Dr. İsmail Kemal

 

Geçmiş ve gelecek

24 May 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Kıbrıs sorununda yine “Alis harikalar diyarında” aşamasını yaşıyoruz. Kendimizi harikalar diyarında hissediyoruz. Motorları maviliklere sürüyoruz. Yine diyorum çünkü böylesi dönemler geçmişte de yaşanmıştı. Şimdi hem Kıbrıslı Türkler, hem de Kıbrıslı Rumlar büyük beklenti içinde. İki toplumun çözümden beklentileri pek örtüşmüyor ama çok yakında çözüm beklentisi büyük. Sanki şimdiye dek zorluk yaratan anlaşmazlıklar aniden “buharlaştı.” Artık mesele sadece zaman. “Yıl sonuna kadar” deniyor. Volkan Bozkır, “Eylül” diyerek hedef daralttı. Peki, geçmişte müzakerecilerin aşmakta zorlandığı konular ne olacak? Bu konularda sihirli formüller var mı? “Sihirbaz değilim” açıklamasını da işittik. Yani zor konular müzakere edilecek ve uzlaşı aranacak. Yıllarca yapılan da buydu zaten. Umarız zor konulara çözüm üretilir ve oluşturulan beklentiler yine havada kalmaz. Büyük devlet adamı Winston Churchill “There is no worse mistake in public leadership than to hold out false hopes soon to be swept away" demişti. Toplum liderliğinde, hayatın doğrulamayacağı boş umutlar yaratmaktan daha kötü hata yoktur diyor Churchill. Bu sözler herkesin kulağına küpe olmalı.
Kıbrıs sorununa çözüm bulmanın amacı iki toplum arasında bir ortaklık kurmaktır. Her iki tarafa da yarar sağlayacak bir ortaklık. Bu noktada akla şu soru geliyor: İki toplum geçmişte de bir ortaklık kurmuştu. Şimdi kurulması planlanan ortaklık ikinci ortaklık olacak. İyi de birinci ortaklık niçin başarısızlıkla sonuçlanmıştı? Yeni bir ortaklık kurmaya hazırlananların geçmişteki ortaklıklarının niçin çöktüğü konusunda ortak bir tespit yapmaları gerekmiyor mu? Yeni kurulacak ortaklığın kalıcı olması isteniyorsa geçmişin hatalarına ortak teşhis koymak önemlidir. Peki, böylesi ortak bir teşhis var mı? Bildiğim kadarıyla yok. 52 yıl sonra iki tarafın söyledikleri çok farklı. Görüş farklılıklarını bildiğimiz için detaylara girmeye gerek yok. Müzakereler önemli bir aşamaya girmişken oturup tarih tartışması yapalım demiyorum. Ancak ilk ortaklığın yıkılmasının nedeni taraflardan birinin kurulan dengeleri kendi lehine değiştirmek istemesi idiyse, şimdi aynı şeyin tekrarlanmaması için önlemler alınması gerekir.
Derinden bölünmüş toplumların (deeply divided societies) sorunlarına çözüm olarak öne sürülen güç paylaşımı (power sharing) modeli önündeki en önemli risklerden biri taraflardan birinin varılan uzlaşıyı kendi lehine değiştirmeye çalışmasıdır. Bu tür anlaşmalar çok hassas dengelere dayanır. Bu dengelerle oynamak çok riskli olur. Dünyada güç paylaşımı modelinin kurulmasından sonra anlaşmayı bozma örnekleri çoktur. Etnik anlaşmazlıklar konusunun büyük otoritelerinden Donald L. Horowitz, Aralık 2014’te Journal of Democracy’de yayınlanan “Ethnic power sharing: Three big problems” başlıklı makalesinde, 1980-2010 yılları arasında 78 ülkede etnik anlaşmazlık yaşandığını, bunlardan 20’sinde farklı gruplar arasında güç paylaşımı düzenlemesine gidildiğini, sonuçta kurulan bu rejimlerin 4-6’sının yaşamaya devam ettiğini, diğerlerinin çöktüğünü yazar. Demek ki güç paylaşımı sistemlerini kurmak kadar kalıcılığını sağlamak da önemli ve zordur. Böylesi bir sistem kurulduktan sonra “consolidation” (sağlamlaştırma, pekiştirme) aşamasına geçilir. Sağlamlaştırmanın başarılı olması tüm tarafların sistemi benimseyerek, sistemin başarısı için çaba harcamasına bağlıdır. Taraflardan biri (veya ikisi) sistemi geçici bir merhale, esas hedefine varmada ara aşama olarak görürse veya sistemi içine sindiremezse tıkanma ve çökme gündeme gelir.
Horowitz, derinden bölünmüş toplumların açmazını şöyle özetler: “Majorities want majority rule; minorities want guarantees against majority rule.” (Çoğunluk, çoğunluk yönetimi ister, azınlık çoğunluk yönetimine karşı garantiler ister.) Bu nedenle azınlıkta olanlar veto hakkı ve garantiler içeren güç paylaşımı ister, çoğunlukta olanlar ise bunu istemez. Horowitz’e göre çoğunluk zayıf olduğu zaman güç paylaşımını kabul etmek zorunda kalabilir ama elverişli koşullar oluştuğunda onu değiştirmeye çalışır. “For the same reasons that majorities are reluctant to surrender power to a consociational regime, so too are they sorely tempted to abandon the consociational scheme.” Horowitz buna örnek olarak Kıbrıs’ı da verir. “At a later stage, when majorities regain their strength, they may overthrow it, as Greek Cypriots did in 1963.”
Etnik anlaşmazlıklara çözüm üretmek kolay değildir. Bunu kendi deneyimlerimizden biliyoruz. Ama çözüm bulmak kadar bulunacak çözümün her iki tarafça benimsenmesi, sağlamlaşması için çaba harcaması ve özgürce, karşılıklı onay olmadan değiştirilmemesi önemlidir. Bu kez çözüm referanduma sunulacağı için “Bize zorla dayatıldı” gerekçesi ileri sürülemeyecek. Tabii başka gerekçeler bulunabilir. Yeni ortaklık kurarken geçmişten ders almak önemlidir.

Yazarın Tüm Yazıları
Burkini ve özgürlükler 
Joe Biden ziyareti    
Halep savaşları 
Türk Akımı gerçekleşecek mi?    
Yine mülteci konusu 
Türkiye ve Rusya 
Din ve siyaset 
Rakamlarla mülteci sorunu 
Sıcaklar, kuraklık 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dünya nereye gidiyor? 
Darbe girişimi ve dış politika 
Çözüm daha çok demokrasi 
Sol nerede? 
Sırada İtalya mı var? 
NATO’nun Varşova sınavı 
Avrupa’nın asileri 
Dış politikada doğru adımlar 
İngiltere’nin işi zor 
Büyük Britanya mı, küçük İngiltere mi? 
Avrupalılar ve dünya 
Brexit: Kötü fikir 
Brexit ötesinde AB şüpheciliği 
Demografi ve Avrupa 
1916 Orta Asya ayaklanması 
Ortadoğu’da gençler ne düşünüyor? 
Avrupa ve aşırı sağ   
Doğu Akdeniz’de su sorunu 
Dünya İnsani Zirvesi İstanbul’da 
Ortadoğu’da sınırlar 
Sykes-Picot 100 yaşında 
Vize muafiyeti olacak mı? 
Rusya, Türkiye: Yapısal sorunlar 
22 Mayıs seçimleri yaklaşırken 
Vizesiz Avrupa  
Dine dayalı devlet 
100 yıl sonra Kut’ül Amare 
Irkçılık 
İslam dünyasının durumu  
Kaliteli Rusya analizi 
Panama belgeleri depremi 
BM Genel Sekreteri kim olacak? 
Terörizm ve nükleer güvenlik 
IŞİD’le mücadelede ilahiyat 
Teröre lanet 
Brüksel’den ne çıktı? 
Büyük pazarlık 
Türkiye-AB anlaşması 
Basın özgürlüğü 
Oscarlar ve Spotlight 
Türkiye-AB zirvesine doğru 
İran nereye? 
Suriye: Obama’nın iflası 
Zor günler 
Suriye açmazları 
Suriye’de ateşkes mi? Chamberlain’in hayaleti 
Su ve elektrik 
Suriye: Köyün minareleri 
AB ve gelecek 
Dördüncü endüstri devrimi 
Temelleri sarsılan AB 
Avrupa’nın kaybolan rüyası 
Ortadoğu’da bir Çinli 
İslam dünyasının durumu 
Avrupa’nın popülizm sorunu 
Suudi Arabistan-İran krizi 
ABD’de kadın başkan 
2016’ya “Merhaba” derken 
Ne olacak bu AB’nin hali? 
Dış politikada gerçekçilik 
Türkiye-İsrail ilişkileri 
Ortadoğu’da mezhep kavgaları 
Tarihi Paris anlaşması 
İslam, Müslümanlar, Batı 
Türkiye ve AB üyeliği 
Stratejik rekabet 
AB-Türkiye zirvesi 
Gerilimi düşürme zamanı 
20 yıl sonra Bosna 
Gözler Paris’te 
İklim değişikliği ve global endişe 
Yaklaşan G20 zirvesi 
Su ve İsrail 
Diğer seçimler: Azerbaycan 
Türkiye: Umut ve kaygı 
Coğrafya ve politika (jeo-politik) 
Rusya’nın artan askeri gücü 
Terörizm başaramaz 
Seçimlere doğru Türkiye 
Putin Suriye’de neyin peşinde? 
Enerji, AB, İran 
Hac faciasının düşündürdükleri 
BM başarılı oldu mu? 
Sürdürülebilir kalkınma hedefleri 
Yunanistan’a istikrar gelecek mi? 
Corbyn başarabilir mi? 
Suriye satrancında Rusya 
İnsan kaçakçıları 
Savaşların kurbanı çocuklar 
Mısır’ın enerji piyangosu 
Yine suyun önemi 
AB’nin mülteci krizi 
AB’nin mülteci krizi 
Tsipras’ın sınavı 
Türkiye’de karar halkın 
Türkiye’ye üzülmek 
Stratejik bir kaynak: Su 
Başka bir “çılgın proje” 
Çocuklar öldürülmesin! 
Enerjide Türkiye-AB işbirliği 
Türkiye ve uyanan dev 
IŞİD’le savaş 
Yunanistan: Sönen umutlar 
AB’nin geleceği 
İran’la tarihi anlaşma 
Rusya’nın ayıbı 
Evet mi, hayır mı? 
Suriye’ye dikkat 
İran’la anlaşma olacak mı? 
ABD’ye bakış 
Rakamlarla mülteci krizi 
Magna Carta 800 yaşında 
Dünyada silahlı çatışmalar 
Yunanistan’ın geleceği 
Türkiye’de yeni dönem 
Güç paylaşımı, Lübnan 
Güç paylaşımı, Kuzey İrlanda 
Güç paylaşımı, Bosna 
ABD’nin Irak fiyaskosu 
Arakan Müslümanlarının trajedisi 
Siyasette deprem 
Zafer günü 
İngiltere nereye? 
Akdeniz’de stratejik dengeler 
ABD’nin Türkiye’ye bakışı 
Vietnam Savaşı’nı hatırlamak 
Akdeniz trajedileri ve AB 
Yunanistan: Karar zamanı 
Seçimler ve sonrası 
Esas konu geleceğimiz 
Milletin makûs talihi 
Siyasette yeni soluk 
Siyasette yeni soluk 
Çoklukta ölüm bile tatlıymış… İnanmayın! 
İran’la satranç 
Toprakları kanlı Yemen 
Bir yıl sonra Kırım 
İnternete bakış 
Çanakkale geçilmez 
Netanyahu sınavda 
Kadın liderler zorda 
Rumlar ne düşünüyor? 
Savaş çığırtkanı Netanyahu 
Rusya ve Putin 
Demokrasi, demokratlık 
Avrupa’nın kaderi Almanya ve Rusya’nın elinde 
Türkiye’nin kadınla sınavı 
Ukrayna anlaşması kalıcı mı? 
Yunanistan’ın kader günleri 
Avrupa’nın Ukrayna sınavı 
Yakarak öldürmek 
Sina’da ne oluyor? 
Ekonomi ve siyaset 
Yunanistan kavşakta 
Dünyada demokrasi geriliyor mu? 
Euro bölgesinin sorunları 
Avrupa ne yapmalı? 
Müslümanlar ne yapmalı? 
Terörizm hepimizin düşmanı 
Risk toplumu 
Robotlar ve işçiler 
2015: Seçimler yılı 
Güzel Türkçemiz 
Enerji jeo-politiğinde LNG 
2015’te Ortadoğu 
Putin zorda 
Yunanistan’a dikkat 
Gelir uçurumu 
Enerji oyununda kritik gelişme 
Nükleer enerji 
Yeni soğuk savaş mı? 
Dünya Bankası’nın iklim raporu 
Yine iklim değişikliği 
İran’la anlaşma mümkün olacak mı? 
ABD ve Çin sürprizi 
Küreselleşmenin neresindeyiz? 
Mescid-i Aksa 
İngiltere AB’den çıkacak mı? 
ABD Kongresi için yarış 
Ukrayna ve Tunus’ta kritik seçimler 
Türkiye’nin G20 dönem başkanlığı 
Petrol fiyatları düşerken 
Eşitsizlik sorunu 
Küreselleşme ve dünya düzeni 
Ebola tehdidi  
Kurbanlar 
Türkiye’nin Ortadoğu sınavı 
Dünya düzensizliği ve BM 
IŞİD hedefte 
Barbarlar kapıdayken 
İskoçya: Kader günü 
İskoçya’dan Katalonya’ya 
İskoçya referandumu 
Kissinger’in “Dünya Düzeni” 
Kritik NATO zirvesi 
Arap dünyasında siyasal İslam 
Türkiye’de yeni dönem (mi?) 
AB ve Akdeniz 
Deneme sırası Norveçlide 
Putin, Aliyev, Sargsyan 
2014’te insani kalkınma 
Kavşaktaki Türkiye 
Türkiye ne düşünüyor? 
Uluslararası guguk 
10 Ağustos ve Kıbrıs 
İsrail kazanabilir mi? 
Yazacak ne kaldı? 
Hepimiz Gazzeliyiz 
Gazze senaryoları 
Filistin trajedisi 
Su sorunu ve uluslararası su hukuku 
Müslümanlar radikalizme karşı 
Türkiye cumhurbaşkanı 
Savaş: 100 yıl önce ve şimdi 
Çin ve Ortadoğu 
Dünyanın mülteci sorunu 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dış politikada gerçekçilik 
Dış güçler 
Bravo Obama 
AB’nin yeni açmazları 
Kapitalizm ve eşitsizlik 
Mısır nereye? 
Öteki Avrupa seçimleri 
Küresel ısınma ve güvenlik 
Avrupa nasıl yolunu kaybetti? 
Washington’dan Biden geliyor 
Batı sonrası düzen 
Türkiye’nin enerji amaçları 
Doğu Akdeniz ve Çin 
Irak’ın geleceği 
Transatlantik ilişkiler, Türkiye 
Orhan Veli 100 yaşında 
Kıbrıs- Güney Afrika 
Ukrayna bıçak sırtında 
Etnik anlaşmazlıklara çözüm 
Türkiye-AB ilişkileri nereye? 
Afganistan’da kritik seçimler 
Türkiye’de “yeni dönem” 
Türkiye seçim sınavında 
Türkiye yanlış yolda 
Yasaklarla nereye kadar? 
Kırım’ın ilhakı ve biraz tarih 
Kırım: Kritik gün 
Ukrayna, Kırım, enerji 
Eşitlik: Uzun ince yol 
Ukrayna dersleri 
Rusya Kırım’a dönüyor mu? 
Venezuela’da ne oluyor? 
Kiev “Meydan muharebesi” 
Kiev alev alev 
Rusya, Mısır, Doğu Akdeniz 
Türkiye, İsrail, Doğu Akdeniz 
Müzakereler başlarken 
Soçi Olimpiyatları başlarken 
Döviz ve durum tespiti 
Fransa-Türkiye ilişkileri 
Ukrayna: Rusya-AB rekabeti 
Gözler Cenevre 2’de 
2014’te savaş çıkar mı? 
Siyasi partilerin geleceği 
Downer başarabilecek mi? 
Cesur yeni dünya 
Avrupa’da aşırı sağa bakış  
Ekonomik beklentiler zayıf 
2014 ve Kıbrıs 
2014 ve Türkiye 
Mandela: Özgürlük meşalesi 
Ortadoğu’da Türkiye algısı 
Eleştirel ve özgür düşünce 
Fikirler, özgürlük ve hukuk