Av. Hasan Sözmener

 

Belesbite devam

08 June 2015, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Kısa bir süre önce, bir sürücünün, arabası ile bir grup bisikletliye çarpmasının, bana hatırlattıklarını, geçen hafta yazmıştım. Esasen hatırladığım bir olayı, yer darlığı nedeni ile yazamamış ve bu haftaya bırakmıştım.

Arkadaşın adını vermek istemiyorum. Farz edelim ki Recep’tir. Henüz 13-14 yaşlarındayız. Yaz tatilinde, birkaç arkadaş, Lefkoşa’da Ayluga’da yapılmakta olan bir binanın inşaatında iş bulduk ve çalışmaya başladık. Günün birinde usta Receb’e, “Recep bu gün seni başka bir işyerine götüreceğim, orada biraz iş var, belesbit sürmeye bilir misin?” dedi. Recep ustaya, bildiğini söyledi. Usta kendi belesbitini aldı ve Receb’e de orada durmakta olan bir belesbiti alıp kendisini takip etmesini söyledi. Recep, duvarda dayalı durmakta olan belesbite doğru yürürken biz de kendi işlerimize yöneldik.

Aradan bir çeyrek saat filan geçti ki, ustanın bağırma sesleri ile irkildik. Bir de baktık ki, usta ile Recep, yaya olarak ellerinde birer belesbit, yandaki sokaktan inşaata doğru geliyorlar. Hem yürüyorlar hem de, usta, Receb’e ulu orta sövüyor, bağırıp çağırıyor. Sinirden ustanın yüzü kıpkırmızı olmuş vaziyette iken, Recebin yüzünde, hem utangaç hem alaycı bir gülümseme var.

Usta belesbitini duvara dayadı ve geldi inşaatın köşesine oturdu. İnşaattaki tüm işçiler, ustanın başına toplandık. Usta, şapkası ile hem yüzünün terini siliyor hem de bize meseleyi anlatmaya çalışıyor. Ve Receb’i göstererek anlatmaya başlıyor; “Buna sordum belesbit sürmeye bilirmin diye, bilirim. Dedi. Ben de benim belesbiti aldım ona da dedim, sen de o belesbiti al da beni takip et. Ben bindim sürdüm. Zannederim da bu arkamdan gelir. Üç, dört köşe döndüm, bunun geldiğine dair bir işaret yok. Döndüm arkama baktım yok. Geri döndüm. Düşünürüm da bu arada ne oldu be bu çocuğa diye. Gelirim gelirim yok. Bir da baktım, birinci köşeyi dönmüş, koşar adımlarla elinde belesbit geliyor. Zannettim da belesbit bozuldu. Sordum kendisine niçin belesbite binmen diye. Dedi ki, binili süremem. Böyle sürebilirmiş. Fes başımdan sıçradı.”

Usta ve Recep dışında hepimiz kahkahalarla gülmeye başladık. Usta dayanamadı o da gülmeye başladı. Recep kahkahalarla gülmedi ama, o utangaç ve alaylı gülümsemesine devam etti.

Böylelikle arkadaşımız Recebin, belesbit sürmeyi bilmediğini bu olay nedeni ile öğrenmiş olduk.

Bir düşünelim bakalım,toplum olarak neyimiz, Recebin bu belesbit olayından farklıdır. Biz bir devlet olarak Teşkilatlanmayı, bir devleti yönetmeyi biliriz dedik ve ortaya çıktık. Çıktık ve bir devlet kurduk. Kurduk da ne oldu? Recep kadar bile olamadık.

Bir örnek, devletiz dedik ve mali denetim için Sayıştay oluşturduk. Sayıştay Lefkoşa Belediyesi ile ilgili olarak bir taslak rapor hazırlamış, rapor dörtyüz kûsur sayfaymış. Bu rapor bu yıla ait olan hesaplarla mı ilgilidir? Hayır. Geçen yıl? Hayır. Bir önceki yıl? Hayır… Cemal Başkan’ın dönemine aitmiş. Cemal Başkan gideli yıllar olmuş. Ne olmuş yani. Sayıştay, belesbit elinde arkadan geliyor işte.

Eski mahkeme kararlarından bir örnek daha gözüme çarpıyor. Sene 1970, o yıllarda bir devletimiz yok. Yönetimimiz var. Adı, Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi. Bir kamu görevlisi, 1970 yılı Şubat ayında sahte beyanda bulunarak doldurduğu bir forma ile yolluk talebinde bulunuyor ve fazladan 3Kıbrıs Lirası ve 430 mils alıyor. Aynı memur 1970 yılı Temmuz ayında da benzeri şekilde bir forma dolduruyor ve fazladan yalnızca 450 mils alıyor. Sahtekrlık yapmış olan ve cüzi denecek miktardaki parayı hakkı olmadığı halde geçici yönetimden almış olan bu memur hakkındaki sahtekârlık davası yani ceza davası, alt mahkemede, 17 Eylül 1970 tarihinde sonuçlandırılıyor ve yapılan istinaf da, 7 Kasım 1970 tarihinde karara bağlanıyor. Yani, sahtekârlıkla ilgili yargı süreci, birkaç ayın içerisinde tamamlanmış. Merak edenler için yazayım. Geçici yönetimden haksız olarak alınan para yaklaşık 4 Kıbrıs Lirası. Mahkemenin kestiği ceza toplam 35 Kıbrıs Lirası. Avukata ne ödendiğini bilemiyoruz. Tahminim 100 Kıbrıs Lirası da avukata ödenmiştir.

Yazımı bir soru ile bitiriyorum. Recep mi bize benziyor? Yoksa biz mi Receb’e benziyoruz?

 

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti