Av. Hasan Sözmener

 

Almak ve vermek

25 May 2015, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Sosyal devletlerde, belirlenmiş bir yaşa gelen kişiler bir şekilde maaşa bağlanır. Kamu hizmetinde çalışarak belirlenmiş yaşa gelenler, emekli kamu görevlisi olarak, özel sektörde çalışarak o yaşa gelenler, sigorta emeklisi olarak, hiçbir işte çalışmadan veya yeterli sürede çalışmadan belirlenmiş yaşa gelenler ise, sosyal yardım alan olarak maaş bağlanmaktadır.
Niçin kişiler belirlenmiş yaşa gelince maaşa bağlanmaktadırlar? Belirlenmiş yaşa gelen kişilerin artık yaşlandıkları ve verimli bir şekilde çalışamayacakları kabul edildiği için, maaşa bağlanmaktadırlar. Yani, bu gibi kişiler, hayatlarının geriye kalan kısmında kimseye muhtaç olmadan hayatlarını sürdürebilsinler diye maaşa bağlanmaktadırlar.
Örneğin, evleri yoksa bir ev kiralayabilsinler, elektrik, su, telefon gibi faturalarını ödeyebilsinler, yiyecek, içecek, giyecek, sağlık, gibi ihtiyaçlarını karşılayabilsinler, bayramlarda seyranlarda doğum günlerinde, damatlara, gelinlere, çocuklara, torunlara ufak tefek hediyeler alabilsinler, ara sıra çoluk çocuğa harçlık verebilsinler diye maaşa bağlanmaktadırlar.
Bu şekilde maaşa bağlanan kişiler, yaşlanmadıkları ve verimli bir şekilde hâlâ daha çalışabilecekleri iddiasında iseler, kendi mali imkânları ile bir işyeri kurabilirler. Kendi mali imkânları ile kurdukları işyerinden elde ettikleri kazanç nedeni ile de devlete vergi öderler.
Benim kanaatime göre ve anayasadaki eşitlik ilkesine göre, bu şekilde maaşa bağlanan bir kişinin, herhalde, herhangi bir kazanç sağlamadan halka hizmet edeceği gerekçesi ile, devletin kendisine bir çalışma binası ve bu binanın personel dahil tüm giderlerini karşılamasını isteyememesi gerekmektedir. Bir kişinin böyle bir istekte bulunma hakkı varsa, ayni gerekçelerle tüm emeklilerin de bu hakka sahip olması gerekir. Böyle bir hakkın varlığı kabul ediliyorsa, o takdirde, devletin, yaşlılıkla ilgili yaşı gözden geçirmesi ve yükseltmesi gerekir.
Halkına kazanç temin etmeden hizmet etmek isteyen emekli olsun veya olmasın bir kişi varsa ve bu hizmetin verilebilmesi için bir bina gerekiyorsa, hizmet etmek isteyen kişi, kendi mali olanakları ile bunu temin etmelidir. Eğer kendi mali olanakları buna yetmiyorsa, o takdirde bu konuda sivil toplum örgütlerinden, meslek örgütlerinden, siyasi partilerden yardım isteyebilir ancak asla devletten yardım isteyememelidir.
Ben kendimi örnek göstereyim. Ben emekli bir yargıcım ve bilgilerimi avukatlarla paylaşmak, bu şekilde avukatlara ve adalete hizmet vermek istedim. Benim bu isteğimi o zamanki Barolar Birliği yetkilileri duydular ve bana, Barolar Birliği’nin binasında bu hizmeti verme olanağı sağladılar. Sonraları şu veya bu nedenle Barolar Birliği binasında, bu hizmeti sürdürememe durumu ortaya çıktı. Ancak ben bu hizmeti vermeyi çok arzu ettiğim için, gittim ve bir ofis kiraladım. Şimdilerde bu hizmeti kiraladığım bu ofiste sürdürmekteyim. Ofisin tüm giderlerini emeklilik maaşımdan karşılıyorum. Buna rağmen maaşımın geriye kalan kısmı bana yetmektedir. Dolayısı ile, benim gibi tamamı ile karşılıksız olarak insanlara hizmet vermek isteyen birileri varsa, beni örnek olarak alabilirler. Yalnız benim gibi hareket etmek isteyenlere söyleyecek birkaç sözüm ve tavsiyem olacaktır. Lüks bir hizmet binası düşünüyorlarsa, sekretersiz olmaz diyorlarsa, şoförsüz ve makam arabası şarttır diyorlarsa, bu işe hiç girişmesinler. Çünkü bunları düşünenlerin gerçek amacı, insanlara karşılıksız olarak hizmet vermek değildir.
Tecrübelerime dayanarak şunu da ifade edeyim ki, Tek amaç insanlara ve insanlığa hizmet olsa da, bir takım art niyetli insanlar ortaya çıkabilir ve sizin bu kadar özveri ile yaptığınız hizmeti başka türlü takdim etmeye çalışabilir. Bu gibi art niyetli birkaç kişinin bu tür davranışlarına asla aldırış edilmemelidir. Mesela ben aldırış etmiyorum ve yaptığım bu hizmetten dolayı da, büyük bir huzur duymaktayım. Almak çok zevklidir ancak inanınız ki, vermek, almaktan çok çok daha fazla zevklidir.

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti