Dr. İsmail Kemal

 

Çocuklar öldürülmesin!

06 August 2015, Thursday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Bundan tam 70 yıl önce, 6 Ağustos 1945’te, ABD hava kuvvetlerine bağlı bir uçak Hiroşima’ya atom bombası attı. 9 Ağustos’ta hedefte Nagazaki kenti vardı. Böylece insanlık nükleer silahların korkunç yok etme gücü ile tanışmış oldu. Hiroşima ve Nagazaki’de atom bombası kullanılması sonucu sivil, asker ayrımı olmadan çok sayıda insan hayatını kaybetti. Hiroşima’da 140 bin, Nagazaki’de 70 bin insanın öldüğü tahmin ediliyor. Çok sayıda yaralanan ve daha sonra ölenler vardı. Radyasyonun etkisi sonucu insanlar bombalamadan çok sonra da ölmeye devam etti. Bu korkunç silah karşısında Japonya 15 Ağustos’ta teslim olmuş ve 8 Mayıs’ta Avrupa’da biten İkinci Dünya Savaşı Pasifik Bölgesi’nde de sona ermişti. ABD, Hiroşima ve Nagazaki’de ölen siviller için hiçbir zaman özür dilemedi. 70 yıl sonra Hiroşima ve Nagazaki’de hayatını kaybeden, yaralanan, acı çeken insanların anısı önünde saygıyla eğilir, “Hiroşimalar tekrarlanmasın” der, Nazım Hikmet’in “Kız Çocuğu” şiirini haykırıyoruz. Çocuklar öldürülmesin/ şeker de yiyebilsinler.

Hiroşima ve Nagazaki’den sonra nükleer silahlar hiç kullanılmadı ama Soğuk Savaş çerçevesinde iki süper güç ABD ve SSCB silahlanma yarışına girdiler. Nükleer silahlarının sayısını ve kapasitesini geliştirdiler. Çin, İngiltere ve Fransa da nükleer silahlara sahip oldu. Kıtalararası balistik füzelerin geliştirilmesiyle iki süper güç birbirini yok etme potansiyeline ulaştılar. Nükleer silahlar dünyamızı çok kez yok edecek kapasitedeydi. Bu hala geçerlidir. 1962 Küba krizinde nükleer bir savaşa çok yaklaşıldı ama sonuçta akıl, mantık üstün geldi. Kriz aşıldı. Daha sonra “yumuşama” politikaları çerçevesinde ABD ve SSCB nükleer silahlarda indirim pazarlıklarına başladılar. Soğuk Savaş’ın sona ermesi ile durum değişti. SSCB’nin nükleer silahları Rusya Federasyonu’nun elinde toplandı. Ukrayna, Kazakistan ve Beyaz Rusya nükleer silahlardan arındırıldı. Günümüzde nükleer silahlara sahip ülkeler ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa, Hindistan, Pakistan ve (resmen kabul veya reddetmese de) İsrail’dir. Kuzey Kore’nin nükleer denemeler yaptığı biliniyor.
1970’te yürürlüğe giren “Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması” isminden de anlaşılacağı gibi nükleer silahların ve bununla ilgili teknolojilerin yayılmasını engellemeyi amaçlıyor. Anlaşmaya taraf olan ülkeler nükleer silahlara sahip olmama, nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma taahhüdünde bulunuyorlar. Nükleer silahlara sahip ülkeler de başka ülkelerin nükleer silahlara sahip olmalarına yardımcı olmayacakları taahhüdünde bulunuyorlar. Nükleer silahların yayılmasının önlenmesi uluslararası topluluğun temel politikalarından biridir. Nükleer silah geliştirmeye çalışan ülkeler cezalandırılır. Hindistan ve Pakistan bu engeli aşmayı başardılar ve nükleer kulübün üyesi oldular. Kuzey Kore’ye çok sıkı yaptırımlar uygulanıyor. Üzerinde en çok konuşulan diğer ülke İran’dı. İran’ın nükleer programına ilişkin müzakereler başarı ile sonuçlandı ve İran’ın nükleer silah geliştirmesi engellenmiş oldu. İran’la varılan anlaşma, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi çabalarında ciddi bir başarıdır.
