Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Yaseminlerin Öyküsü Yok?!…

16 August 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

 
Barikatlardan geçmek ve geride kalanlardan iz sürmek insana yolculuğun masum yönlerinden biridir… Maziyi sınır boyunda yürümek ve neler yaşandığını düşünmek... Kimler nereden nereye gitti? Cevabı arda kalan kalıntılardan, yıkık harabe binalardan okumak mekânda insana yolculuktur...
“Ara Bölge”nin her yanına girmek henüz mümkün değil… Ama ara bölgenin içinde sivil hayatın sınırında kalan yerleşim yerlerindeki metruk evleri görmek insanı hüzünlendiriyor… Savaşın derin izleriyle yeniden yüzleşmek hatta onlara dokunmak şiddetin ve kaybın adresini barındırıyor olmanın göstergesi… Cumbalı evlerin boş boş bakan hali içimizi çok burkuyor… Buralarda kimler nasıl bir hayat sürdürdü, çatışmaların ortasında neler yaşandı? Bütün buna benzer yolculuklar çok sayıda kısa film gibi… Kendi öykümüzü izbeye dönmüş sokaklardan, konaklardan çıkarmak insanın içini burkuyor…
Yazılamamış yasemin öyküleri
Kıbrıs yazılmamış nice yasemin öyküsünün içinden kan geçtiği garip bir coğrafya… İnsanın bu kadar hayat dolu ve rahat olduğu bir yerde savaş nasıl boy atmış? Kapı önlerinde molohiya ayıklayan kadınlar çocuklarının silah kullanmasına hangi ara müsaade etmişler?! Kahve fallarında hep “beyaz atlı prensi” bekleyen genç kızların çocukları hangi ara “Ares”leşmişler? Bu insanların ortak öyküleri nasıl rekabetçi milliyetçilikler tarafından öldürüldü? Yıkık bir duvara yaslanan eski bir kapının içeri aldıklarının öyküsünü anlamak da anlatmak da kolay değil… Tahtakale’den Mağusa Kapısı’na yürüyerek yıkıntıların mazisini idrak etmek kolay değil… Yıkıntının mazisi parlaktı halbuki… Nice insan bu maziden geçerken ortak çeşmeyi kullanmış… Pazarda kadın satıcının düne ilişkin söylediği güzel şeyler yıkık binalardan anlaşılmıyor… Dahası güzel şeylerin tümü bu metruk yapıların altında kaldı. Evler uzun uzun hüzün şarkısı mırıldanıyorlar… Mesul olmadıkları bir matemin yasındalar… Binaların tek konuğu sokak kedileri… Onlar ayrılmıyorlar dil/renk üzerinden… Kediler zaten barikatları diledikleri zaman özgür biçimde geçebiliyorlar… Onlar ömür boyu “Şengen”li… Kuşlar bu binaların ortak sesi olup içerdeki hayatı yükseltiyorlar… Bu aslında binaların küçük tesellisi oluyor… Bir gün evin gerçek sahipleri gelip bu kuşlarla dertleşecekler diye…
Terk edilmişlik esareti…
Yolun kenarından terk edilmiş binaların avlularındaki eski model arabalara bakıyorum… Araçlar savaşın kızgın ateşinden terk edilmiş ve bir daha el sürülmemiş… Binaların geride kalan görüntüsü insanın hüzne yolculuk yapmasını tetikliyor… Kiminde balkon var kiminde yok… Balkonlarda akşam sefası yapan ailelerin sevincini arıyorum… Kıbrıs’ın boş binalardan okunacak yakın tarihi hüzün oluyor akıyor… Sokaklarda insan görmek bile zor… Sahiden terk edilmişlik bütün şiddetiyle mahalleyi esir alıyor… Esaret evlerin binaların tüm ruhunu teslim almış… Onlara soruyorum buradaki hayatları, kimse bana yanıt vermiyor…. Binanın geride kalan öyküye dair söyleyecek çok şeyi var ama suskunluk altın oluyor… İnsanın içinde yaşamadığı, olmadığı binaların yaslandığı aşk hikâyeleri onlara renkli bir maziye tanıklık ettiklerini anlatıyor… Renkli insanların geride bıraktıkları evlerin öyküsü hâlâ siyah beyaz… Renkleri insanların enerjisinden alan bu yerleşim mekânları şimdilerde sadece siyah görünüyor. Matem rengi tüm cüssesiyle evlere hükmediyor…
Siyahın tek kaldığı hayatın türküsü de hüzündür… Bunları siyahtan öğrenmek zor… Geriye yürüyorum… Yürüdükçe siyahın örttüğü renkleri bulmaya çalışıyorum…“Öteki” Renklerin biraz altta kaldığı her haliyle belli... Tarih sadece siyah değildi elbette… Rengarenk bir mazinin gerideki tek tonu siyah olmuş… Yasın ve hüznün adını koymak tanıksız olmuyor…
Hamiş: Bugün Kıbrıs’ın “sömürgelik”ten bağımsızlığa geçişinin 55.yılı! Artık onu resmi olarak kimse kutlamıyor… Kutlu olsun…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!