Prof. Dr. Vedat Yorucu

 

Eğitimdeki sorunların temeli irade ve ekonomik çıkmazdır

18 September 2015, Friday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

15 Eylül tarihinde KKTC’deki tüm okullarımız açıldı. Eğitim yılına, her yıl olduğu gibi yine sorunlarla başlıyoruz. Yine, falan okulda öğretmen eksikliği var, filan okulda hademe eksikliği var şikayetlerini dinledik. Hak etmeden tayin alan öğretmenler, tayin yerinden şikayetçi olan öğretmenler, camları ve tuvaletleri tamir edilmeyen okullar için yapılan eylemler ve daha burada saymadığım bir sürü rezillik var. Bir de bunlara ek, bir yıl önceden veliler uyarılmasına ve üç ayrı zamanda kolejlere yerleştirme sınavları yapılmış olmasına rağmen, kontenjanları belirlenmiş devlet kolejlerine, ek sınıflar açılarak kontenjan fazlası alınan öğrenci sayıları sorunu ortaya çıktı. Kanal Sim’de Eğitim Bakanı Kemal Dürüst soru bombardımanına tutuldu. Burada sorulması gereken soru, mevcut durumu tüzük ve yasalara göre devam ettirmek midir, yoksa devlet halk için vardır; altyapı imkânlarımız elverdiği ölçüde, daha çok öğrenciye kolejlerde eğitim fırsat sağlıyoruz mudur?
***
Kolejlere giriş sınavlarında, ben olsam hem Türkçe, hem de İngilizce dilinde aynı soru kitapçığı hazırlar, dileyene isterse yabancı dilde de sınav alabileceği imkânları sağlardım. Kolejleri, bölgeciliği ve ayırımcılığı ortadan kaldırmak için kapatır, Başkent Lefkoşa’da 300 kişilik, 10 sınıflık bir “İngiliz Okulu’na” dönüştürürdüm. Sınama yaptıktan sonra, İngilizce gerektiren dersleri öğretmeye yeterli olmayan öğretmenleri ayıklardım. Toplam öğretmen kadromun yüzde 50’sini, anadili İngilizce olan (anne ve babası İngiliz, Amerikan, Iskoç, Avusturalya veya Kanadalı olan kişileri kastediyorum) öğretmenlerden oluştururdum. Uzak mesafeden bu okula girmeye hak kazananlar için, yatılı okuma imkanı yaratır, yurt hizmetlerini de İngiliz Okulu’na entegre ederdim. Bu okula girmeye hak kazananlara haftada üç gün tam gün eğitim, çarşamba öğleden sonralarını da, eğitsel faaliyetler, spor, sanat ve müzik gibi etkinliklere ayırırdım. Cuma günleri de öğleye kadar mesai uygulattırırdım. Kesinlikle ÖYS’ye yönelik öğrencileri bu okulda yetiştirmezdim. Bu okula, sıralama sınavı yapıldıktan sonra, ne nakil yaptırırdım, ne de ek kontenjan verirdim. Sınav bittiği gün çizgiyi çeker, sonrası bir hafta içinde kayıt olmak isteyenleri kaydederdim. Gelmeyenlerin yerine ek kontenjan açmazdım. Bir kişi dahi ekstradan almazdım. İsterse 300 kişilik kontenjanın örneğin 200 kişisi kaydolsun, yine de geçme puanını aşağıya çekip, ek öğrenci alacağım diye belirlediğim kalite ve standardın altına asla düşmezdim. Bu okulda okuyanlara, devlet okullarında okuyanlardan farklı olarak, yıllık okul harcı yükümlülüğü getirdim. Okul harcı yükümlülüğünü, yıllık üç asgari ücret karşılığı döviz olarak belirlerdim ve oluşturacağım ayrı bir fonda biriktirir, istihdam edeceğim Yabancı Uyruklu hocaların sözleşmeli maaşlarını ve sosyal güvenlik primlerini öderdim. Özlemi duyulan 70’li, 80’li yıllardaki havayı tekrar yakalardım. Kısacası orta öğretimde Reform yapardım.
***
Genel bütçe içerisinde eğitim harcamaları oransal olarak en büyük payı alıyor. Peki bütçeden en büyük payı eğitim almasına rağmen, neden KKTC’de eğitim pek gelişemiyor?
