Av. Hasan Sözmener

 

2015-2016 Adli Yılı başlarken

14 September 2015, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Yüksek mahkemenin emekliye ayrılmak üzere olan ve kısa süren başkanlığı döneminde son derece başarılı bulduğum Sayın Şafak Öneri, yargının sorunlarının çizmeyi aştığını söylemiş. Bu tesbitin nerede ve kimlere söylendiğini bilemiyorum.


   Her gün sabahleyin saat 7.00 civarlarında radyomu açarım ve gazetelerin birinci sayfalarında hangi haberlerin öne çıktığını dinlerim. Bazı haberler vardır ki, hemen hemen her gazetenin birinci sayfasında yer alır. Bazı haberler de vardır ki, bir veya birkaç gazetenin birinci sayfasında yer alabilmektedir.

Dikkat ediyorum, yargının sorunlarına ilişkin haberler genellikle, tüm gazetelerde değil de birkaç gazetede yer almaktadır ve yer alırken de pek önemsenmemiş bir şekilde yer almaktadır.

Benim tespitim de bu, yanlış bir tespit ise, kusuruma bakmayınız. Hatta Şafak Beyin belirtmiş olduğum sözlerini okuyan Sayın Serhat İncirli, “yargının sorunları çizmeyi aştı” dedikten sonra “sandalet giysinler” diye de bir espri yaptı.

Başkanlık dönemini gayet başarılı bulduğum Şafak Beyinin, yargının sorunlarını dile getirme konusunda, bundan önceki yüksek mahkeme başkanlarının düştüğü hataya düştüğünü gözlemledim.

Uzun yıllardan beridir yüksek mahkeme başkanları, yargının başarılarını ve sorunlarını ve başarısızlıklarını, dava sayılarına bağlamaktadırlar. Hepsinin aşağı yukarı söyledikleri şudur; “Mahkemelerin huzurunda şu miktarda hukuk, bu miktarda ceza, o miktarda aile, ……davası bulunmaktadır halbuki bilmem hangi yılda bu miktar şu kadardı. Mahkemelerimiz geçen yıl, toplamda şu kadar davayı sonuçlandırdılar, halen mahkemelerimizin huzurunda şu sayıda dava bulunmaktadır.”

Evet Sayın Şafak Öneri ve Sayın Nevvar Nolan ve o zamanki diğer yüksek mahkeme yargıçları. 2008 yılından önce getirtmiş olduğunuz iki tane para canlısı İngiliz uzmanın aklına uydunuz ve yüksek mahkemeye gitmesi gereken dosya sayısını azaltmak için, yüksek mahkemedeki yargılama harçlarını astronomik şekilde yukarılara çektiniz. Alt mahkemelerde ise, yargıçları o kadar yetkilerle donattınız ki, avukatlar kendi davalarında ne yaptıklarını ve ne ettiklerini bilemez hale geldiler. Avukatlardan edindiğim bilgilere göre, hemen hemen hiçbir avukat, mahkemelerden çıkabilecek kararları tahmin edemez ve kestiremez haldedir.

2008 yılında ben demiştim ki, “önerilmekte olan çözümler yanlış tespitlere dayanmaktadır. İngilizler ya yanlış bilgilendirilmişlerdir ya da, bir an önce parayı alıp götürmek uğruna baştan savma çözüm önerilerinde bulunmuşlardır.”

2008 yılından itibaren belki de astronomik harçlar nedeni ile ilk birkaç yılda, yüksek mahkemeye müracaat sayısında azalma olmuştur. Ancak deniyor ki, halen yüksek mahkemede 1500 dosya bulunmaktadır. Her gün bir dosya bitirilse mevcutların bitirilmesi için, 1500 güne gerek duyulmaktadır. Gerisi de gelmektedir.

Benim kanaatime göre, gerçek ama yüksek rakamlarla dava sayılarını belirterek, mahkemenin başarıları veya başarısızlıkları veya sorunları ortaya konamaz. Bitirildiği iddia edilen davaların kaç tanesi telefon alacağı davasıdır? Kaç tanesinde duruşma yapılmıştır? Kaç genç avukat bu mahkemelerde duruşma yapma olanağını elde edebilmiştir? Yargıç alımlarına gelince de, müracaat eden genç avukatlara, “bu güne kadar kaç duruşma yaptınız?” Diye sorulmaktadır.

Yüksek mahkemedeki mevcut dava sayısı 1500. Günde bir davadan 1500 gün. Yılda 200 iş günü. Mevcudun bitirilmesi için 7.5 yıl gerekmekte. Deniyor ki yüksek mahkemedeki yargıç sayısı 12 yapılsın. Ne olacak 12 yapılınca? 7.5 yıl 6 yıla düşecek. Bakınız alt mahkemelerdeki dava sayısının da çok yüksek olduğu söylenmektedir. İlgili yasa, alt mahkemelerde toplam 42 yargıç atanabileceğini söylüyor. Peki, yüksek mahkeme yargıçlarının da üyesi olduğu Yüksek Adliye Kurulu, alt mahkemelere 42 tane yargıç ataması yapmış mıdır? Hayır yapmamıştır. Yanlış hesaplamadıysam, alt mahkemelere 11 tane daha yargıç atanabilir. Yani yüksek mahkeme kendi yargıç sayısının sekizden on ikiye çıkarılmasını ve bu konuda anayasa değişikliği yapılmasını önerirken, hiçbir yasal düzenlemeye gereksinim olmaksızın 11 tane daha yargıç atayabilme yetkisine sahip olduğu halde hem de yarından itibaren, atamamaktadır.

2015-2016 adli yılı, bu kadar dava sayısına rağmen 2.5 ay tatilden sonra 15 Eylülde açılacaktır. Allah aşkına, açılışta, yine sadece dava sayılarından bahsedilmesin. Duyduğuma göre açılışa Pakistan’dan yargıçlar geleceklermiş. Bir de onlara sorsunlar belki onlar yargımıza bir çözüm önerisinde bulunabilirler. Açıkçası Pakistan’dan yargıç getirmek kimin aklından çıktı? Çok merak ediyorum doğrusu.

Son sözüm, tabii ki dava sayısındaki artışlar yargının sorunlarını artırmaktadır. Ancak esas sorun asla ve asla dava sayısı ve yargıç sayısı değildir. Esas sorun kürsüdekilerin, diğerlerini hafife almaları ve onlarla işbirliği içine girmemeleri ve en önemlisi de cebri icradır.

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti