Dr. İsmail Kemal

 

Güç paylaşımı, Kuzey İrlanda

31 May 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Sorunlarına güç paylaşımı modeli ile çözüm üretilen anlaşmazlıklar arasında önemli bir örnek Kuzey İrlanda’dır. Uzun süre bir biri ile çatışmış Kuzey İrlanda Protestan ve Katolik toplumları arasında 1998’de imzalanan GoodFriday Anlaşması ile güç paylaşımına gidildi. GoodFriday Anlaşması’nın oluşmasında ABD önemli rol oynadı. Müzakerelerde arabuluculuğu Amerikalı diplomat George Mitchell yapmıştı. Anlaşmaya varma konusunda İngiltere ve İrlanda Cumhuriyeti de çok önemli rol oynamıştı. GoodFriday Anlaşması 17 yıldır uygulanıyor ve zaman zaman zorluklar ortaya çıksa da başarılı bir model sayılıyor. Bu yazıda Kuzey İrlanda’da kurulan güç paylaşımına kısaca göz atacağız.

1921’de İrlanda Cumhuriyeti’nin kurulması sonrasında Kuzey İrlanda İngiltere’ye ait ama otonomisi olan bir bölgeydi. Bölgede çoğunlukta olan Protestanlar İngiltere’nin parçası olmaya devam etmeyi savunurken, azınlıkta olan Katolikler bölgenin İrlanda Cumhuriyeti ile birleşmesini savunuyordu. Anlaşmazlığın temelinde bu iki farklı vizyon vardı. Bölgenin kendi parlamentosu, hükümeti, bürokrasisi ve yargı sistemi vardı ve bu kurumlar çoğunluk sistemi ile yönetiliyordu. Çoğunluk sistemi hep çoğunlukta olan Protestanlar lehine çalışıyor ve Katolik azınlık ayrımcılığa uğruyordu. 1960’lı yıllarda Katolik toplumu eşit haklar mücadelesini yoğunlaştırınca şiddet olayları arttı. 1969’da bölgeye İngiliz ordusu gönderildi ve 1972’de bölgenin otonomisi iptal edildi. Londra’dan yönetim başladı. Anlaşmazlık 1998’de güç paylaşımı ile çözümlendi. Bu örnek bize derinden bölünmüş toplumlarda çoğunluk sisteminin yanlış bir sistem olduğunu gösteriyor. Etnik anlaşmazlıklar konusunda çalışan bilim insanları arasında görüş farklılıkları olabilir ama çoğunluk sisteminin kötü bir reçete olduğunu hepsi kabul eder. Kuzey İrlanda’da çoğunluk sisteminden güç paylaşımına ulaşmak kolay olmadı. Şiddet olayları yıllarca sürdü. 1973’te varılan Sunningdale Anlaşması çok kısa sürede başarısız olmuştu. Anlaşmazlığa çözüm bulma girişimleri devam etti ama 1998’e kadarki girişimler sonuçsuz kaldı.

Kuzey İrlanda modeli, daha önce ele aldığımız Bosna, Irak gibi güç paylaşımı modellerinden ve Kıbrıs için düşünülen modelden farklıdır. Öncelikle Kuzey İrlanda bağımsız bir devlet değil, İngiltere’nin parçasıdır. Egemenlik İngiltere’ye aittir. Güç paylaşımı sadece Protestanlar ve Katolikler arasında değil, Kuzey İrlanda bölgesi ile Westminster arasındadır. Ekonomik kalkınma, eğitim, sağlık, sosyal hizmetler, tarım, çevre gibi konular bölge yönetimine devredilmiştir. Bölge parlamentosu bu konularda yasama hakkına sahiptir. Bölge yürütmesi de bu konularda yürütme yetkilerine sahiptir. Yargı bu çerçevededir. İki toplum bu kurumlarda ortaktır. Bölgede 26 yerel yönetim vardır ve bazı yetkiler bu yönetimlere devredilmiştir. Savunma, dış politika, para politikası yetkileri ise İngiltere hükümetinin elindedir ve hiçbir zaman bölgeye devredilmeyecek. Krallık kurumu konusunda da Kuzey İrlanda’nın yetkisi yoktur. “Biz cumhuriyet ilan edeceğiz” diyemezler. Ayrıca İngiltere hükümeti isterse Kuzey İrlanda’nın güç paylaşımı kurumlarını, otonomisini iptal edebilir. Bu yönleri ile Kuzey İrlanda diğer güç paylaşımı örneklerinden farklıdır. Kuzey İrlanda’da ayrı coğrafi bölgelerden oluşan federal bir sistem söz konusu değildir. Taraflar bölgeye devredilen konularda güç paylaşıyorlar ve üstlerinde İngiltere hükümeti var. Kuzey İrlanda’da oluşturulan otonomi İskoçya ve Galler’de uygulanan otonomiden çok farklı değildir.

Kuzey İrlanda konusunda çalışan bilim insanları güç paylaşımı anlaşmasına varılmasında ve bu anlaşmaların kalıcılığında dış aktörlerin rolünü vurgularlar. “ImposingPower-sharing: ConflictandCo-existence in NorthernIrelandandLebanon” kitabının yazarı Prof. Michael Kerr, varılan anlaşmaların kalıcılığında anlaşmanın sağlanmasına katkı yapan dış aktörlerin önemine işaret eder. Kitapta hem Kuzey İrlanda, hem de Lübnan’da güç paylaşımı sağlama serüvenleri ve zorluklar karşılaştırmalı olarak aktarılır. Geçen yazımda Bosna’da kurulan sistemin ayakta kalmasında da dış aktörlerin önemini aktarmıştım. Kıbrıs’ta oluşturulacak bir güç-paylaşımı sisteminin sorun yaşamaması, tıkanmamasında sadece iki tarafın gayretinin yeterli olacağını düşünmek naif olur. Bu konuda diğer ülkelerin deneyimlerini göz önünde bulundurmak gerek.

Kuzey İrlanda’da GoodFriday Anlaşması’nın içselleştirilmesi kolay olmadı. Sürecin ilerlemesinde İngiltere hükümetinin havuç ve sopa politikaları önemli rol oynadı. İrlanda ve ABD bu konuda önemli katkılarda bulundu. İngiltere ve İrlanda’nın AB üyesi olmaları, AB’nin de bu konuda olumlu katkı yapmasını sağladı. Konuya taraf iki ülkeden biri AB üyesi olmasaydı durum farklı olabilirdi. Kuzey İrlanda’da tüm sorunlar çözümlendi mi? Hayır. Zaman zaman gerginlikler, krizleryaşanıyor. Protestanların her yıl yaptıkları yürüyüşler buna bir örnek. Ama yıllarca şiddete sahne olmuş bir bölgede güç paylaşımı yoluyla barış ve işbirliği sağlandı ve bu rejim ayakta. Kuzey İrlanda oldukça farklı ve ilginç bir güç paylaşımı örneğidir.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları
Burkini ve özgürlükler 
Joe Biden ziyareti    
Halep savaşları 
Türk Akımı gerçekleşecek mi?    
Yine mülteci konusu 
Türkiye ve Rusya 
Din ve siyaset 
Rakamlarla mülteci sorunu 
Sıcaklar, kuraklık 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dünya nereye gidiyor? 
Darbe girişimi ve dış politika 
Çözüm daha çok demokrasi 
Sol nerede? 
Sırada İtalya mı var? 
NATO’nun Varşova sınavı 
Avrupa’nın asileri 
Dış politikada doğru adımlar 
İngiltere’nin işi zor 
Büyük Britanya mı, küçük İngiltere mi? 
Avrupalılar ve dünya 
Brexit: Kötü fikir 
Brexit ötesinde AB şüpheciliği 
Demografi ve Avrupa 
1916 Orta Asya ayaklanması 
Ortadoğu’da gençler ne düşünüyor? 
Avrupa ve aşırı sağ   
Doğu Akdeniz’de su sorunu 
Dünya İnsani Zirvesi İstanbul’da 
Ortadoğu’da sınırlar 
Sykes-Picot 100 yaşında 
Vize muafiyeti olacak mı? 
Rusya, Türkiye: Yapısal sorunlar 
22 Mayıs seçimleri yaklaşırken 
Vizesiz Avrupa  
Dine dayalı devlet 
100 yıl sonra Kut’ül Amare 
Irkçılık 
İslam dünyasının durumu  
Kaliteli Rusya analizi 
Panama belgeleri depremi 
BM Genel Sekreteri kim olacak? 
Terörizm ve nükleer güvenlik 
IŞİD’le mücadelede ilahiyat 
Teröre lanet 
Brüksel’den ne çıktı? 
Büyük pazarlık 
Türkiye-AB anlaşması 