***
Bu sorunun cevabını verebilmek için, ekonomik aklı yormak gerekiyor. Örneğin, eğitimdeki harcamaların kaçta kaçının personel giderlerine ve personelin transfer ödemelerine gittiğine bakmamız gerekiyor. 2015 yılı Bütçe Giderleri, toplam 4 milyar 96 milyon TL olarak öngörülmüştür. Bu yılki bütçede, eğitim harcamaları için 478,015,310 TL ayrılmıştır. Bu rakam toplam bütçenin yüzde 11,6’sını, Gayri Safi Milli Hasıla’nın da yüzde 5.85’ini oluşturuyor. KKTC’de yüksek öğretim sektöründe potansiyel bir büyüme söz konusu iken, orta ve ilköğretimde kamu hizmetlerinden memnun olmayan veliler, çocuklarını özel sektörde faaliyet gösteren okullara yönlendirmektedir. Yüksek öğretimdeki yatırım harcamalarının haricinde, eğitimdeki harcama yapıları alışılmışın dışında değildir. Eğitimdeki reel harcamalar, 2009-2011 arası dönemde 295 milyon TL dolaylarında gerçekleşmiş, genel orta eğitim harcamalarında oldukça az bir düşüş göstererek toplamın yüzde 32’sine, ilköğretim ve okul öncesi eğitimde yüzde 29’a, meslek okullarında ise yüzde 11’e gerilemiştir. 2015 Yılı Bütçesi’ne bakıldığında durum iyileşmemiştir. OECD ülkelerinde yüksek öğretime harcanan pay yüzde 26, geriye kalan öğretime (orta ve ilköğretim ile okul öncesi eğitime) ise yüzde 74’tür. Bizde ise durum biraz farklıdır. Üniversitelere ayrılan pay yüzde 28, diğerlerine ayrılan ise yüzde 72’dir. Burada üzerinde durulması gereken en önemli konu,  KKTC’deki personel maaşlarının yüksekliğidir.
***
Dünya Bankası raporunda, 15 yıl deneyimi olan OECD ortalaması ilk öğretim öğretmeni 2009 yılında kişi başına düşen GSYİH’nın yaklaşık 1.2 katı maaş almaktaydı (lise öğretmenleri için kişi başına düşen GSYİH’nın 1.3 katı idi). 2011 yılı öncesinde Kıbrıs Türk ekonomisinde, başlangıç düzeyindeki bir öğretmen ilk yılında ayda brüt 2,200 TL maaş almaktaydı (13’üncü maaş da dikkate alındığında, yıllık kişi başına düşen pay GSYİH’nın 2.0 katıydı). Bu rakam 15 yıllık deneyim için OECD ortalamasının bayağı üzerindedir. 2009 yılında, 15’inci senesinde olan bir öğretmen, ayda yaklaşık 5,269 TL ve 13’üncü maaşı da hesaplanınca, kişi başına düşen gelirin GSYİH’nın 4.8 katı kadar kazanmaktaydı. Bu oran da, OECD ortalamasının neredeyse 3 katıdır. 2011 yılından sonra devreye giren ve daha muhafazakâr olan yeni ödeme ölçeğine göre, 2011 yılına kadar 15 yıl hizmeti olan bir öğretmen, eski rejimden çok daha az olacak şekilde, kişi başına düşen GSYİH’nın 3.4 katı kadar kazanmaktaydı. Ancak, bu rakam hâlâ OECD ortalamasının neredeyse 3 katına eşittir. Bu açıklamalar Dünya Bankası Uzmanları’na aittir. Ancak, bu durum çalışanlar arasında gelir eşitsizliği yaratmakta, haklı olarak sendikalar, bu konuda eşitsizliğin kaldırılması için talepkâr olmaktadır. Göç yasası diye isimlendirilen yasada, iyileştirme yapma sözü veren CTP-DP, hükümete geldikten sonra fikirlerini değiştirmiştir. O zaman, bu durumu düzeltmek için ne yapmalıyız sorusu gündeme gelmektedir? 370 milyon 700 bin TL personel maaşı, 11 milyon 100 bin TL Sosyal Güvenlik Gideri, 59 milyon 100 bin TL de Cari transferlere ödenek ayrılan eğitim bütçesinin yüzde 92,23’ü maaş ve özlük haklarına gittiğine göre, geriye kalan yüzde 7,5 ile okullara kitap mı, binaların kırılan camlarının tamiri mi, tuvaletlerin onarımı mı, yoksa öğrencilerin taşıması mı karşılanacaktır? Kemal Dürüst’ün yerine elinde sihirli değneğiyle Hz Musa’yı bile getirseniz, yine eğitime çare bulamazsınız. Mesele Kemal Dürüst meselesi değildir? Sınıfta kalan öğrencileri, bir defaya mahsus içlerine sinmemiş olsa da, biraz popülizm yaparak Bakanlar Kurulu kararıyla sınıfı geçirmek bir yana, ekonomik sorunların halli konusunda elleri kolları bağlıdır. Sadece para gerektirmeyen konularda karar alabilirler. Başka icraat söz konusu olduğunda, iş paraya dayanıyorsa, işte orada duruverirler! Ülkede her alanda olduğu gibi, eğitimde de yapısal reformlara ihtiyaç vardır. Bunlar kadrolarla bu işi başaramazlar. İradeleri de zaten yoktur. Hepsi denenmiş siyasetçidirler.
