Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

“Barış” sahici olmaktan geçer…

13 September 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

9 Eylül yani Çarşamba günü BKP ve AKEL şehitlikleri ve toplu mezarları iki bölgede ziyaret etti… Tebrik ederim… Bir tür acıları, kayıpları yad etme, yüzleşme… “Bunları neden 41 yıldır yapmadınız?” diye eleştiren şehit yakınları olmuş Kuzey’de… Kapılar zaten 12 yıldır açıkken, BKP ve İzzet İzcan’ın daha önce gelmemiş olması, haliyle serzenişleri de beraberinde getirdi. Ailelerin iki sol partinin bu işe öncülük etmesini tuhaf karşılamış olmaları kuvvetle muhtemel… Fakat her iki parti yetkililerinin de acıları istismar etmek gibi bir niyetleri olduğuna hiç ihtimal vermiyorum. Öyle ki, şehitler ve kayıplar üzerinden istismar yapan siyasi anlayışların bu iki partinin dışında kalanlar olduğu herkesçe biliniyor…

Solun en politik eylemi!
İki partinin de geç kaldığını söyleyenler var. Bunu anlayışla da karşılayabiliriz fakat geç kalındığı üzerinden bir itiraz güzellemesine gitmek de haksızlık olacaktır… Bu iki parti belki de hayatın içerisinde tabu haline gelen bir konuya ilk defa temas etmek istemişler… Israrla bunun son 41 yılın en önemli siyasal davranışı olarak kabul edilmesini savunuyorum… Etnik kavga, iç savaş yaşanmış bir coğrafyada sol kökenli iki partinin şimdiye kadar yaptıkları belki en politik ama alabildiğine insani eylem budur… Yoksa çözüm konusunda nutuklar, soyut söylevler artık banal duruyor… Burada ateşe el atan bu iki siyasi partinin tutumunu yaygınlaştırıp, acılardan ortak dersler çıkarılması hususunda farklı duyarlılıklar yaratmasının önemi ileride çok daha iyi anlaşılacaktır… Öyle ki, bu tür asil etkinlikler siyaseten oy kazandırmayabilir… Hatta bazı insanlar size oy vermekten kaçınabilir. Lakin bunun toplumun ruhsal durumunda, mantalitesinde ciddi bir değişikliğe yol açacağını söylemek için kâhin olmaya gerek yok… Güney Afrika’da iç savaştan sonra buna benzer aktiviteler “hakikatlerle yüzleşme” adı altında ruhsal bir arınma yolu oluşturmuş ve “yeni” toplumun inşasında bu tür etkinlikler çok önemli yer tutmuştur…

Nutuk atmak yerine barışın dilini kurmak…
İç savaşların ya da terörün, şiddetin ahlakı, dini, milliyeti yoktur… Bunu insanların Kıbrıs’ta çukurlara kireçlerle diri diri gömülüp yok edilişinden anlamak mümkün… Akrabaları arasında şehit olmayan vatandaş yok. Herkes mutlak surette savaşın etkisini ve şiddetini yaşamış… Şimdi bu yeni tavrın bıkmadan usanmadan başka alanlarda da ortaya konması gerekiyor. Atmosferin olabildiğince normalleşmesi, sivilleşmesi bakımından bu tür etkinlikler önemlidir… Bir süre sonra insanların bu kayıplar ve şehitlerle ilgili duyarlı bir tutum sergilemesi başarılacaktır. Hiç kimse kızmasın ama yıllardır bu acıları yaşayanlar yalnız bırakılmış; bu insanların hatıraları milli törenlerin gölgesinde nutuk atılarak anılmıştır. Doğru olan ise bu acıların inkar edilmemesi, karşılıklı olarak görülmesi, kabul edilmesi ve bunlardan toplumsal dersler çıkarılmasıdır… Çözüm denilen konu da esasen budur… Yoksa teknik düzeyde bir uzlaşmanın sağlanması insanların hemen ona ayak uydurmasını getirmeyebilir… Sağlıklı olan bu tür ortak tecrübeler insanların acılar, kayıplar üzerinden yeni bir dayanışma ruhu üretmeleridir…
Buradan yola çıkarak, bu iki siyasi partinin öncülüğüne sivil kuruluşlar, bireyler destek vermeli ve bu acıların ortak ruhsal arınmaya katkı sunacak adımlar olarak okunmasına yardım etmelidir…
Yoksa birbirimize acılarımızı, kayıplarımızı göstermeden savaşın olumsuzluklarını yaşamaya daha ne kadar devam edeceğiz?
Barış için sahici işlere soyunmak her zaman tepki çeker fakat barış cesaret gerektirir!

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!