Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi?

09 September 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Üçüncü Dünya’da bazı devletler için “failedstate” tabiri kullanılır… “Failedstate” başarısız devlet, düşkün devlet, aciz devlet anlamı taşır… Yani parlamenter sistemi, hükümet durumu, siyasal partilerin işlevleri, kamu düzeni, yerel yönetimler, eğitim sistemi, sağlık sistemi ve daha nice alanda yaşananlar aslında KKTC’nin aciz bir yapıya sahip olduğunun işareti olarak okunabilir…

Bugünlerde eğitim, sağlık ve enerji alanlarında yaşanan sıkıntılar çok fazla ön plana çıkıyor… Bu üç sahada kamu ciddi iflas uyarıları veriyor… Yani Kuzey Kıbrıs aslında her bakımdan çökmüş bir devlet görüntüsünde… KIB-TEK hızla kontrolü elinden kaçırmaya doğru sürükleniyor. Eğitim alanındaki sorunlara önemli çözüm önerileri geliştiren sendikalar pek de ciddiye alınmıyorlar… Sağlık alanında da durum çok farklı değil…

KKTC’de devletin kamusal gücünün olup olmadığını anlamak için devletin yargı ve denetim organlarının çalışıp çalışmadığına bakmak lazım… Devlet birimlerinde yurttaş sorunlarını çözebiliyor mu? Herhangi bir devlet dairesine gidildiğinde sorunlar belli bir disiplin ve ciddiyet içerisinde sonuçlandırılıyor mu? Kamunun içine düştüğü çaresizlikten çıkmaya dönük bir strateji/vizyon belgesi karar vericiler tarafından ciddi biçimde tartışılamıyor. Bir de devletleri devlet yapan temel unsur olan adalet sisteminin içinde bulunduğu duruma bakınca; akıllara “KKTC ‘failedstate’ kategorisinde midir?” sorusu geliyor. Çetelerin kamu (yargı-polis) üzerinde göreceli olarak etki kurması bu kategoriyi güçlendiriyor!

 

Dava dosyaları çığ gibi büyüyor

Mahkemelerdeki durumun vahametiyle ilgili Yüksek Mahkeme Başkanı Şafak Öneri’nin çarpıcı açıklamalarını işittik… Öneri görevi Narin Ferdi Şefik’e devrediyor. Şefik’in görevi onaylandığında ilk kadın Yüksek Mahkeme Başkanı olacak… Öneri, Özellikle 1983’de öngörülen yargıç sayısının 8’den 12’ye çıkarılmasının aciliyeti hususundaki vurgusu önemliydi… Öyle ki yargıç sayısının yetersizliğinden ve biriken dosyaların ağırlığından söz ediliyor… Dahası sadece yargıç sayısı değil bina, personel ve teknoloji açısından da sıkıntılar var. Örneğin polis teşkilatındaki personel yetersizliği davaların gecikme nedenlerinden biri… Öneri’nin verdiği bilgiye göre 2013’de tamamlanmayan 13 bin 254 hukuk davası 2014’e aktarılmış ve 2014’te de 18 bin 355 hukuk davası dosyalanmış.2015’e de 12 bin 822 dosya aktarılmış ve yıl içerisinde bu davalara 11 bin 889 dava daha eklenmiş. Yani adım atılmadığı, iyileştirmeye gidilmediği takdirde yargı sistemi her geçen gün çözümü daha da zorlaşan bir problem haline dönüşecek. Özellikle uyuşturucu dosyalarında son iki yılda artış tavan yaptı. 2000 yılında uyuşturucu hakkında toplam dava dosyası 34 iken; bu sayı 2014’de 287’ye yükseldi. 2015’in ilk 6 ayında ise 119 dava dosyası mahkemeye intikal etti… Mahkeme başkanı, davaların gecikmesinin yargıçlara bağlanmasından üzüntü duyduğunu da ifade etti. Bunlarla birlikte Öneri’nin mahkemeye intikal etmeyen ya da tespit edilmeyen suçların bu rakamların en az 3 katı olduğunu söylemesi çarpıcıydı. Adalet mekanizmasının önemli bir temsilcisinin ortaya koyduğu bu çarpıcı veriler, siyasi otoriteler tarafından önlem alınmasının aciliyetini gösteriyor.

 

Yargı reform bekliyor

KKTC yargı sisteminin düzgün ve günün koşullarına göre işleyebilmesinin yolu söz edilen reformların yapılmasından geçmektedir… Yargı sisteminde günün koşullarına uygun iyileştirmeler yapılması, yargıçların sayısında sözü edilen rakama ulaşılması son derece önemlidir çünkü halkın memleketin yargısına ilişkin giderek büyüyen bir güven sorunu olduğu bilinmektedir. Adli yılın açılmasına çok az bir zaman kalmışken memleketin içinde bulunduğu kamu düzeninde yargı sistemi yıpratılmadan alınması gereken önlemler bir an önce siyasi otoriteler tarafından hayata geçilmelidir.

Failedstate” durumunu başka alanlar üzerinden de tartışmaya devam edeceğiz…

 

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!