Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi?

10 June 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Kıbrıs meselesinin hallinde referanslar genelde 1959-60 müktesebatı ve sorunlarıyla sınırlı biçimde ele alınmaktadır. Doğrusu o günkü şartlarda iki cemaatin modernleşmesi olarak okunan düzenin güncellenmesi pek ele alınmıyor. Devletin kuruluşu ve bağımsızlık kazanması sırasında bile itiraz edilebilecek “ırkçı” düzenlemeler “kötünün iyisi” şeklinde düşünülmüş ve pek dikkate alınıp eleştirilmemiştir. Halbuki konuştuğumuz devletin “resmi” yarısı halihazırda AB üyesi olmuş geriye kalan diğer yarısı da AB yurttaşı olmuştur. Bugün müzakereler kaldığı yerden ve belki daha hızlı olarak çözüme taşınmak için liderler tarafından ele alınıyor, tartışılıyor.

Tartışmayı doğru kurmak
Bunların hepsi de takdir edilmesi gereken uygulamalar olabilir. Lakin Kıbrıs çözümünde konuşulan ana parametreler aslında AB üyesi bir devlet açısından “etnik” temelli ve “yanlış” biçimde görüşülüyor. Buradan hareketle Kıbrıs çözümünde birçok başka ülkeden örneklerle federal devlet modelleri tartışılıyor. Bunların tümünde tarihsel, dinsel ve siyasi manada farklılıkların olduğu adamızda “özgün”  veçhelerin üzerinde pek durulmuyor. İki toplumlu, iki bölgeli ve eşit statülü, egemenliği tek bir federal Kıbrıs çözümü konuşuluyor. Bunun pratikte değeri ve anlamı üzerinde herhangi bir temel tartışma pek yapılmıyor. Bunu yapmaya kalkanlara da genelde “pişmiş aşa su katan” şeklinde değerlendiriliyor. Olsun. Pişen aşa katılan su iyi niyetli ve açıklayıcı özelliğe sahip olduktan sonra ona ilişkin söylenecek sözlerin hükmü de tartışmaya açıktır…

Pratikte sıkıntı yaratacak konular…
Kuzey’deki algı miras olan 1959-60 düzeniyle yeni bir federal devlet inşası, Güney’deki ise aslında onun mümkünse değişmeden bazı rötuşlarla devamı şeklindedir. Bunun nedenleri pek tartışılmaz. Halbuki Kıbrıs’ın ve AB’nin de ihtiyacı olan gerçekten yeni ve ırkçı unsurları olabildiğince azaltılmış ortak bir anayasal devlet inşa etmektir. Elbette iki cemaatin hür iradesiyle inşa edilecek bir yapıdan söz ediyoruz. Lakin iki cemaat inşa edilecek ama onların kuru, katı ve değişmez biçimde içinde olacağı bir çözümün artı değeri ve uygulamadaki güçlük ve zorlukları başından bellidir. Ada’ya yeni olarak nüfuz etmesi gereken Güney’deki Pontusluları, Romenleri, Ermenileri, Maronitleri, Rusları, Yunan Göçmenlerini, Uzak Doğuluları ve dahi politik mülteci olan Kürtleri ve sair yurttaşları federal devlet içinde eritecek mi? Yoksa Güney’deki tüm bu grupları toplam bir kimlikle yani Rumlukla mı sınırlayacak? Güney’e göre Kuzey’deki Maronitleri, Anadolu’dan gelen yurttaşları, Kürtleri, Afrika kökenlileri, Uzak Doğuluları, Türkmen, Kırgız, Pomak, Rus ve sairleri Türk mü kabul edecek? Kıbrıs anayasasındaki sınırlamalar ve ırkçı sayılabilecek kayıtların durumu nasıl çözümlenecek? Öyle ki meseleye sadece 1963 ve 1974 kırılma ve travmasıyla bakılması çözümün en önemli zorluklarından birisidir.

Meselenin kökeni
Annan planı sırasında siyah/beyaz şeklinde yapılan referandumun yarattığı travmanın üzerinden 11 yıl geçti. Halen bunun etkilerini iki tarafta görmek mümkündür. Öyle ki Kıbrıs’ın bütünleşik ve birleşik olması otantik nüfus açısından en kritik mevzudur. Bunun için iki tarafta da önemli ve geniş bir toplumsal kesim vardır. Liderlerin arkasında böylesi bir geniş sempati grubu bulunmaktadır. Lakin Kıbrıs meselesinin kökeninde temelde ayrımcılık hususu vardır. Ayrımcılığın yarattığı soruna çözümsüzlük denildiğinde çözüm acaba yeni ayrımcılıklar yaratır mı? Bu ve buna benzer sorular yeni kurulacak birleşik devletin felsefesiyle yakından irtibatlıdır... Uzun ara, yani 1968’den beri süren müzakerelerin özünde konuşulanlar “ayrımcılığı” felsefi düzeyde sona erdirmeyi değil sanki onun sürmesini yeniden inşa edecek şeklinde bir intiba daha kuvvetlidir. İnşallah çözüme bu yanıyla da yaklaşmak nasip olur.

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!