***
Dünya Bankası uzmanları, eğitim sistemimizin çarpıklığına dikkat çekerken, KKTC’de ihtiyacın yüzde 20 fazlası öğretmen istihdamı yapıldığını, devlet okullarında öğretmen başına düşen öğrenci sayılarının OECD ülkelerine göre daha düşük olduğunu, kamu sektöründe 2006 yılında öğrenci-öğretmen oranının yüzde 14.6’dan, 2011 yılında yüzde 13.5’e gerilediğini, bu rakamın OECD ortalamasının 16, Türkiye ortalamasının ise 22.9 olduğunu, orta öğretimde 2006-2011 yılları arasında düşmeye devam eden bir trend olduğunu, 2011 yılında bu oranın 9.9’a düştüğünü ifade etmektedir. İlköğretimde, sınıflara giren öğretmen sayısının, OECD ortalamasının yüzde 20 üzerinde olduğuna da vurgu yapan uzmanlar, KKTC’de sınıf başına düşen öğretmen sayısının, OECD ortalamasından yüzde 47 daha yüksek olduğuna da, dikkat çekmektedir. Bu durum, KKTC’deki öğretmen maliyetlerini yükseltmektedir. Ayrıca, KKTC’deki çalışma saatlerinin OECD ülkelerine göre daha az olduğu da hatırlatılmakta, buna rağmen ortaöğretimde az çalışma saatlerinden kaynaklanan öğretmen eksikliğinin de ortaya çıktığına dikkat çekilmektedir. Dünya Bankası Rapor’unda uzmanlar, böyle ince ayrıntıları ayrı ayrı detaylarıyla hesaplamış, eğitimin içler acısı durumuna dikkat çekmiştir. Sendikalar da, bu durumu iyice kavramalı,  bu soruna kalıcı bir çözüm üretmek için öneriler sunmalıdır. Grev çare değildir.
***
Özetleyecek olursak, eğitimdeki kamu harcamaları oranı dikkate alındığında, işgücü harcamalarının astronomik düzeyde olduğu anlaşılmaktadır. Şöyle ki, 2011 yılında iş gücü giderleri, toplam harcamaların yüzde 97’sine eşittir. Orta öğretimde ise bu oran yüzde 98’dir. 2015 Yılı bütçesinde de bu rakam 440 milyon 900 bin TL ile yüzde 92.23’e eşittir (440,900,000/478,015,310). Yüksek işgücü maliyetleri olan devletimizin bizlere sağladığı eğitim kalitesi ve performansı, harcanan paraya göre tamamen tezat bir durum teşkil etmektedir. Bu tespit, bana göre doğru bir tespittir. Bu gerçekler ışığında, birçok Kıbrıslı Türk velinin, çocuklarını özel okullara yönlendirdiği, bu eğilimden kaynaklanan yeni talep artışına paralel olarak da, özel ilköğretim kayıtları yüzde 358, özel ortaöğretim kayıtları da, son yedi yıllık dönemde yüzde 107 oranında artış göstermiştir. Tüm masrafların ebeveynler tarafından karşılandığı da dikkate alındığında, özel sektörün devletten kaynaklanan bu boşluğu, çok yüksek kârlar sağlayarak doldurduğu da, ortaya çıkarmaktadır. Buna göre, öğretmen maaşlarında ayarlamaya gitmek, eğitim harcamalarını düşürmek, çalışma koşullarını yeniden düzenlemek, devletin eğitim sektörü için yapması gereken reformlar arasında olmalıdır. Bir başka öneri de, sübvansiyonları tamamen veya kısmen öğrencilere kaydırarak, okulların öğrenci için rekabet etmeye başlamalarını sağlamak, Dünya Bankası Raporu’nda dikkatimi çekmektedir.