Basın özgürlüğü 
Oscarlar ve Spotlight 
Türkiye-AB zirvesine doğru 
İran nereye? 
Suriye: Obama’nın iflası 
Zor günler 
Suriye açmazları 
Suriye’de ateşkes mi? Chamberlain’in hayaleti 
Su ve elektrik 
Suriye: Köyün minareleri 
AB ve gelecek 
Dördüncü endüstri devrimi 
Temelleri sarsılan AB 
Avrupa’nın kaybolan rüyası 
Ortadoğu’da bir Çinli 
İslam dünyasının durumu 
Avrupa’nın popülizm sorunu 
Suudi Arabistan-İran krizi 
ABD’de kadın başkan 
2016’ya “Merhaba” derken 
Ne olacak bu AB’nin hali? 
Dış politikada gerçekçilik 
Türkiye-İsrail ilişkileri 
Ortadoğu’da mezhep kavgaları 
Tarihi Paris anlaşması 
İslam, Müslümanlar, Batı 
Türkiye ve AB üyeliği 
Stratejik rekabet 
AB-Türkiye zirvesi 
Gerilimi düşürme zamanı 
20 yıl sonra Bosna 
Gözler Paris’te 
İklim değişikliği ve global endişe 
Yaklaşan G20 zirvesi 
Su ve İsrail 
Diğer seçimler: Azerbaycan 
Türkiye: Umut ve kaygı 
Coğrafya ve politika (jeo-politik) 
Rusya’nın artan askeri gücü 
Terörizm başaramaz 
Seçimlere doğru Türkiye 
Putin Suriye’de neyin peşinde? 
Enerji, AB, İran 
Hac faciasının düşündürdükleri 
BM başarılı oldu mu? 
Sürdürülebilir kalkınma hedefleri 
Yunanistan’a istikrar gelecek mi? 
Corbyn başarabilir mi? 
Suriye satrancında Rusya 
İnsan kaçakçıları 
Savaşların kurbanı çocuklar 
Mısır’ın enerji piyangosu 
Yine suyun önemi 
AB’nin mülteci krizi 
AB’nin mülteci krizi 
Tsipras’ın sınavı 
Türkiye’de karar halkın 
Türkiye’ye üzülmek 
Stratejik bir kaynak: Su 
Başka bir “çılgın proje” 
Çocuklar öldürülmesin! 
Enerjide Türkiye-AB işbirliği 
Türkiye ve uyanan dev 
IŞİD’le savaş 
Yunanistan: Sönen umutlar 
AB’nin geleceği 
İran’la tarihi anlaşma 
Rusya’nın ayıbı 
Evet mi, hayır mı? 
Suriye’ye dikkat 
İran’la anlaşma olacak mı? 
ABD’ye bakış 
Rakamlarla mülteci krizi 
Magna Carta 800 yaşında 
Dünyada silahlı çatışmalar 
Yunanistan’ın geleceği 
Türkiye’de yeni dönem 
Güç paylaşımı, Lübnan 
Güç paylaşımı, Bosna 
Geçmiş ve gelecek 
ABD’nin Irak fiyaskosu 
Arakan Müslümanlarının trajedisi 
Siyasette deprem 
Zafer günü 
İngiltere nereye? 
Akdeniz’de stratejik dengeler 
ABD’nin Türkiye’ye bakışı 
Vietnam Savaşı’nı hatırlamak 
Akdeniz trajedileri ve AB 
Yunanistan: Karar zamanı 
Seçimler ve sonrası 
Esas konu geleceğimiz 
Milletin makûs talihi 
Siyasette yeni soluk 
Siyasette yeni soluk 
Çoklukta ölüm bile tatlıymış… İnanmayın! 
İran’la satranç 
Toprakları kanlı Yemen 
Bir yıl sonra Kırım 
İnternete bakış 
Çanakkale geçilmez 
Netanyahu sınavda 
Kadın liderler zorda 
Rumlar ne düşünüyor? 
Savaş çığırtkanı Netanyahu 
Rusya ve Putin 
Demokrasi, demokratlık 
Avrupa’nın kaderi Almanya ve Rusya’nın elinde 
Türkiye’nin kadınla sınavı 
Ukrayna anlaşması kalıcı mı? 
Yunanistan’ın kader günleri 
Avrupa’nın Ukrayna sınavı 
Yakarak öldürmek 
Sina’da ne oluyor? 
Ekonomi ve siyaset 
Yunanistan kavşakta 
Dünyada demokrasi geriliyor mu? 
