Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi”

24 May 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Çözüm konuşulurken son 25 yılda üzerine en çok yaslanılan “Güven Yaratıcı Önlemler” aslında işin en çürük kısmıdır… Güven yaratıcı önlem denildiğinde kendimi fazlasıyla “Amerikancı” ve “Batıcı” bir ağıza ve felsefeye kaptırmış gibi bir duyguya kapılıyorum. Sanki içerdekiler dışardan okunan gazellere tempo tutuyor gibi… Müslümanlarla Hıristiyanlar arasında güven inşa edilecek diye yola çıkılıyor.41 yıl sonra Güney’den Kuzey’deki mayın tarlalarının haritası teslim ediliyor. Başka? Şimdi bir de telefon operatörlerini ortaklaştıracaklarmış… Uyarına gelirse de Maraş açılacakmış… Bunlara karşı değilim; 3 günde tamamını yapmak mümkündür… Her üçünü de destekliyorum…

Çözümün Halkçılığı

Lakin bunları yapmak, çözüme hazırlanmak için güven yaratmayı sağlamayacağı gibi güveni yıkabilir de… Bunlar bakış açınıza göre değişen konular. Çözümün aslında halkçılığı, yani halkın düzeyine çıkarılamadığı için sıkıntılar aşılamıyor. Aslında federasyon, demokrasi ve ona bağlı güçlü bir sivil toplum yoluyla kazanılacak ve korunacak bir düzendir. Federasyonun demokratik bağlamda yetki paylaşımı güçlü bir sivil toplum ile yaşatılabilir. Buradan bakıldığında halkın içinde yaşadığı en önemli konulardan birisi iki tarafta da 50 yaşa kadar olanların “redif” ordusu altında askeri eğitim aldığı gerçeğidir. Kuzeyde seferberlik adı altında yılda 3 gün, Güney’de ise çok daha sık şekilde bu durum sivil savunma adı altında uygulanagelmektedir… Elbette iki tarafın da silahlı kuvvetlerine bu aşamada kimse itiraz etmeyebilir… Doğrusu da budur… Lakin sıradan yurttaşların “normal” yaşamında her yıl komşusuna karşı “savunma” eğitimine zorunlu olması siyasilerin ise çözümü ve barışı konuşması rekorlar ansiklopedisine girecek bir tezatlıktır… Kanaatimce bu durum iki cemaatin kuracağı federasyonda en ciddi sorunlarından birisidir. Öbür türlü sivil toplum her yıl savunma amaçlı olsa bile militarize ediliyorsa ve buna sol da çözüm güçleri da iki tarafta da bir şey demiyorsa çözüm ve barış fikriyatında ciddi sorunlar var demektir… Bu anlamda, kişisel olarak çözüm konusuna sırf bu yüzden ciddi bir rezervle bakıyorum… Bu anlamda iki cemaatin 50 yıllık tarihinde “sivil savunma” sivil toplumun ruhunu esir almış durumdadır… Bu uzun erimli refleksle eş zamanlı çözümü ve barışı konuşmak paradoksal bir duruma tekabül ettiği dikkatten kaçmamalıdır…

Çözüm yolunu açmak için…

Yarın iki lider çıkıp artık “redif” kuvvetlerimizi karşılıklı olarak iptal ettik diye açıklama yapsınlar. İnanılmaz bir biçimde hava değişir. Öyle Türkiye ve Yunanistan üzerinden çabalar ve beklentiler değil; iki toplumun büyük çoğunluğunu teşkil eden “redif” güçlerin iptal edildiği açıklansın. Topluma inanılmaz bir inanç ve güç gelir. Bunlar liderlere de toplumsal güçlere de ciddi moral üstünlük sağlar ve çözümün yolu ciddi biçimde açılır. Yoksa “redif” ordusunu Güven Yaratıcı Önlemlerin başına almadıktan sonra, teknik boyutlarda alınan kararlar meselenin özüne ilişkin değişiklikler getirmez.

Bu anlamda iki liderin de önümüzdeki günlerde bu yönde alacağı kararlara bir yurttaş olarak ciddi biçimde destek vermek istiyorum. Her gün basından ve televizyonlardan arayan arkadaşları da programlarına çıkmayarak onları kırıyorum.

Ciddi emareler ortaya çıkmadığı sürece müzakereleri televizyonlarda değerlendirmek gerçekten izleyiciler ve de programcılar için de zaman israfıdır…

Henüz Kıbrıs müzakereleri konusunda teknik düzeyli yaklaşımların dışında Güven Yaratıcı Önlem başlığında heyecanlanacak bir açılım ve felsefe yakalamış değilim…

Kötümser değilim…

Akıncı’nın iyi niyetinden de hiç şüphe duyacak değiliz…

Lakin federasyona giden yol aşağıdan sivilleşmeyle kurulduğu takdirde onun yaşaması da yaşatılması da güç ve meşruiyet kazanmış olur.

Öyle ki dün aniden iki liderin önce Arasta ardından da Uzun yolda birlikte yaptıkları yürüyüş, içtikleri kahve güven yaratmak açısından önemli ve yapıcı bir adım olmuştur… Bu tür etkinlikler iki toplum arasında yapıcı ilişkilere yansıması bakımında pozitif etkisi olacağını söylemek mümkündür... Liderlerin halkın arasına karışarak yapacakları bu tür doğal etkinlikler tam da yukarda sözü edilen teknik işlere göre çok daha işlevsel olacaktır… İki lideri de cesaretlerinden ötürü kutluyorum…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!