Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım

19 August 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Temmuz ve Ağustos, yakın tarihimiz açısından insanın ve vicdanın taşıyamayacağı ölçüde olayla örülmüştür… Öyle ki bu iki aydaki resmi/gayri resmi konuşmalar yakın tarihi sürekli yinelemekte ve ortam iki taraf açısından da psikolojik savaş teknikleriyle bulandırılmaya çok müsait olmaktadır… Bu durum elbette gerçeklerin üstünü örtmeyi gerektirmez… Lakin Kıbrıs gibi küçük bir coğrafyada ve adada siyasetin çaresiz kalması, hatta tıkanması da hayatın kuşatılmasına yol açabilmektedir…

Bugünlerde tuhaf tuhaf “haritalar” yayınlanıyor; mal mülk konusunda insanların kafasını karıştıracak bazı iddialar ortada dolaşıyor… Bunların tümü doğru da olabilir, verilecek köylerin durumunu gösteren bu tür haritaların yayınlanması psikolojik savaş araçları haline de gelebilir… Bu ve buna benzer hareketlerin fikir hayatımıza katkısı yoktur… Dahası insanlar arasında panik yaratmaya, halkı korkutmaya dönük temrinler olduğu şeklinde telakki edilmektedir… Bunları yayanların ileride oluşabilecek olası ciddi ve ağır sorunlar karşısında söyleyebilecek argümanları kalmayabilir…

Sokaktaki kafa karışıklığı giderilmeli

Bu tür tartışmaların halkın gündemini fazlaca meşgul ettiğini sokaktaki konuşmalardan anlamak mümkün… Burada dikkat edilmesi gereken konu halkın yanlış bilgilerle panik yapmasına yol açacak aşırı yorumlardan geri durmak… Mal-mülk konusu Kuzeyde 1974’den itibaren mevcut idareler tarafından yanlış biçimde değerlendirildiğini, eşitsizlikler yaratacak biçimde ele alındığını bilmeyen yoktur… Güney’de mal bırakıp kuzeye göçenlerin bir bölümü ciddi haksızlıklar yaşamıştır ve bu haksızlıklar telafi de edilmemiştir… Dahası, hiç hakkı olmayanlara da siyasi mütalâalar üzerinden ganimet gibi mal takdim edilmiştir… Halkın büyük çoğunluğu zaten öyle mal mülk üzerinden ihya edilmiş değildir… Yurttaş kendisine veya çocuklarına verilmiş bir ev veya üzerine hane yapmak üzere verilmiş bir arsayla ne zenginleşmiş ne de ihya olmuştur… Üzerine değer kattığı bir haneyle hayatını idame ettirmektedir. Alabildiğine ganimet arazi kapatıp zenginleşenler sadece belirli bir mutlu azınlıktır… Bunların da biraz eşelense kimler olduğunu anlamak mümkündür.
Beklentimiz, ölçümüz ne olmalı?

Bunları tartışırken ölçü Kıbrıs Türklerinin ileride bir daha göçmen ve “parya” bir toplum olmayacağına ilişkin yapıcı bir antlaşmaya imza koyup destek vermek olmalıdır… Fakat seçilmiş siyasilerin bu güne kadarki performanslarına bakıldığında bu anlayışın dışına çıkacaklarını öngörmek falcılık olmaz… Bu yüzden siyasiler, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın yaptığı 100 gün değerlendirmesi gibi bir yöntemle halkın resmi ve doğru biçimde bilgilendirilmesi kanalını açık tutmalıdır… Kaldı ki 100 gün değerlendirmesinde bazı mütalâalar da ufak eksiklikler de vardı. Elbette müzakereler sürerken ve birçok konu kesinleşmemiş halde masadayken bunu yapmanın bazı sakıncaları olabilir… Fakat özellikle mal-mülk konusunda bilinçli biçimde dezenformasyon ile kamuoyunun manipüle edilmesinin çok kolay olduğu da akılda tutulmalıdır… Bu konu müzakerelerde kolayca istismar edilebilecek dosyaların başında gelmektedir…
Özel sektörün önü açılmalı

Kıbrıs meselesi çözüm arifesine gelmiş ve bu konuda siyasi liderlerde cesaretle sorunu bir antlaşmayla mühürlemek arzusundalar. Güney’de iflas etmiş bir kamu ve Kilise var… KKTC’de yeniden yapılanma hedefiyle bir hükümet kuruldu ve Cumhurbaşkanı da çözüm odaklı yoğun bir mesai harcıyor… Çözüm nihai müzakerelerle bu yılın sonunda veya gelecek yılın baharında tamamlanabilir… Bu noktada KKTC otoritelerinin yapması gereken kamuda ciddi reformlar yaparak özel sektörün(buna özellikle üniversiteler de dahildir) önünü açmak ve onların da sürece her anlamda hazır olacağı yüksek profilli siyasete bir odaklanmaktır… Yoksa psikolojik savaş oyunlarıyla “demagojiye” meşruiyet sağlayacak çabalara gark olmak değildir…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!