Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Akdeniz Federasyonu

31 May 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Çözüm tartışmalarında referans noktasının BM’nin kararları ve ilkeleriyle sınırlı kalması meseleyi tekno-fetişist bir çizgiye sokuyor. Bu çizgi de Rum ve Türk ayrımını keskinleştiriyor; toplumlar adeta iki ayrı kutup gibi bölünüyor. Halbuki federasyon neden sadece “etnik” kimlikle sınırlı bir çizgiye otursun. Bu hepimizi “Kıbrısçı” bir çözüme odaklıyor. Doğal olarak da Federal veya Birleşik Kıbrıs Devleti de doğum merkezli bir fikriyata hapsediliyor. Kanaatimce bu tartışmalarda eksik olan şey çözüm felsefesi veya çözümün siyaset felsefesi kısmıdır. Komşularımız felsefe konusunda bizlere göre üstünlüklere sahip olmalarına rağmen onlardan da renkli öneriler işitemiyoruz.
Doğu-Batı uzlaşması
İşte Kıbrıs’ta federalizmin türevinden müteşekkil bir çözüm kompozisyonu hem renksiz hem de kısır bir çekişme oluyor. Bu tartışmalar aslında AB’ye de pek ufuk açan düzeylerde olmuyor. Halbuki işin içerisinde medeniyetler uzlaşması gibi bir bağlam yakalanmaya çalışılsa bu “Doğu-Batı” uzlaşması olacağı gibi AB’ye de yeni bir Hristiyan-Müslüman işlevsel işbirliğine zemin kazandırmış olacak. Böylesi bir tartışma aslında Kıbrıs üzerinden dünya sistemine dönük de işbirliğini medeniyet kulvarına taşıma şansına erişilmiş olacak. Halbuki Kıbrıs patentli bir federal uzlaşma içerisinde Rum-Türk işbirliğine dayalı olmayı zorunlu kılacaktır. Bunu siyah-beyaz işbirliği gibi teknik bir algı üzerinden inşa etmek bana doğrusu pek tuhaf görünüyor. Şimdiden bakıldığında da basit olmasına rağmen yürütmesi çok zor olacak bir işbirliği modeli gibi duruyor.
“Akdenizlilik” kimliği
Halbuki Kıbrıs çözümü ulusal coğrafya temelinde değil daha geniş temelde örneğin “Akdenizlilik” üzerinden düşünmeye çalışılsa karşımıza daha derin bağlantılar, kültürler, uygarlıklar işin içine girebilecek. Akdenizlilik aslında Yunan-Bizans, Latin-Roma ve İslamiyet üzerinden yükselen bir kimliktir. Bu üç temel motifin üzerinden yükselen Akdenizlilik ulus-ötesi projeleri konuşmaya doğrudan katkı koyabilecektir. Kıbrıs uyuşmazlığı bir biçimde etnik kimliklerin çekişmesi yani bir biçimde milliyetçiliğin bir türevi olarak ortaya çıkması bile bu durumu açıklamaya yeter. Kıbrıslılık da aslında yine toprağı ve coğrafyayı sınırlı biçimde tarayarak yapay olarak yaratılmak istenen bir kimlik arayışıdır. Öyle ki onun da başvurduğu referans yine ulusla doğrudan irtibatlıdır. Dahası coğrafya özürlü bir kimlik arayışı mutlaka “milli” yani ulusal bir “övünme” şeklinde düşünülmek zorundadır. Halbuki Akdeniz Federasyonu bir çırpıda Kuzeydeki en kenardaki Antakyalıları da Güneydeki en kenardaki Suriyelileri de kapsamak, kucaklamak durumunda kalacaktır. Kuruluş felsefesi Akdenizlilik olunca içinde Maronitler, Ermeniler, Araplar ve daha nice kültürlerin ruhunu kapsama alacağı gibi kültürel olarak medeni bir federasyondan söz etmek mümkün olabilecektir.

AB’ye yeni perspektif
Akdeniz Federasyonu, AB’nin teknik genişlemesine felsefi ve uygar bir perspektif sunması bakımından da önemli bir proje olabilir. Bu çerçevede AB’nin Akdeniz politikalarına böylesi bir federasyon kalıcı ve önemli bir müktesebat da sağlayabilecektir.
Böylesi bir federasyon Dimitri Kitsikis’in Türk-Yunan imparatorluğu olarak düşünülen fikriyata da derinlikli biçimde ev sahipliği yapma şansını elde edecektir. Elbette Akdeniz Federasyonu bir uygarlık projesi olduğundan “Ağrotur/Dikelya” adında bir “Üsler Müzesi” yapılmasına izin verilebilir. Artık felsefi olarak pasif barış çağrısı “Akdeniz Federasyonu” kurulması uygarlıkların beşiği bölgeye borcumuzu da ödememiz için önemli bir başlangıç olabilir. Yani ağzımızda tekerleme halini almış 2 toplumlu 2 bölgeli federasyona karşı işin içine medeniyet katılarak farklı bir tez ortaya sürülebilir… Öyle insan kendi menzilindeki tuhaflıkları gördüğü halde bazen onları sarsmayı ihmal edebiliyor. Gönül gözüyle akıl gözü “benzer” şeyi görmüyorsa oradaki tuhaflıktan korkmak lazım…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!