Hiroşima ve Nagazaki trajedilerinin 70. yıldönümünde nükleer silahların yayılmasının önlenmesi çabalarına tam destek verirken dünyanın nükleer silahlardan arındırılması hedefini de önümüze koymalıyız. İnsanlık olarak nükleer silahlara ihtiyacımız yoktur. Nükleer silahların 70 yıldır kullanılmamış olması nükleer felaket tehlikesini ortadan kaldırmaz. Binlerce nükleer başlığın var olması bizi daha güvenli kılmıyor. Nükleer silahlar güvenliğimize, insanlığın, dünyamızın varlığına yönelik en büyük tehlikedir. “Nükleer savaş olmaz” diye kendimizi avutabiliriz ama Ukrayna nedeniyle Batı ve Rusya arasında yaşanan gerginlik tehlikeleri hatırlatıyor. Hindistan’la Pakistan arasında yaşanacak bir nükleer savaşın neden olacağı soğuma ve tarımın bundan etkilenmesi sonucu 2 milyar insanın açlıktan ölebileceği tahmin ediliyor. Teröristlerin böylesi silahları ele geçirmeye çalıştığını da unutmamalıyız.
Nükleer silahlara sahip ülkeler bu silahların sayısını azaltabilirler. Özellikle ABD ve Rusya kendi güvenliklerini tehlikeye sokmadan bunu yapabilirler. Dolayısıyla nükleer silahların yayılmasının engellenmesi, var olan nükleer silahların sayısının azaltılması ve nükleer silahsızlanma hedef olarak önümüzde duruyor. Başkan Obama, 5 Nisan 2009’da Prag’ta yaptığı önemli bir konuşmada dünyada binlerce nükleer silahın var olmasının Soğuk Savaş’ın en tehlikeli mirası olduğunu söylemişti. Nükleer silahlardan vazgeçmeyi hedef olarak ortaya koymuştu. (I stateclearlyandwithconvictionAmerica'scommitmenttoseekthepeaceandsecurity of a world with out nuclear weapons.) Nükleer silah kullanmış tek ülke olarak ABD’nin bu konuda liderlik yapacağını söylemişti.
Hiroşima ve Nagazaki felaketinin 70. yıldönümünde Başkan Obama’nın ne söyleyeceğini birlikte göreceğiz. Prag’ta yaptığı vaadlere bağlı kalmasında büyük yarar var.

Yazarın Tüm Yazıları
Burkini ve özgürlükler 
Joe Biden ziyareti    
Halep savaşları 
Türk Akımı gerçekleşecek mi?    
Yine mülteci konusu 
Türkiye ve Rusya 
Din ve siyaset 
Rakamlarla mülteci sorunu 
Sıcaklar, kuraklık 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dünya nereye gidiyor? 
Darbe girişimi ve dış politika 
Çözüm daha çok demokrasi 
Sol nerede? 
Sırada İtalya mı var? 
NATO’nun Varşova sınavı 
Avrupa’nın asileri 
Dış politikada doğru adımlar 
İngiltere’nin işi zor 
Büyük Britanya mı, küçük İngiltere mi? 
Avrupalılar ve dünya 
Brexit: Kötü fikir 
Brexit ötesinde AB şüpheciliği 
Demografi ve Avrupa 
1916 Orta Asya ayaklanması 
Ortadoğu’da gençler ne düşünüyor? 
Avrupa ve aşırı sağ   
Doğu Akdeniz’de su sorunu 
Dünya İnsani Zirvesi İstanbul’da 
Ortadoğu’da sınırlar 
Sykes-Picot 100 yaşında 
Vize muafiyeti olacak mı? 
Rusya, Türkiye: Yapısal sorunlar 
22 Mayıs seçimleri yaklaşırken 
Vizesiz Avrupa  
Dine dayalı devlet 
100 yıl sonra Kut’ül Amare 
Irkçılık 
İslam dünyasının durumu  
Kaliteli Rusya analizi 
Panama belgeleri depremi 
BM Genel Sekreteri kim olacak? 
Terörizm ve nükleer güvenlik 
IŞİD’le mücadelede ilahiyat 
Teröre lanet 
Brüksel’den ne çıktı? 
Büyük pazarlık 
Türkiye-AB anlaşması 
Basın özgürlüğü 
Oscarlar ve Spotlight 
Türkiye-AB zirvesine doğru 
İran nereye? 
Suriye: Obama’nın iflası 
Zor günler 
Suriye açmazları 
Suriye’de ateşkes mi? Chamberlain’in hayaleti 
Su ve elektrik 
Suriye: Köyün minareleri 
AB ve gelecek 
Dördüncü endüstri devrimi 
Temelleri sarsılan AB 
Avrupa’nın kaybolan rüyası 
Ortadoğu’da bir Çinli 
İslam dünyasının durumu 
Avrupa’nın popülizm sorunu 
Suudi Arabistan-İran krizi 
ABD’de kadın başkan 
2016’ya “Merhaba” derken 
Ne olacak bu AB’nin hali? 
Dış politikada gerçekçilik 
Türkiye-İsrail ilişkileri 
Ortadoğu’da mezhep kavgaları 
Tarihi Paris anlaşması 
İslam, Müslümanlar, Batı 
Türkiye ve AB üyeliği 
Stratejik rekabet 
AB-Türkiye zirvesi 
Gerilimi düşürme zamanı 
20 yıl sonra Bosna 
Gözler Paris’te 
İklim değişikliği ve global endişe 
Yaklaşan G20 zirvesi 
Su ve İsrail 
Diğer seçimler: Azerbaycan 
Türkiye: Umut ve kaygı 
Coğrafya ve politika (jeo-politik) 
Rusya’nın artan askeri gücü 
Terörizm başaramaz 
Seçimlere doğru Türkiye 
Putin Suriye’de neyin peşinde? 
Enerji, AB, İran 
Hac faciasının düşündürdükleri 
BM başarılı oldu mu? 
Sürdürülebilir kalkınma hedefleri 
Yunanistan’a istikrar gelecek mi? 
Corbyn başarabilir mi? 
Suriye satrancında Rusya 
İnsan kaçakçıları 
Savaşların kurbanı çocuklar 
Mısır’ın enerji piyangosu 
Yine suyun önemi 
AB’nin mülteci krizi 
AB’nin mülteci krizi 
Tsipras’ın sınavı 
Türkiye’de karar halkın 
Türkiye’ye üzülmek 
Stratejik bir kaynak: Su 
Başka bir “çılgın proje” 
Enerjide Türkiye-AB işbirliği 
Türkiye ve uyanan dev 
IŞİD’le savaş 
Yunanistan: Sönen umutlar 
AB’nin geleceği 
İran’la tarihi anlaşma 
Rusya’nın ayıbı 
Evet mi, hayır mı? 
Suriye’ye dikkat 
İran’la anlaşma olacak mı? 
ABD’ye bakış 
Rakamlarla mülteci krizi 
Magna Carta 800 yaşında 
Dünyada silahlı çatışmalar 
Yunanistan’ın geleceği 
Türkiye’de yeni dönem 
Güç paylaşımı, Lübnan 
Güç paylaşımı, Kuzey İrlanda 
Güç paylaşımı, Bosna 
Geçmiş ve gelecek 
ABD’nin Irak fiyaskosu 
Arakan Müslümanlarının trajedisi 
Siyasette deprem 
Zafer günü 
İngiltere nereye? 
Akdeniz’de stratejik dengeler 
ABD’nin Türkiye’ye bakışı 
Vietnam Savaşı’nı hatırlamak 
Akdeniz trajedileri ve AB 
Yunanistan: Karar zamanı 
Seçimler ve sonrası 
Esas konu geleceğimiz 
Milletin makûs talihi 
Siyasette yeni soluk 
Siyasette yeni soluk 
Çoklukta ölüm bile tatlıymış… İnanmayın! 
İran’la satranç 
Toprakları kanlı Yemen 
Bir yıl sonra Kırım 
İnternete bakış 
Çanakkale geçilmez 
Netanyahu sınavda 
Kadın liderler zorda 
Rumlar ne düşünüyor? 
Savaş çığırtkanı Netanyahu 
Rusya ve Putin 
Demokrasi, demokratlık 
Avrupa’nın kaderi Almanya ve Rusya’nın elinde 
Türkiye’nin kadınla sınavı 
Ukrayna anlaşması kalıcı mı? 
Yunanistan’ın kader günleri 
Avrupa’nın Ukrayna sınavı 
Yakarak öldürmek 
Sina’da ne oluyor? 
Ekonomi ve siyaset 
Yunanistan kavşakta 
Dünyada demokrasi geriliyor mu? 
Euro bölgesinin sorunları 
Avrupa ne yapmalı? 
Müslümanlar ne yapmalı? 
Terörizm hepimizin düşmanı 
Risk toplumu 
Robotlar ve işçiler 
2015: Seçimler yılı 
Güzel Türkçemiz 
Enerji jeo-politiğinde LNG 
2015’te Ortadoğu 
Putin zorda 
Yunanistan’a dikkat 
Gelir uçurumu 
Enerji oyununda kritik gelişme 
Nükleer enerji 
Yeni soğuk savaş mı? 
Dünya Bankası’nın iklim raporu 
Yine iklim değişikliği 
İran’la anlaşma mümkün olacak mı? 
ABD ve Çin sürprizi 
Küreselleşmenin neresindeyiz? 
Mescid-i Aksa 
İngiltere AB’den çıkacak mı? 
ABD Kongresi için yarış 
Ukrayna ve Tunus’ta kritik seçimler 
Türkiye’nin G20 dönem başkanlığı 
Petrol fiyatları düşerken 
Eşitsizlik sorunu 
Küreselleşme ve dünya düzeni 
Ebola tehdidi  
Kurbanlar 
Türkiye’nin Ortadoğu sınavı 
Dünya düzensizliği ve BM 
IŞİD hedefte 
Barbarlar kapıdayken 
İskoçya: Kader günü 
İskoçya’dan Katalonya’ya 
İskoçya referandumu 
Kissinger’in “Dünya Düzeni” 
Kritik NATO zirvesi 
Arap dünyasında siyasal İslam 
Türkiye’de yeni dönem (mi?) 
AB ve Akdeniz 
Deneme sırası Norveçlide 
Putin, Aliyev, Sargsyan 
2014’te insani kalkınma 
Kavşaktaki Türkiye 
Türkiye ne düşünüyor? 
Uluslararası guguk 
10 Ağustos ve Kıbrıs 
İsrail kazanabilir mi? 
Yazacak ne kaldı? 
Hepimiz Gazzeliyiz 
Gazze senaryoları 
Filistin trajedisi 
Su sorunu ve uluslararası su hukuku 
Müslümanlar radikalizme karşı 
Türkiye cumhurbaşkanı 
Savaş: 100 yıl önce ve şimdi 
Çin ve Ortadoğu 
Dünyanın mülteci sorunu 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dış politikada gerçekçilik 
Dış güçler 
Bravo Obama 
AB’nin yeni açmazları 
Kapitalizm ve eşitsizlik 
Mısır nereye? 
Öteki Avrupa seçimleri 
Küresel ısınma ve güvenlik 
Avrupa nasıl yolunu kaybetti? 
Washington’dan Biden geliyor 
Batı sonrası düzen 
Türkiye’nin enerji amaçları 
Doğu Akdeniz ve Çin 
Irak’ın geleceği 
Transatlantik ilişkiler, Türkiye 
Orhan Veli 100 yaşında 
Kıbrıs- Güney Afrika 
Ukrayna bıçak sırtında 
Etnik anlaşmazlıklara çözüm 
Türkiye-AB ilişkileri nereye? 
Afganistan’da kritik seçimler 
Türkiye’de “yeni dönem” 
Türkiye seçim sınavında 
Türkiye yanlış yolda 
Yasaklarla nereye kadar? 
Kırım’ın ilhakı ve biraz tarih 
Kırım: Kritik gün 
Ukrayna, Kırım, enerji 
Eşitlik: Uzun ince yol 
Ukrayna dersleri 
Rusya Kırım’a dönüyor mu? 
Venezuela’da ne oluyor? 
Kiev “Meydan muharebesi” 
Kiev alev alev 
Rusya, Mısır, Doğu Akdeniz 
Türkiye, İsrail, Doğu Akdeniz 
Müzakereler başlarken 
Soçi Olimpiyatları başlarken 
Döviz ve durum tespiti 
Fransa-Türkiye ilişkileri 
Ukrayna: Rusya-AB rekabeti 
Gözler Cenevre 2’de 
2014’te savaş çıkar mı? 
Siyasi partilerin geleceği 
Downer başarabilecek mi? 
Cesur yeni dünya 
Avrupa’da aşırı sağa bakış  
Ekonomik beklentiler zayıf 
2014 ve Kıbrıs 
2014 ve Türkiye 
Mandela: Özgürlük meşalesi 
Ortadoğu’da Türkiye algısı 
Eleştirel ve özgür düşünce 
Fikirler, özgürlük ve hukuk