Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Dinamik müzakere süreci

20 May 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Kıbrıs müzakereleri 15 Mayıs’ta yeni Cumhurbaşkanı seçilen Akıncı ile Anastasiadis arasında yeniden başladı. Müzakereler, zaten 11 Şubat 2014 tarihli Eroğlu-Anastasiadis ortak açıklamasıyla belli bir ivme kazanmıştı fakat doğal gaz konusundaki egemenlik iddialarıyla Anastasiadis müzakerelerden çekilmişti.

KKTC’de 26 Nisan 2015’deki seçimlerin ikinci turunda yüksek bir oyla dördüncü Cumhurbaşkanı seçilen Akıncı Kuzey’de ve Güney’de belli bir destek ve olumlu hava yakaladı. Ardından başlayan müzakerelere karşı Akıncı üzerinden hem Kuzey’de hem de Güney’de kamuoyunda oluşan olumlu atmosfer liderleri teşvik ediciydi. Öyle ki Anastasiadis “Güven Yaratıcı Önlemler” açıklama gereği bile duydu. Hoş, Anastasiadis’in önlemleri dişin kovuğunu bile doldurmayan nitelikteydi. Cuma günü başlayan müzakerelerin ardından Anastasiadis “mayın haritası”nı Akıncı ile paylaştı. KKTC’nin bir tür mütekabiliyet olarak tasavvur edilebilecek kararı ise sınır kapılarındaki mühür işlemlerini kaldırmak oldu. Bilindiği gibi 23 Nisan 2003’de kapıların karşılıklı geçişlere açılması kararını KKTC otoriteleri almıştı. O günlerde buna “Berlin” benzetmesi yapanlar da çıkmıştı… Bu karardan 12 yıl sonra geçişlerdeki bu işlemin kaldırılması özellikle Güney’den Kuzey’e hiç geçmeyen komşular açısından önemli bir hamle olduğu gibi KKTC’den de Güney’e geçişlerden bu uygulamanın kaldırılması olumluydu ve Kıbrıs’ta müzakerelerin önündeki en önemli sorunlardan birisi olan psikolojik faktöre odaklanma açısından bir milat olabilir.

 

Sadece Kıbrıs meselesi değil

 

Bilindiği gibi Kıbrıs çözümü sadece Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasında sona erdirilecek bir mesele değildir. Başka yakın ve uzak aktörlerin de bu meseleye dahil olduğu hesaba katılmalıdır. Öyle ki 2004’deki durumun sadece Papadopulos’un ağlayarak Rum kamuoyunu etkilediği ve çözüme hayır dendiği bir şekilde ele alınması yanlış olur. Kıbrıs şimdilerde Akıncı’nın aktif gayret ve istekliliğiyle belli bir moment yakalaması muhtemeldir. Bunun için Akıncı’nın Kıbrıs çözümüne dair Kıbrıslı Türklerin asgari müştereklerini müzakerelerde koruma görevi olduğu gibi öte yandan da komşuların hassasiyetlerine dönük bazı adımlara karşı da esnek bir yaklaşımı bir arada yürütmesi muhtemeldir. Bu tutuma iki taraftaki kamuoyundan belli ve güçlü bir destek gelebilir.

 

Türk dış politikasına yumuşak güç fırsatı: “Kıbrıs baharı”

 

Aynı zamanda Akıncı’nın içeride ve dışarıda yarattığı bu olumlu atmosferin, orta vadede bir yumuşak güç olarak Türk dış politikasındaki karar vericilere önemli bir mahreç sağlayabilir. Akıncı, bir yandan Türkiye’nin çözüm konusundaki yükünü omuzlarken öte yandan da Türkiye’nin AB ve ABD başta olmak üzere “Kıbrıs Baharından” kamu diplomasisi alanında bir fırsat penceresi açabilir. Bu noktada Türkiye-KKTC ilişkilerinin ivme/düzey kazanması öne alınmalı ve ilişkilere geniş pencereden bakarak sıkı bir koordinasyonla meselenin çözümü yönünde yaklaşımlar ortaklaştırılmalıdır. Bu duruma önceki dönem fazla gündeme alınmamış olan Kuzey Kıbrıs’ın uluslararası alandaki görünür kılınması Akıncı üzerinden etkin biçimde yapılmalıdır. Buna ilişkin Kafkasya, Balkanlar ve Latin Amerika’dan müzakerelerle eş zamanlı olarak “pilot ülke” düzeyinde konferanslar çözüme ivme kazandıracağı gibi Kıbrıslı Türklerin başarı öyküsüne de dokunacak girişimler olabilir. Kıbrıs Türklerinin çözüm iradesinin en temel motivasyonlarından birisi dünyadan yalıtılmalarıdır. Bunu çözüm sürecinde önemsemek hem çözüme ivme kazandıracak hem de alternatifsizlik duygusunu tamir edecektir. Elbette ideal olan çözümü uygun zamanda bir antlaşma ile perçinlemektir. Lakin çözümü hayatın doğal seyri ve koşulları içerisinde öngörmek meseleye dinamik ve bütünsel bir biçimde bakmaktan geçiyor. Yoksa çözüm mekanik bir müzakere süreciyle sadece istek beyanıyla sınırlı kalabilir. Kapsayıcı dinamik müzakere süreci eş zamanlı yararlı ve etkili dış temaslarla güçlendirilmelidir. Burada müzakereler temelli çözüme ulaşmaya yönelik hiçbir tereddüt göstermeden ve iyi niyetle sonuca giderken eş zamanlı olarak uluslararası alanda görünürlülük sağlayacak konferanslar ve doğrudan dış temaslarla etkin bir kamu diplomasisini kullanmak akılcı bir yoldur. Bu uzun ara uluslararası toplumda sempati gören Kıbrıslı Türklerin seçilmiş “toplum lideri” üzerinden çözüme ilişkin görüş, düşünce ve önerilerini doğrudan aktarma fırsatı yaratır... Çözümü Kıbrıs’taki aktörler bulacaktır ama ona giden “ana” yolların da “dışardan” döşendiğini ihmal etmemek lazım... Bu noktada Kıbrıslı Türklerin “Müslüman demokrasisi” açısından sahip oldukları “biricik” siyasi kültürlerini öne almak ve bu değerlerini vurgulamak ciddi bir kamu diplomasisi çabası olabilir... Bunun kurulacak olası federal demokrasi açısından değerli bir siyasi kültür alt yapısı olduğu ihmal edilmemelidir...

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!