Yazarın Tüm Yazıları
Dış ticaret gelişmeleri (2016 Ocak-Mayıs) 
KKTC Merkez Bankası 2016 yılı ikinci çeyreği bülteni: Bütçe gelişmeleri 
Türk akımı doğalgaz boru hattı hayat buluyor 
Amerikan Merkez Bankası ışığı yaktı: Eylül’de faizleri arttıracak gibi 
Devlet Planlama örgütü bilgilendirdi: Poly Peck PLC’yi hatırlattı       
Kıbrıs’ta genel sağlık sigortası tamam 
Sterlin neden düştü? 
Esnaf ile alay mı ediliyor? 
Türk Hava Limanları’nda iç hatlara yönlendirilmemizin ekonomik zararları 
Türkiye’deki yabancılar 420 milyon dolarlık bonoyu sattı 
Olağanüstü Hal ilanı Türkiye Ekonomisine nasıl etki eder? 
Askeri darbe girişiminin ekonomik sonuçları 
Güney Kıbrıs Ekonomisi’nde sevinç           
Borsalarda ve kambiyo piyasalarında son durum 
Düşünce Taslağı: Sosyo-ekonomik – politik(2/2) 
Sosyo - ekonomik - politik  (1/2) 
Bayram yerleri    
İsrail ve Rusya ile normalleşen ilişkilerin ekonomik faydaları 
İngiltere’nin AB üyeliğinden çıkmasının doğuracağı sonuçlar 
Genel Gıda ve Yem Yasası neden yürürlüğe sokulmuyor? 
Küçük esnaf ve zanaatkârlar dertli: Mali desteğe ihtiyaç var 
Brexit Gerçekleşirse Sterlin’in dümeni kopmaz 
23 Nisan İlkokulu neden başarılı? Kolej sınavlarında önemli başarı 
2016-2018 Yapısal Dönüşüm Programı’nda yüksek öğretimin yeri 
Alo Alo!......Telefon 
Ekonomik protokol neden sessiz sedasız imzalandı? Telefon ve elektrik satılacak mı? 
İşadamı, KKTC’ye neden yatırım yapmaz? 
Seyrüsefer harçları konulu yazıma gelen okuyucu yorumları 
Bakan Serdar Denktaş’a: 
Avrasya Araştırmaları Enstitüsü ve Kazakistan Kongresi’nden çıkardığım sonuçlar 
Kazakistan’da uluslararası ekonomi, finans ve enerji kongresi 
Dünya Borsaları’ndaki düşüşlere dikkat 
ODTÜ Enerji Konferansı’ndan anekdotlar 
Doğu Akdeniz Enerji Güvenliği ve Jeopolitiği Konferansı 
UBP-DP hükümet programı – (3): Ekonomi ve özelleştirmeler olumsuz, enerji ve hidrokarbonlar olumlu 
UBP-DP hükümet programı -2 
UBP-DP hükümet programı (1) 
Amerika çözümü finanse edecek-miş !!! 
KKTC Merkez Bankası’nın 2015 yılı raporu 
Arif Feridun – “Yazgı” 
Kıbrıs ekonomi zirvesi yazılarıma gelen okuyucu mektubu 
CTP-UBP hükümeti, gerçekleri bal gibi biliyordu 
Sanat ile ekonominin arakesitinde bir yıldız: İlde Atik 
DPÖ’ye dikkat ediniz 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi (3/3) 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi (2/3) 
Kıbrıs ekonomi zirvesi (1/3) 
Hani turizm örgütü nerede? 
Dış ticaret bilançosu ne durumda? 
DAÜ’de, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz hidrokarbon konulu konferans 
KKTC’deki bütçe gelişmeleri 
Parasal ve finansal gelişmeler (2015 IV. Çeyrek Bülteni) 
KKTC’de kara para aklanıyor mu? Maliye Bakanı Özgür’e düşen yükümlülükler 
Ercan Havalimanı’na neden 11 milyon dolar? 
Kat sınırı emirnamesi işe yarar mı? 
Brüt krediler’de ki düşüşe dikkat ediniz 
Türkiye angajman kurallarını uyguluyor 
Görüşme süreci ve Federal Kıbrıs’ta Kıbrıs Türk ekonomisi raporu hakkında 
Yerel sanatçılara da yer verilsin 
Hükümet düğümünü atacak olan da, bozacak olan da Kıb-Tek olacaktır 
Kürt Amerikan Enerji Koridoru: Hatay’a dikkat ediniz 
Radar Reşat’ın KKTC ekonomisine bakışı 
Yükselen ekonomilerin hepsi zorda 
KIB-TEK, vatandaşı tiftikliyor 
Güney Kıbrıs ekonomisi ne durumda? 
