Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Yüksek Öğrenim Platformu

12 July 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

“Yüksek Öğrenim Platformu”, 11 meslek örgütünün bir araya gelmesiyle oluşturuldu. Bunlar arasında Tabipler Birliği, Tabipler Odası, Diş Tabipleri Odası, Serbest Çalışan Hekimler Birliği, Eczacılar Birliği, Fizyoterapistler Birliği, Barolar Birliği, Psikologlar Derneği, Bağımsız Psikologlar İnisiyatifi, Diyetisyenler Birliği ve Veteriner Hekimler Birliği yer alıyor. Her biri toplumun saygın sivil toplum kuruluşu olan bu örgütler, yüksek öğretimin daha kaliteli ve daha planlı olmasına dönük duyarlılıklarını göstermek istiyorlar… Memleketin en stratejik sektörü üniversitelere ilişkin farklı kaygılarla olsa bile sivil toplum ve meslek örgütlerinin ilgi göstermesi önemlidir. Bu ilgiyi ortak hedef ve vizyon içinde buluşturmanın yolu yapıcı diyalog kurmaktır….

İhtiyaca göre kontenjan
Bu konuda üniversitelere, üniversitelerin yetkili kurullarına, mütevelli heyetlerine, siyasi otoritelere ve elbette YÖDAK’a büyük sorumluluk düşüyor. Platformun kısa süre içerisinde başta “Kıbrıs Üniversiteler Birliği” olmak üzere tüm üniversite yetkili heyetleriyle ilişkilenmesinde ve diyaloga geçmesinde büyük fayda vardır… Elbette birlik dışındaki DAÜ, YDÜ, LAÜ gibi üniversitelerin yetkili isimleriyle de diyalog gereklidir… Özellikle KKTC uyruklu yurttaşların üniversitelerin çeşitli bölümlerine kabul edilmesine ilişkin merkezi sınav yapılması, mesleklere olan ihtiyacın belirlenmesi için istatistiki verilerin ortaya çıkarılması gibi hedefleri ortaya koyuyorlar.  Kısacası yüksek öğretimin özellikle KKTC uyruklu öğrencilerin mesleklere olan ihtiyaca göre planlanması, belli bir programa bağlanması ve belli bir hedefle üniversite öğrencisi kabul edilmesini istiyorlar.
Bu durumun üniversitelerin yetkili kurulları tarafından önemsenmesi ve meslek örgütlerinin duyarlılıklarına karşılık gelecek bazı uygulamaları hayata geçirilmesi gerekmektedir. YÖDAK’ın da Yüksek Öğrenim Yasası çerçevesinde konuyu masaya yatırmasında büyük fayda vardır. Yüksek öğrenimin ülke gerçeklerini dikkate alarak planlanması, denetlenmesi ve koordine edilmesi gibi görevleri olan YÖDAK’ın devletin ön alıcı bir kurumu olarak üstüne düşen vazifeleri behemehal yapması ve akil kurum olarak daha etkin işlev kazanması gerekmektedir. Yoksa YÖDAK kısa sürede meselenin aktörü değil pasif izleyicisi olmakla baş başa kalabilir…..

YÖDAK’a reform
Söz konusu sivil toplum örgütlerinin YÖDAK’ın yapısının da masaya yatırılması önerisinin son derece sağlıklı ve yerinde bir öneridir. YÖDAK kurulurken üniversitelerin sayısı, niteliği bu denli artmamış ve uygulamada olası sorunlar gözlenmemişti. Artık günümüzde bu kurulun hem profesyonelleşme hem de denetleme ve özerklik bakımından kişilik kazanmasının her şeyden önce üniversitelere faydası büyük olacaktır. Mali ve yönetsel yapısıyla özerk olmalı, denetim işlevini bağımsız biçimde yapabilmeli ve önerileri karar vericiler tarafından ciddiye alınmalıdır.
Kurumları verimli kılmak için…
Elbette YÖDAK’ın yapısal ve yasal sorunlarının mevcut yönetsel organlarının etkin işleyişini engellediğini idrak edilmesinde büyük fayda vardır. YÖDAK ve hiçbir kurum tartışma üstü değildir… Elbette eleştiriler de açık ve iyi niyetli biçimde ortaya konulduğu sürece yapılmasında büyük yarar vardır…“Aman biz kurumu yıpratmamak için fikirlerimizi paylaşmayalım” anlayışı “kısır” bir yaklaşım olacağı gibi “deve kuşu” misali kafamızı kuma gömme hareketi gibi de algılanabilir… Kurumlar sorunlarını aslında açık biçimde konuşmadığı için bilakis yıpranırlar. Kapalı kapılar ardında ve gizli kapaklı iş yapma anlayışı “Soğuk Savaş” koşullarında “kısırlık” ve “beceriksizlik” iklimini korumak için hayat bulmaktaydı… Artık verimsizliği saklamak için “karartma” yapma dönemi sonra ermiştir. Şeffaflık kamu kurumlarının verimliliği ölçmek için çok önemli bir ilkedir. Kanaatimce yüksek öğretimin planlanması konusunda siyasi otoriteler önce YÖDAK’ın mevzuatını daha da demokratikleştirmeli, özerkliğini güçlendirmeli ve yasada var olan görevlerini layıkıyla yerine getirecek bir yapıya kavuşturulmasını sağlamalıdır.
Bu anlamda sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu yeni inisiyatifin toplumun geleceği bakımından faydalı buluyorum. YÖDAK’ın bu sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapma yasadaki görevleri arasında sayılmıştır. Bugünden tezi yok; YÖDAK sivil toplumdan gelen her öneriyi ciddiyetle ele almalı ve toplumsal uzlaşıyı güçlendirmek açısından elinden gelen her çabayı ortaya koymalıdır.
   

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!