Derviş Deniz

 

Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor

17 August 2015, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Derviş Kemal Deniz

Biz Kıbrıs’ta  küçük işlerle uğraşıp en basit sorunları bile çözme yönünde çok büyük sıkıntılar içerisinde boğuşurken, gittikçe devleşen çok uluslu şirketler sınırları olmayan bir dünya pazarından daha ne kadar pay alabilirim diye düşünmektedirler. Bu nedenle çok hızlı bir şekilde sadece insanlar arasındaki gelir farkı artmamakta, bunun yanında şirketler ve ülkelerin gelirleri arasındaki farklar gittikçe genişlemektedir.

Bugünkü yazımda dünyanın en büyük denetim, vergi ve mali müşavirlik firmalarından biri olan Price Waterhouse Coopersin 77 ülkeden 1300 şirket CEO’su ile yaptığı araştırmanın ortaya çıkardığı sonucu sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu araştırmada büyük şirket CEO’larının ortak özelliği genelde çok uluslu şirketlerin yöneticiliğini yapmış olmalarıdır. Çok uluslu şirketler dünyayı sınırları olmayan bir pazar gibi gördükleri için  dünyanın herhangi bir yerindeki fırsat ve tehditlerin çok yakın takibini yapmakta, stratejilerini ve gelecek planlarını buna göre düzenlemektedirler.

2015 yılı ile ilgili olarak şirket yöneticileri gelir düzeylerini yükseltmek için tehditler kadar fırsatların mevcut olduğunu belirtmektedirler. İlginç bir gelişme olarak Amerika Birleşik Devletleri son beş yılda ilk defa ekonomik büyüme açısından Çin’in önüne geçmiştir. Ancak Çin gibi yükselen ülkelerin genç nüfusu ve gittikçe güçlenen orta sınıfı gelecekteki ekonomik büyüme açısından bu gibi ülkelere avantaj sağlamakta ve 2030 yılından sonra Çin’in ABD  ekonomisinden daha büyük bir ekonomiye sahip olacağı beklentisi hala güçlü bir şekilde durmaktadır.

2015 yılında ülkelerin durumuna bakıldığında, ABD’nin büyümede Çini geçmesi dışında İngiltere’nin Brezilya’nın üzerine geçtiği, Japonya’nın geçmiş yıllarda onu geçen Rusya’yı arkada bıraktığı ve Euro Bölgesi ülkelerinde yaşanan  ve küresel büyümeye büyük tehdit görülen ekonomik duruma karşı güven algısında olumlu gelişmeler olduğu  görülmektedir.

Küresel iş dünyası bütün olumlu göstergelere rağmen ekonomik büyüme açısından geçen yılki kadar pozitif düşünmemektedirler. Yöneticilerin yüzde otuzyedisi (%37) ekonomide gelişme olacağını düşünmektedir ve  bu geçen yılki beklentilere göre (%44) yüzde yedi oranında düşüş demektir. İş dünyasının yüzde onyedisi de (%17)  ekonomide geriye gidiş olacağını düşünmektedir. Bu olumsuz havanın temelinde IMF Başkanının, “Düşük seviyelerde sürecek bir ekonomik büyüme dönemi” söylemi yatmaktadır.

Ekonomik gelişme ile ilgili olarak küresel iş dünyasındaki olumsuz görüşü etkileyen sadece IMF Başkanın söylemleri değildir. Bölgesel sıkıntıların da bu konuda etkili olduğu ortadadır. Küresel ekonomik aktivite içerisinde çok uluslu şirketlerin dünyanın farklı yerlerindeki sıkıntılardan pay alması olağandır. Bu nedenle çok uluslu şirketlerin birden fazla bölgedeki yatırımlarının bazıları bölgesel gelişmelerden etkilenmiş olacağından bu bölgelere yapacakları yatırım kararları da beklentiler doğrultusunda iptal edilecek veya rafa kaldırılacaktır.

 

Küresel iş dünyasının bölgesel olarak ekonomik büyümenin önünde gördüğü en büyük tehditler şöyle sıralanmaktadır :

Kuzey Amerika - Aşırı yasal düzenlemeler ve kurallar - % 85

Kuzey Amerika, Doğu Avrupa, Orta Doğu - Bölgesel Siyasi belirsizlik-% 78

Sosyal  Dengesizlik – Afrika - % 98

Önemli Beceri Eksikliği – Afrika - % 90

Siber Tehdit - Kuzey Amerika - % 80

Teknolijedeki Değişim Hızı - Asya Pasifik - % 71

 

Yukarıda görülen tehdit oranları bazı ülkelerde konuya göre çok yüksektir. Afrikada mevcut olan deneyimli ve beceri sahibi insan eksikliği ile sosyal dengesizliğin yarattığı toplumsal sorunlar bu bölgeye yatırım konusunda çok uluslu şirketleri çekingen davranmaya zorlamaktadır. Ekonomik olarak çok gelişmiş Kuzey Amerikada gittikçe artan yasal düzenlemeler ve kontroller küresel iş dünyasının Kuzey Amerika’daki yatırım niyetleri önünde bir engel olarak durmaktadır. Orta Doğudaki siyasi kavgalar da bölgedeki beklentileri ve dolayısı ile yatırımları negatif olarak etkilemektedir.

2015 yılı içerisinde olumlu gelişmelere şahitlik edilse de dünyada yaşanan ve biraz önce belirttiğim tehditler, beklentileri çok da olumlu kılmamaktadır. Bu da küresel iş dünyasının yatırım kararlarında önemli bir faktördür. Bugün itibarı ile ekonomik büyüme önünde görülen küresel çapta 3 engel vardır. Birincisi mevzuatın artırılması. İkinci engel de önemli sayılan deneyim ve bilgiye sahip insan sayısının yeterli olmayışı. Üçüncü büyük tehdit de hükümetlerin bütçe açıkları karşısında nasıl davranacakları ve kamu borçlarının nasıl ödeneceği konusudur. Bütçe açıklarını kapatmak için hükümetlerin genelde aldığı tasarruf önlemleri yanında gelirleri artırmak için vergi oranlarındaki artış, küresel iş dünyasının büyüme beklentilerini karşılamamaktadır. Böyle olunca da iş dünyasının ilgili ülkelerdeki yatırım trendlerinde düşüş kaydedilmektedir.

Dünyamız artık kocaman bir pazar. Geçmişte olduğu gibi kimse sınırları içerisinde kalmıyor. Üstüne üstlük dünyada istisnai birkaç ülke dışında hiçbir ülke milliyeti, dini veya inancı dolayısı ile herhangi bir kişi veya kurumun yatırımına itiraz etmemektedir. Ancak iş dünyası bu teşviği görse de ülke içindeki siyasi ve sosyal şartlara da önem vermektedir. Siyasi ve sosyal açıdan sorun yaşayan ülklerde yatırım çok da düşünülmemektedir.

Görülen odur ki küresel pazar yıllar itibarı ile daha da büyüyecektir. Biz Kıbrısta bu küresel pazarın bir parçası olabiliriz. Bunun için de küresel kabul görmüş bir ortamın içinde yer almalıyız. Bu da önce çözüm sonra Avrupa Birliği ile olur. Kendi küçük çıkarları için halkımızı bu global gelişim dışında tutmak isteyenler birgün kendisinin veya çocuklarının bile dünyanın hiçbir yerine gidemeyecek bir ekonomik durum ile karşılaşacağını şimdiden planlaması gerekir. Küresel Pazar büyüdükçe ve zenginlik arttıkça bundan pay alanlar gelişecek, alamayanlar ise fakir ve muhtaç yaşamaya devam edeceklerdir.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi