Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Sahillere“haraç” barajı kurmayın!

21 June 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Her deniz mevsimi geldiğinde sahillere ve plajlara ücret konusu hortluyor. Sahiller, orada yaşayan “egemen” halkın yani yurttaşların mülküdür. Lakin denizi en çok kirletenlerin, sıradan insanlardan fahiş ücretler alması çok can sıkıcı. Yıllardır bu uygulamaya başvuran “sahil baronları” var. Bunlar ne anayasa ne halk ne kamu yararı ne de insan hakları dinliyor. Yegane yasaları var: Haraç. Halk zaten size içtiği kola, gazoz ve yediği yemeklerle bunu fazlasıyla ödüyor. Yine de havadan sudan para kazanmak hiç de fena olmuyor. Bu uygulama Adalılığın ruhuna aykırı…Bunu hiçbir adada göremezsiniz…

Denize doğmuş halka sahiller kapalı!
Bunu hükümetler, belediyeler, kaymakamlar ve sair kamu otoriteleri bir türlü denetim altına alamıyorlar. Bu konu insanların çok canını sıkıyor. Çekirdek bir aile denizde serinleyebilmek için 100’lüğü gözden çıkarmalı. Neden? Sadece suya girme hakkını elde etmek için. Buna denizlere/sahillere halkın yabancılaşmasını sağlamak ve dahası yurttaşı sahilinden uzak tutmak için yapıldığını sanırım söylemeye gerek yok. Bu arkadaşlar pek laftan da anlamıyorlar. Cebinizde sadece dondurma parasına sahile gitmek yağma değildir. Hasılı orta gelirli yurttaşın deniz mevsiminden yararlanması da vergiye tabi kılınıyor adeta. Yani Kıbrıs’ta denize doğmuş milletin evlatlarına bu zulüm fazla oluyor. Bunu bir zahmet kaldırın. Öbür türlü sivil itaatsizlik başlarsa konu farklı yerlere taşınabilir. Millet zaten bunalmış durumda.
Üniversitelerin dibinde çöplükler…
Öte yandan Girne’de Saint Hilarion Kalesinin altına çöp depolama merkezi kurulması arayışı da ilginç bir karar. Bu konuda daha farklı bir yer bulunması sanki bu tarihi mekanın ve doğanın karakterine daha münasip olacak. Bu noktada YDÜ’nün Dikmen Çöplüğünden çektikleri hatıralarımızdan henüz silinmiş değildir. Güngör’deki ana istasyon UKÜ’den ciddi tepki görmüştü ama çöplük üssü yapıldı. Hâlâ bölge açısından ciddi riskler taşıyor. Çöpler dağ gibi oldukça bölge için tehlikeleri de artıyor. Kalkanlı’daki çöplük ODTÜ için riskti. Birkaç gün önce onu kapatmışlar. Hayırlı olmuş. Girne’deki çöplük ya da katı atık deposu sanırım GAÜ’ye yakın. Bu Girne’nin tarihsel mekan olması yanında üniversiteye yakın olması da ikinci olumsuz yanı oluşturuyor. Üniversitelerimizin yollarının çöplerle kesişmesi büyük bir talihsizlik. Üniversitelerin gelecek vizyonundaki yerleri ve önemleri düşünüldüğünde bu tür stratejik kararlar alırken buna da hassasiyet göstermek lazım. Kısaca karar vericiler elbette rasyonel olan seçenekleri ülke yararına olacak şekilde alıp uygulamak durumundalar.  Lakin bu çöp meselesi üniversitelerin imajları açısından son derece hassas bir konuma sahiptir. Yol yakınken gelin orayı milli park ilan edin ve “rant” cingözlerine kapıları kapatın… Çok hayır dua alırsınız…

Halkın yeşil parklara/”hür” sahillere ihtiyacı var…
Halkın ihtiyacı olan tarihi ve kültürel alanlara çöplükler değil doğal park alanları kurmak ve çevreyi korumaktır. Bu kültürel ve tarihsel çevre milli park alanları yaratılarak değer kazanabilir…Yoksa önümüze gelen yerleri çöp, katı atık deposu yapmaya gidersek sürdürülebilir tarihsel-kültürel çevrelerimizi yok edip ileride bu yerleri çok arar duruma gelebiliriz… Öte yandan sahillerimize halkımızın anayasada yazıldığı gibi hür biçimde ailesini alarak bu kavurucu sıcaklarda serinlemesinin önüne harçlar dikmeyelim…Halkın çocuklarıyla sahillere kendisini “hür” biçimde atacağı kararları otoriteler derhal almalı…Halkın denizle irtibatını sahilleri en çok kirletenlerin haraç keserek koparmasına bir an önce kamu yararı çerçevesinde dokunmak lazım….

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!