Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Mağusa yeniden gazi mi oldu?

26 August 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Mağusa! Sen ki Gazilik mertebesine erişen sayılı kentlerimizdensin… Bu ne hal?! Mahkeme önünde sopalar konuştu! Neyse ki silah ateş almadı… Neden? Yargının kararını sürekli ertelemesine tepki yüzünden… Belli ve açık bir konuda yargı bir biçimde karar alamıyor…
Yargının Mağusa’daki davada ipe un serer vaziyette kaldığı konusunda genel bir intibaa var… Dahası bazı grupların davasını yargıçların almak istemediği söylentileri bile var… Memleketin çivisi çıkmış… İki grup arasındaki çatışmanın en ciddi sebebin 2 yıldır süren dava olduğu ileri sürülüyor… “Geciken adalet, adalet değildir” sözü boşuna kayıtlara geçmemiş. Doğrusu çetesini mahkemede yargılayamayan bir ülkenin tutunacak dalı kalmamış demektir…

 

Devletin gücü kimin elinde?
Her geçen gün moralimizin bozulması için sebepler çoğalıyor… Mağusalı’lar tedirgin. Çeteler bu kadar küçük bir yerde boy atma fırsatını nasıl yakalamışlar? Kimlere güveniyorlar? Çeteleşme bu kadar kolay biçimde ülkeye hakimiyet kuruyorsa dışarıdaki egemenlik kavgası hikaye demek! Bunlar karşısında yetkili otoriteler çaresiz kalır mı? Arbede çıkmış, polis yerde, polisin silahı da kavga edenlerden birinin elinde… Bu fotoğraf aslında devletin bu gruplar karşısındaki pozisyonunu yeterince göstermiyor mu? Kavga edenlerin kendilerine güveni nereden geliyor? Normal bir yurttaş polisi yere yıkıp silahını alabilir mi? Gücün kimde olduğunu anlamak için bu fotoğrafa bakmak yeterli değil mi?
İçine çete kaçan kent!
Evet gazeteler bu konuya yer verdi… Şener Levent, Başaran Düzgün gibi köşe yazarları olayın ciddi biçimde üzerine gidilmesi çağrısı yaptılar… Çok haklıdırlar… Lakin sivil toplum örgütleri sanki burunlarının dibinde olan bu konuya değinmek bile istemediler… Kıbrıs konusunda Maraş açılsın diyen çözümcüler Maraş’ın içinde yaşanan bu olayı normal bir adli vaka olarak mı görüyorlar? Hade Mağusa İnsiyatifinin gündemi Derinya kapısı, Maraş’ın açılması…Mağusa’da ilk akla gelen kenti en çok düşünen sivil toplum grubu oluyor diye onu örnek verdim…Öyle ki iki konuda da çok başarılılar…Ya temiz toplumcular ve temiz siyasetçiler? Meclisteki siyasi partiler? Peki İçişleri bakanı? Başbakan? Kimse tek bir kelam etmiyor! Sıradan bir olay gibi gözlerini kapamışlar… İçine çete kaçan ülkemizdeki bu olaylara seyirci kalıyorlar… Mahkeme önünde iki grubun çatışması Mağusa derbisi değildi… Çıkar kavgası, Haraç belası. Bu görüntüler Kıbrıslı Türklerin adalı oluşlarını, munis yaşamlarını andırır türden değildi…
Devlet içinde devlet mi?
Bu olaylara sert tepki gösterip üzerine gidip bunları adalete teslim etmek lazım… Burası mafyalaşma çeteleşme değil; insanların Adalı kimlikleriyle üretip zenginleşecekleri bir ülke olmalıdır. Buradan tüm topluma ve siyasi otoritelere çağrı yapmak istiyorum: Memleketi bu tür gruplardan kurtarmak lazım. Bu tür grupların fıtratında suç işlemek serbesttir. Uyuşturucu işi de bu tür suç gruplarıyla bağlantılı yapılmaktadır. Her gün uyuşturucu konusunda ahkam kesip, konferans düzenleyenlerin bu tür suç gruplarına karşı tepki göstermemesi kabul edilir bir durum değildir. Sadece gençlik elden gitmiyor. Topyekûn ülkenin geleceği gidiyor… Bu suç gruplarına karşı sanki devlet içinde devlet varmış gibi bir görüntü oluşuyor…
Kitabın orta yerinden reform, temiz toplum lafları edenlerin böylesi olaylar karşısında suskun kalması çok manidar… Temiz toplumu siyaset ile kurulacak, hükümet değişimiyle yapılacağını bir şey sanmak büyük yanılgıdır… Yol yakınken bu gruplara karşı sivil toplum sesini yükseltmelidir… Bu tür olaylara karşı ciddi tepki koymadan kurulacak siyasal partilerin de diğerlerinden farkı olmayacaktır. Havanda su yerine biraz da garaçoçço dövelim!…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!