Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı?

06 September 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Son birkaç seçimdir temiz siyaset albenili söylemlerin başında geliyor... Siyasetin “temiz”inden söz edenler toplumun beklentisine yanıt veriyor mu? Siyaset gerçekten kirli de öteki alanlar çok mu temiz? Siyasetin temiz olması gerektiğini ileri sürenler bunu salt siyasal partiler üzerinden okuduklarından irdeleme eksik kalıyor...
Görev yaptığımız birimlerde bir kadro açıldığında hak eden kişilerin o göreve gelmesi konusunda kılımızı mı oynatıyoruz? Gençler üniversitelerini tamamlıyorlar seçkin yerlerde doktora yapıyorlar ve sonra açılan kadrolara kariyeri açıkça üstün olanı değil biat edecek olanı alan akademisyenler ülkede az mı? Uyuşturucu yüzünden genç nesil nerdeyse yok oluyor… Bankaların halktan faiz adı altında aldıkları haraç zaten temiz bir gelirdir! Bu kirlilik değil mi? Veteriner kamu görevlisi olarak yurttaşlara onlarca yalan yanlış raporlar vererek devletin dolandırılmasına yol açıyor! Veteriner çok mu temiz?
İşin başı siyasi kültürden geçiyor... Öyleyse UBP, CTP, DP ve diğerlerine dönük kirlilik vurgusu neden? Diyelim ki bu partilerin hiçbiri seçilmedi ve yeni bir parti iktidara geldi… Bu yeni partinin de ana söylemi temiz toplum… Tüm meclis silme “Temiz”cilerden... Adım gibi eminim bu yeni gelecek olanların temiz siyaset konusundaki karneleri evvelkilerden bile daha kötü olacaktır... Bu dünyada hep böyle oldu... Öyle bir hınç birikmiş ki, bunun normal yollardan giderilmesi mümkün değil...

Siyasi kültür mirasımız

Bunu neden söylüyorum? Geçenlerde 20 yılın üzerinde polislik mesleğinde görev yapan iki arkadaşımla sohbet ediyordum... Burada yazmak istemediğim kadar çok malzeme verdiler... Orada konuşurken önemli bir teamülden söz ettiler... Şu andaki emniyet müdürünü tenzih ederek söylüyorum(henüz göreve yeni atandı ve icraatlarını görmeden haksızlık etmek doğru olmaz), Mağusa’daki, Güzelyurt’taki veya Girne’deki bir olayın incelemesi için Lefkoşa’da müdürün “adamı” olan emniyet mensubu her olayda mutlaka gider ve rapor hazırlardı. Bölgedeki sorumlu kişiler ise olayı seyretmekle meşguldüler. Genel müdür kendi adamlarını belirlemiş ne olursa işin incelemesini onlar yapıyor ve onlar sonuçlandırıyorlar...
Kısacası polis teşkilatı bir müdür ve onun güvendiği 3 arkadaşı tarafından idare ediliyor. Aynı şekilde siyasal partiler de hükümete geldiklerinde her bir bakanın adamcılığı ve performansı, belediye başkanının kentteki adamcılığı, okul müdürlerinin öğretmenler arasındaki adamlarıgibi bir sirkülasyon aslında siyasi kültürümüzün ve genlerimizin pederşahi düzeyde kaldığını anlatan ilginç bir miras... Bunun sebepleri arasında siyasi kültürün devlet yönetmeye muktedir bir bilinçten yoksunluğu, kapalı cemaatten bir türlü açık topluma geçememe, bunun daha da altında müstemleke ruh halinin davranışlara yansıması ve özgüvensizliğin düzeylerini anlatacak bir dolu fikre gömülmek mümkündür… Bunu başka bir yazıda ele alalım…

Esamesi okunmayanlar…

Siyasi partilerde fikir tartışması yapılmıyorsa, liderler demokratik anlamda parti içi katılımcılığa önem vermiyorsa temiz toplum isteyenlerin de buna benzer sorunları olacağı kesindir... Onlar da bir parti kuracaklar ve kurulacak partide bir başkan ve onun adamları olacaktır... Geriye kalanlar zaten esamesi okunmayan askerler olacaktır... Bu süreçle bakanlıklar, partiler, kulüpler, şirketler, dernekler, sendikalar bu zihniyetle yönetiliyorsa demokrasiyi ve doğal olarak temiz toplumu beklemek mümkün olur mu? Dahası, evrensel anlamda demokrasi kültürü ve bilinci yetersiz cemaatlerde temiz toplum istemek neyin nesidir?
İtalyan savcının gizli yapılarla savaşmasından sonra dile dolanan bu güzel terimin ulu orta kullanılması bana hiç çekici gelmiyor... Yani çeteler ortadayken temiz toplumcular bunlara tek bir laf etmeyip seyrediyorlarsa zaten söylenecek bir şey de yoktur... Öte yandan siyasete ve partilere temizlik üzerinden ettikleri lafın bini bir para! Yanlış anlamayın; partilere edilen sözlerden hiç sıkıntım yok... Onlara aklımın ucundan savunmak geçmiyor... Lakin akılda tutmak gerekir ki, temiz toplum denilen söylemin gereği sadece siyasi partilere laf sokmak değildir... Onları aştığını gösterecek ve sistemi eleştiri hedefine koyduğunu söylemlerde olsun açık edecek bir anlayış... Çok şey mi istiyorum?

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!