Euro bölgesinin sorunları 
Avrupa ne yapmalı? 
Müslümanlar ne yapmalı? 
Terörizm hepimizin düşmanı 
Risk toplumu 
Robotlar ve işçiler 
2015: Seçimler yılı 
Güzel Türkçemiz 
Enerji jeo-politiğinde LNG 
2015’te Ortadoğu 
Putin zorda 
Yunanistan’a dikkat 
Gelir uçurumu 
Enerji oyununda kritik gelişme 
Nükleer enerji 
Yeni soğuk savaş mı? 
Dünya Bankası’nın iklim raporu 
Yine iklim değişikliği 
İran’la anlaşma mümkün olacak mı? 
ABD ve Çin sürprizi 
Küreselleşmenin neresindeyiz? 
Mescid-i Aksa 
İngiltere AB’den çıkacak mı? 
ABD Kongresi için yarış 
Ukrayna ve Tunus’ta kritik seçimler 
Türkiye’nin G20 dönem başkanlığı 
Petrol fiyatları düşerken 
Eşitsizlik sorunu 
Küreselleşme ve dünya düzeni 
Ebola tehdidi  
Kurbanlar 
Türkiye’nin Ortadoğu sınavı 
Dünya düzensizliği ve BM 
IŞİD hedefte 
Barbarlar kapıdayken 
İskoçya: Kader günü 
İskoçya’dan Katalonya’ya 
İskoçya referandumu 
Kissinger’in “Dünya Düzeni” 
Kritik NATO zirvesi 
Arap dünyasında siyasal İslam 
Türkiye’de yeni dönem (mi?) 
AB ve Akdeniz 
Deneme sırası Norveçlide 
Putin, Aliyev, Sargsyan 
2014’te insani kalkınma 
Kavşaktaki Türkiye 
Türkiye ne düşünüyor? 
Uluslararası guguk 
10 Ağustos ve Kıbrıs 
İsrail kazanabilir mi? 
Yazacak ne kaldı? 
Hepimiz Gazzeliyiz 
Gazze senaryoları 
Filistin trajedisi 
Su sorunu ve uluslararası su hukuku 
Müslümanlar radikalizme karşı 
Türkiye cumhurbaşkanı 
Savaş: 100 yıl önce ve şimdi 
Çin ve Ortadoğu 
Dünyanın mülteci sorunu 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dış politikada gerçekçilik 
Dış güçler 
Bravo Obama 
AB’nin yeni açmazları 
Kapitalizm ve eşitsizlik 
Mısır nereye? 
Öteki Avrupa seçimleri 
Küresel ısınma ve güvenlik 
Avrupa nasıl yolunu kaybetti? 
Washington’dan Biden geliyor 
Batı sonrası düzen 
Türkiye’nin enerji amaçları 
Doğu Akdeniz ve Çin 
Irak’ın geleceği 
Transatlantik ilişkiler, Türkiye 
Orhan Veli 100 yaşında 
Kıbrıs- Güney Afrika 
Ukrayna bıçak sırtında 
Etnik anlaşmazlıklara çözüm 
Türkiye-AB ilişkileri nereye? 
Afganistan’da kritik seçimler 
Türkiye’de “yeni dönem” 
Türkiye seçim sınavında 
Türkiye yanlış yolda 
Yasaklarla nereye kadar? 
Kırım’ın ilhakı ve biraz tarih 
Kırım: Kritik gün 
Ukrayna, Kırım, enerji 
Eşitlik: Uzun ince yol 
Ukrayna dersleri 
Rusya Kırım’a dönüyor mu? 
Venezuela’da ne oluyor? 
Kiev “Meydan muharebesi” 
Kiev alev alev 
Rusya, Mısır, Doğu Akdeniz 
Türkiye, İsrail, Doğu Akdeniz 
Müzakereler başlarken 
Soçi Olimpiyatları başlarken 
Döviz ve durum tespiti 
Fransa-Türkiye ilişkileri 
Ukrayna: Rusya-AB rekabeti 
Gözler Cenevre 2’de 
2014’te savaş çıkar mı? 
Siyasi partilerin geleceği 
Downer başarabilecek mi? 
Cesur yeni dünya 
Avrupa’da aşırı sağa bakış  
Ekonomik beklentiler zayıf 
2014 ve Kıbrıs 
2014 ve Türkiye 
Mandela: Özgürlük meşalesi 
Ortadoğu’da Türkiye algısı 
Eleştirel ve özgür düşünce 
Fikirler, özgürlük ve hukuk