Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Türkiye’deki seçimler

27 May 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Türkiye’de 7 Haziran’da genel seçimler var. Muhalefetteki partilerin önceki seçimlere göre AK Parti’nin 12 yıldır sürekli iktidar olmasının getirdiği avantajlar üzerinden propaganda yapmaları kolaylaşıyor. Göze çarpan ilk nokta AK Parti’nin mental yorgunluk da denilen genel bir yıpranmadan payını alıyor olması.

İkinci nokta ise simge isim ve karizmatik lider Erdoğan’ın en yüce makam olan Cumhurbaşkanlığı’na seçilmesinin getirdiği eksiklik.

Üçüncü olarak da ana muhalefet partisinin ilk kez seçimlerde oluşturduğu projeler üzerinden halkın sorunlarına çözüm önerileri getiren pozitif bir kampanya yürütmesi.

Ek olarak, MHP’nin Kürt meselesinden ötürü AK Parti’nin muhafazakâr-milliyetçi seçmenine belli düzeylerde ulaşıyor olması ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Selahattin Demirtaş’ın parlaması ile HDP’nin genel seçimlere parti olarak girmesini AK Parti aleyhindeki gelişmeler olarak sıralayabiliriz.

Ayrıca toplum nezdinde hâlâ sıcaklığını koruyan yolsuzluk gündemi ve dış politikadaki tökezlemelerin de iktidar partisine seçim sürecinde dezavantaj getirdiği görülüyor.

 

AK Parti bu seçimde savunmada

 

Bütün bunlar çeşitli düzeylerde seçmen davranışlarını etkileyen ve anketlere de yansıyan göreceli faktörler. Kanaatimce en önemli gelişme ise bu sıraladığımız etkenlerle birlikte AK Parti liderliğinin ilk kez bu seçimde savunma konumuna geçmesi ve ana muhalefetin projelerine anti söylem ile karşılık vermesi. Geçmişte bu durumun tam tersi geçerliydi.

AK Parti projeler üretir, yarattığı olumlu hava ile seçmeni sürükler; muhalefet partileri de AK Parti’nin takipçisi, eleştireni ve seçmenin gözünde de “iş üretmeyip üretene de kusur bulan” konumuna sıkışır kalırlardı. Bu değişimin seçimlerdeki etkisini şimdiden kestirmek son derece zordur.

Kanaatimce, AK Parti sıklıkla eleştirildiği kişi hak ve hürriyetleri alanında yapacağı bir açılımla seçime gitseydi; oluşacak olumlu bir atmosferin gücünü seçim sürecinde hissederdi. Örneğin tüm siyasi partilerce demokrasinin önünde bir engel olarak nitelenen seçim barajını kaldırmış olsaydı, ciddi bir psikolojik üstünlük sağlayabilirdi.

Aslında AK Parti’ye oy vermek isteyip de HDP’nin meclis dışında kalmaması için oy kullanacak seçmenlerle HDP’ye epey oy gideceğini söylemek mümkündür. Bundan CHP de nasibini alacaktır. Öte yandan seçimlerde Saadet Partisi ve BBP’nin oluşturduğu “milli ittifak”ın nasıl bir etki yaratacağı ve muhafazakâr oyların ne kadarını etkileyebileceği de merak edilen hususlar arasındadır.

 

Esas olan seçim sonrası

 

Haziran seçimlerinde liderlerin üslubu tansiyonu düşürmeye yönelik olmalı ve her türlü provokasyonu önlemeyi içermelidir. Netice itibariyle seçimler, belli bir zamanda halkın genel pozisyonunun sandığa yansımasıdır. Gerilim halkın gereksiz yere sürtüşmesine ve gönül kırılmasına yol açar. Bunlar siyasetin yıktığı ama tamir edemediği konulardır.

Türkiye’nin seçimlerden sonraki üç ciddi sorunu işsizlik, sosyal adalet ve Kürt meselesinin siyaset içerisinde çözüme kavuşturulmasıdır.

Seçim sonuçlarında tek başına AK Parti iktidarı olsa da koalisyon hükümeti de göreve gelse bu meseleler uzlaşı ile çözümlenmesi gereken sorunlardır. Bu seçimlerin en hayırlı sonucu bugün TBMM’de temsil edilen siyasal partilerin bir biçimde yeniden meclise girmeleri olacaktır. Türkiye’nin önümüzdeki dönemde birlik beraberliği açısından en faydalı durum bu olacaktır.

 

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!