Derviş Deniz

 

Söz su yönetiminden açılınca

08 June 2015, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Geçtiğimiz hafta içerisinde Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği organize ettiği bir basın toplantısı ile belediyelerin tümünün de hissedar olacağı kurulacak olan bir şirket ile kendi sorumluluk ve yetki alanları içerisinde bulunan bölgelerde su dağıtımı ve atık su yönetimine talip olduğunu tüm kamu oyuna duyurmuştur.
Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği tarafından ortaya atılan ve niyet ve hedefleri belirlenen suyu yönetme projesi  altı aylık yoğun bir çalışmanın eseri olarak ortaya çıkmıştır.  Ortaya çıkan stratejik işletme planı mevcut durumu ele alırken, bu mevcut durumun nasıl iyileştirileceğini ve bu iyileştirmeden hem halkın hem de şirketin nasıl faydalanacağını açıklamaktadır.
Bu aşamaya getirilmiş stratejik işletme planının iyi bir şekilde ele alınıp toplumun tüm kesimleri tarafından incelenmesi, gelecek açısından bilhassa toplumun kendi varlıklarının nasıl iyi yönetilmesi gerektiği yönünde görüş ve düşünce ortaya koyması açısından önemlidir.
KKTC’de belediye sınırları içerisindeki su dağıtımı ve atık su işletmesinin kimin tarafından yapılması gerektiği ile ilgili görüşler yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu görüşlerin farklılık göstermesi olağandır. 1989 sonrası değişen dünya düzeni ile ekonomilerin daha da liberal bir yapıya dönüşmesi ve serbest girişimciliğe önem verilmesi birçok alanda özelleştirmeleri beraberinde getirmiştir. Özelleştirmelerin bu süre içerisinde başarılı olup olmadığı, ülkelere ve dolayısı ile halka bir fayda sağlayıp sağlamadığı ile ilgili olarak değişik bilimsel sonuçlar açıklanmış olmasına rağmen sektörlere göre değişen sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle devlete ait varlıkların özelleştirmesi ile ilgili dünyadaki tecrübelere bakarken ülke şartlarına da iyice bakılması gerekir. Dünyanın farklı bir yerinde başarılı olabilecek birçok özelleştirme hareketinin ülkemizde de başarılı olacağı hiçbir zaman kesin değildir ve biraz önce de değindiğim gibi ülke şartlarına bağlıdır.
Dünyada suyun dağıtımının özelleştirilmesi ile ilgili çalışmalar 1980’li yılların sonundan itibaren büyük bir ivme kazanmıştır. Dünya bankası birçok ülkede suyun özelleştirilmesi ile ilgili olarak bu özelleştirmelerden dolayı su dağıtım hizmeti veren özel işletmelere kredi kullandırma yoluna da gitmiştir. 1980’li yılların sonundan bugüne kadar gelen sürede Dünya Bankası raporlarına göre özelleştirmelerin yüzde (%40) kırkı başarısız olmuştur. Bu başarısızlığı belirleyen iki önemli etkenden söz edilmektedir. Birincisi maliyetlerini iyi düzenleyemeyen ve iyi bir fizibilite çalışması yapmayan şirketlerin halka yüksek fiyattan su satmaları ve halkın isyan noktasına geldiği durumların olması, ikincisi de alt yapıya yapılan yatırımların yapılmaması dolayısı ile belirli bir süre sonra sistem kaçaklarının artması ve şirketleri zarara sokması olarak ortaya çıkmaktadır.
Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği’nin stratejik işletme planı ile ortaya koyduğu hedeflerin başında bu iki konunun nasıl çözümlenmesi gerektiği ile ilgili yol haritası gelmektedir. Planda su dağıtımındaki kaçakların azaltılması için gerekli yatırımın zamanında yapılacağı belirtilmektedir. Bu arada suyun halkın alabileceği bir fiyattan satılması gerekliliği üzerinde durulmakta ve fiyat artışlarının hayat pahalılığı oranının altında kalması için gayret gösterileceği belirtilmektedir.  Yani kurulacak olan şirket kardan çok halkın faydasına bir kamu hizmeti yapacaktır.
KKTC’de suyun belediye sınırları içerisinde belediyelerin kuracağı şirket tarafından yürütülmesinin ülkenin mevcut yasal alt yapısı nedeni ile yönetim alternatifleri içerisinde en yapılabilir olabildiğine de değinmek gerekir. Bugün su dağıtımı, atık su ve kanalizasyonda kullanılan boru, depo, pompa gibi varlılar belediyelere ait varlıklardır. Su dağıtımının farklı bir özel şirket tarafından yapılması halinde bu varlıkların kullanımı ile ilgili yasal sıkıntılar ortaya çıkacaktır. Buna ilave olarak KKTC Belediyeler Yasası su dağıtımının belediyelerin yetki alanı içinde olduğunu belirtmekte ve yine bu yasaya göre su fiyatlarını da Belediye Meclisleri belirlemektedir.
KKTC’deki mevcut 28 belediyenin ortaklaşa kuracakları şirketin mevcut yasal durum da ele alındığında bazı siyasilerin dile getirdiği farklı özel şirketlere göre pratikte daha başarılı olması kaçınılmazdır. Kurulacak şirketin mevcut varlıklara ilaveten nasıl yatırım yapacağı ve bunu nasıl finanse edileceği plan içerisinde ortaya konmuştur. Yapılan çalışmada şirketin yıllık giderleri içerisinde varlıklara yapılacak yatırımın payı her yıl yüzde (%30) otuz olarak görülmektedir.
KKTC’de farklı siyasi görüşleri temsil eden partilerin seçilmiş 28 belediye başkanlarının, bir ortak hedef doğrultusunda bir özel şirket mantığı ile kendi yetki bölgeleri içerisinde su dağıtımı ve atık suyun yönetimine talip olmaları ülkemizde bir ilk olarak görülürken, bu da gelecekte farklı projelerde de güç birliği yapılabileceğini göstermektedir.
Görünen odur ki ülkemiz için en doğru olanı,  eldeki verilere bakarak kamuoyu belirleyecektir.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi