yeterli duyarlılık göstermediği ve Hakemler Birliği’ne dönük etki yapmadığı gibi eleştiriler de yapılmaktadır.

 

Futboldaki siyaset

 

Seyrettiğim maçın sporun siyasi boyutuna dönük yanları da taraftarları etkilediğini söylemek lazım... Hem bu sezon liderliği elden bırakmayan APOEL hem de Anorthosis fanatik sağcıların takımı olarak kabul edilmektedir. Ayrıca ne olursa olsun Omonia taraftarlarının ezici çoğunluğunun iyi futbol izlemek konusundaki duruşu, aileleri, çocuklarıyla tribündeki yerini alışı etkileyiciydi... Aslında alternatif futbol taraftarlığı açısından örnek alınacak bir seyircisi olduğunu söylemek lazım... Bunun siyasi kültürle de ilişkisi ihmal edilmemeli. Kıbrıs Türk futbol seyircisinin takımlarına 1970-80’li yıllardaki ilgisi de aslında benzerdi. Sonrasında çeşitli nedenlerle ama özellikle kulüplerin içinde fazlasıyla siyasal partilerin rekabet arayışının da futbolu etkilediğini söylemek lazım... Omorfo’dan Mağusa’ya kadar futbol kulüplerinin siyasetin atlama tahtası yapıldığını söylemeye gerek yok sanırım... Hoş bugün futbol kulüpçülüğü belki de ona bile cevaz vermeyecek kadar kriz içerisinde... Omonia’da da siyaset ve futbol bir arada yaşıyor... Bir tarafta siyaset doğal biçimde kulüplerin yükselişine katkı koyarken, kuzeyde ise futbol bizzat siyasetin aracı haline getirilmektedir. Nüans buradadır... Arasında ince bir fark var ama o çok belirleyicidir… Bir de ihmal edilmemesi gereken temel belirleyen, “yasal - küresel” bir futbol çabası var… Yani Kuzey’deki futbol dünyadan kopuk ve mahalli… Bu durum da harici siyasetin ve uluslararası hakim hegemonyanın içe yansımasıdır… Orada dünya ile iç içe… Bunun yarattığı fark sözcükleri ve analizleri aşacak boyuttadır...

Bu arada, maçı 2-1 Omonia kazandı.

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!