Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Siyaset ve “Halüsinasyon”

08 July 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Kıbrıs sorunu çetrefilli olduğundan değil bilakis “basit” olduğundan ötürü çözüm bulunmadığını sanırım anlamayan kalmamıştır! Kıbrıs herkesin herkesi bildiği bir adadır. Yani Anastasiadis'in veya diğer liderlerin olmazsa olmazlarını bilmeyen kalmamıştır! Anastasiadis, Hristofyas, Papadopulos ve diğer siyaset insanları temelde pek farklı değildir. Usul açısından nüanslar oluşabilir. Bunun ise aldıracağı yol öyle pek uzun mesafeli değildir… Bu önyargı karışımı bir Ada realitesi…

Kuzey ileride gidiyor!
Kuzeyde ise durum daha net ve durudur. Statüko diye adlandırılan cephe ile bir çözüm cephesi vardır. İşgal altında olduğu iddia edilen kuzeyde çözüm konusundaki farklılaşma Güneydekinden fersah fersah ileridedir. Bunun sebebi kuzeydeki milli bilincin zayıf olması ya da çözümsüzlüğün faturasının ağır olması falan değildir. Burada temel sebep Kıbrıs Türklerinin “aydınlanma”sının Güney’dekine göre azıcık ileride olmasından kaynaklanmaktadır. Bunun göstergeleri nelerdir? Bir kere Kuzey önüne gelen seçenekleri her zaman değerlendiriyor ve politik muhafazakârlık yapmıyor. Kuzey, Türkiye’deki ortalama siyaset insanının rasyonel algı ve uzlaşma arayışından da bir adım öndedir. Örneğin TBMM’deki başkan seçiminde uzlaşma ve siyaseti şekillendirme bakımından Kıbrıs Türk siyasal aktörleri daha farklı bir çözüm mutlaka yaratırlardı. Yani Ankara’da siyaset okuması uzlaşma bakımından kısır bir algı üzerinden şekilleniyor. Burada hemen belirtmek lazım: Ankara’da “kısır” ve “irrasyonel” seçeneği ağır basan bu siyasetin KKTC siyaseti üzerinde de vesayeti bulunuyor.

Siyaset daha çok çalışmalı
Öte yandan Güney’deki durum KKTC’den çok Türkiye’ye yakın. Kalıplar ve sıfatlarla okunan bir siyaset olması bakımından yaratıcılık bakımından da kısırlık hem Ankara’da hem de Lefkoşa’nın Güney’inde benzeşiyor. Kuzey açısından 1950'li yıllardan beri en önemli tehdit askeri yapılanma şartlarının doğurduğu güvensizlikti. Şükür ki asker son 10 yılda kışlasına çekildikten sonra halk artık kendi değerlendirmesini yapabiliyor. Bunun çok değerli bir şey olduğunu sanırım belirtmeye gerek yok. Halkın kendi kendisini yönetmesi son derece sağlıklı ve dinamik bir durumdur. Kuzey’de artık güdülecek bir “sürü” olmaması siyasetin işini zorlaştırıyor. Siyasetin asimetrik ölçülerde söylem geliştirmesi başarı için şart oluyor. Kuzey’deki son seçimler buna en iyi örnektir: Halk dilediğine dilediği gibi oy veriyor. Bunun bazı açılardan yanılgılara yol açmaması gerekiyor. Halkın bazı parti ve aktörlerin peşinden her daim koşacağını sanmak siyasetin ruhuna yapısına aykırıdır. Gün çabuk değişiyor. Bugün KKTC Meclisi’nin“meşruiyet” sorununu tartışmayan bir siyaset var. Bunun yakın zamanda siyasete maliyetinin olması muhtemeldir. Bu konuda meclis açısından geçen her günün mevcut partilere ciddi sonuçları olacağını sanırım görmek lazım…

Talat mecliste yerini almalı
Hükümet görüşmeleri adı altında yapılan ziyaretler bana hiç manalı gelmiyor! İkinci Cumhurbaşkanı ve CTP-BG Genel Başkanı Talat bir an önce meclisteki yerini almalı. Bu meclisin aylardır halkın karşısına referandumla verdiği karardan sonra meclis kendi kendisini havaya uçurmuştu. Bunun artık anlaşılıp siyasal partilerin vizyonlarını katılımcı biçimde hazırlayıp erken bir seçime yönelmesi son derece yararlı olacaktır. Muhtemel icraat hükümeti kurulabilirse… O zaman durum bir süre daha katlanılabilir. Bunun da sadece CTP-UBP hükümetiyle olacağını sanırım söylemeye gerek yoktur. Yoksa Girne’den değerli arkadaşım Önder Kalfaoğlu’nun belirttiği gibi daha çok “halüsinasyonlar” görmeye devam edeceğiz. Yani icraat hükümeti dışında tek yol erken seçimdir. İcraat hükümeti de CTP-UBP arasında kurulmalıdır. Öteki türlü oyalanmaya devam siyasetin altını boşaltmaktan başka bir işe yaramaz.

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!