Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Savaş Hilton ve “Survivor”(*)

19 July 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Nam-ı diğer Jack… Bilenler biliyor; çok ilginç biri! Başarılı bir kuaför ve olağanüstü yetenekli… Tanıyanların çok rahat kanının ısınacağı insan sevgisiyle dolu bir Akdenizli… Aslen Sakaryalı, yani Mağusalı. Uzun yıllar Birleşik Krallık’ta yaşamış; yani Londra suyu içmiş. İlkokuldan hayal meyal hatırlıyorum. “Alasya” İlkokulunda aynı sınıfta değildik ama görüyordum. Aynı mahallede belki futbol oynarken karşılaşıyorduk. Sonraları Mağusa Limanında yazın harçlığımızı çıkarmak için çalıştığımızda rastlaşmıştık. Diyalogumuz hiç olmadı fakat geçenlerde birlikte vakit geçirdik. Yeğenim Mehmet Yakuş ile geldiler. İnanılmaz hareketli ve yaşam dolu, kendisiyle ve etraftakilerle barışık… Sıfır kompleksli bunun insanın olgunlaşmasına ve dahi normalleşmesine inanılmaz katkısı var. Hilton’u ayna yapabilirsiniz mesela, onun yaşam mıknatısına yakalanmamanız imkânsız… Hayatı dolu dolu yaşamış. Bazı şeyler onu da burkuyor, hatta bazıları çok üzüyor ama onları asla sorun yapmıyor… Olası negatif gelişmeleri bir biçimde uzaklaştırmayı başarıyor… Uzun zamandır pozitif enerjisi yüksek insan görmek zordu…

Hayata Hilton merceğinden bakmak…
Hilton’un hayat yolculuğunu ayrıntılarıyla bilmiyorum. Bilsem belki de yazmak zorlaşırdı.Herkesin bir parça “Hilton”laşmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum…Sevgi duyduğu şeylere olan bağlılığı, yaşama sevincini nasıl beslediğini öğrenmek lazım…Gizlenmeden, yüksünmeden, kimseye eyvallah demeden “dim direk” yaşayan Hilton’u bulun ve tanıyın. Yolunuz tarihi Surlarla çevrili Mağusa’dan geçerse mutlaka Othello Kulesi, görkemli St. Nicholas Katedrali ve Namık Kemal Meydanı ve müzesinden sonra geriye orada otantik figür olarak Hilton’la tanışmak lazım. Hilton bir parça yaşama felsefesini ve Akdenizli olmayı anlatsın. Hatta anlatması değil; onunla biraz zaman geçirmeniz ve hatta kahve içmeniz yeterli… Lakin tanışıp komplekslerimizden arınmamışsak; zaten yapacak bir şey yok. Onu bir de komplekslerimizden ayrık olarak görün. O zaman hayatımızı ne kadar boş şeylerle meşgul ettiğimizi kolayca anlarız…

Mağusa’nın roman kahramanı
Hilton bir gün Mağusa’nın roman kahramanları arasına kesin girer. Hatta“Evliya Çelebi”nin Akdenizlisi bile olabilir! Tasavvuf yönü olduğunu sanmıyorum ama hayat felsefesine tasavvuf kaçmış olduğu kesin.Öyle savaş ve ganimet zenginliğinin şımarıklığıyla değil hayatın acılarını imbiğinden geçirdiği ruh dünyasıyla onları kucaklamayı bilmiş bir figür. Hilton’un düşüşe geçen insani değerlerimiz açısından içimizdeki Kıbrıslı “Robinhood”umuzolduğubile iddia edilebilir. Aslında Mağusa Belediyesi veya Turizm Bakanlığı onu surlar içine turist rehberi atayabilir.… Nerde o günler? Böylesi doğal değerleri yerel yöneticilerin değerlendirmesi ve faydalanması şart! Öyle de… Kent yöneticilerinin de bunu düşünmesi için seçim kaybetmesi lazım… Yoksa idarede olduklarında zaten kendileri her konuda deniz derya!…

Ada’nın şövalyesi Hilton
Kısacası sahici ve yaşayan parlak figürlerimizdendir Hilton! Mağusa’da kimliği ve yaşantısıyla fark yaratan biridir. Hilton’un olduğu yerde neşe eksik olmaz. Onu sevmeyenler de mutlaka vardır. Ama sorun asla onda değildir. Bu arada geçenlerde Mağusa Liman’ında bir kaza sonucu bir gözünü kaybetti. Şimdi kendisini hayata bağlamak için “olağanüstü” bir performans ortaya koyuyor… Acun Ilıcalı’nın Survivor programı için gerçek bir aday olduğunu bu vesileyle duyuralım… Kendisine bu konuda çok güveniyor…Survivor’da orijinal bir Akdenizli adeta “Templar Şövalyesi” görmek istenirse emin olunuz ki oradan üstün başarıyla çıkacaktır. Ilıcalı, bildiğimiz kadarıyla yardımsever bir insandır… Hilton gibi bir figürü yarışma programına aldığı takdirde Kıbrıs’tan çok güçlü ve iddialı bir ismi Survivor’da temsil etme şansı tanınmış olacaktır.
(*) Bu yazı Bayram hediyesi olarak kabul edilsin. Bu vesileyle tüm okuyucularımızın Ramazan Bayramını tebrik eder, sağlık ve mutluluk dilerim…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!