Halkın Partisi’nin özelleştirme politikası (2/2) 
Halkın Partisi’nin özelleştirme politikası (1/2) 
Halkın Partisi’nin ekonomik vizyonu 
2016’da bizleri nasıl bir ekonomi bekliyor? 
Sosyal güvenlik sistemi battı  
Sosyal Güvenlik ağı güçlendirilip genişletilmelidir 
Emeklilik sistemini düzeltmenin tek yolu iradedir 
İsrail-Türkiye yakınlaşmasının temeli doğalgaz 
Kumarhanelerin ekonomik faydası artık tartışılır oldu 
Amerika Merkez Bankası ve faiz artışı beklentisi  
Doğalgaz ittifakı, görüşmelere zarar verir 
Akdeniz enerji halkası 
Kıbrıs Türk Turizm Örgütü ne zaman? 
Türk Rus gerginliği ve olası ekonomik sonuçları 
2016 yılı bütçesi değerlendirmelerim (3 - son) 
2016 yılı bütçesi değerlendirmelerim-(2) 
Böyle bütçe mi olur?  
Program olumlu ve desteklenmeli 
2016-2018 Orta Vadeli Program Taslağı -3 
2016-2018 orta vadeli program taslağı -2 
2016-2018 orta vadeli program taslağı -1 
Orta vadeli program 
Euro’ya geçmek mümkün mü? 
Derinya kapısı geçişlerinden ekonomik kazanç beklemiyorum 
Derinya kapısı geçişlerinden ekonomik kazanç beklemiyorum 
Şeytanca alınan karar: KIBTEK’in görev zararları halka ödettirilecek 
Yeni bir faiz yasasına ihtiyaç vardır 
Olası çözümün maliyetini kim karşılayacak? 
Olası çözümün maliyetini kim karşılayacak? 
Olası bir çözüm sonrası, muhtemel ekonomik endişelerim 
Direk ticaret tüzüğü olmadı Çözüm bize ne kazandırır? 
ASGARİ ÜCRETLE İLGİLİ BİR OKUYUCU MEKTUBU 
CTP hizaya geldi!!! 
GENEL SAĞLIK SİGORTASI YARARLI BİR UYGULAMADIR 
GENEL SAĞLIK SİGORTASI YARARLI BİR UYGULAMADIR 
Kıbrıs’ın havası da, ekonomisi de toz duman içinde 
B20 Zirvesi ve Ankara 
Dış ticaretimiz ne durumda 
Bütçe gelişmeleri 
Eylül’de fedfaiz’i artırır mı? 
FED Eylül’de faiz’i artırır mı? 
Dümeni kopan Türkiye ekonomisi 
Çin Devalüasyona gitti: Dolar ve Euro’nun durumu 
Güney Kıbrıs’ın ekonomik durumu 
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Doğalgaz Ticareti’ndeki önemi 
Doğalgaz piyasasına Avrupa’dan bakınca 
Döviz dalga dalga 
Güney Enerji Koridoru’nda enerji denklemi değişti 
CTP-UBP koalisyonu hükümet programı  
Yeni kabine 
Avrupa, Türkmenistan ve Azerbaycan gazına göz dikti 
KKTC Merkez Bankası’nın 2015 Yılı Birinci Çeyreği Bülteni  
Yunanistan’daki radikal sol, çok erken çark etti 
“Su Yönetimi Projesi” başlıklı yazıma, eski Ekonomi ve Turizm Bakanı Derviş Kemal Deniz cevap verdi 
Amerika faizi artırmadı...Dolar şimdi ne olacak? 
Amerika Merkez Bankası Faiz’i artırır mı? 
Su yönetimi projesi 
Döviz şimdi ne olacak? 
İstatistik Dairesi’nde nihayet iyi işler yapılmaya başlandı 
24’üncü Dünya İşletmecilik Kongresi 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi’nde ekonomik entegrasyon irdelendi 
Transit Ticaret Merkezi – Kıbrıs (Cyprus As A Transit Trade Centre) 
TRT modeli özerklik 
Suriye gaz havzası 
Millî Direnme Ekonomisi  
CTP 
BRT’de doğru işler yapılmaya başlandı: Mete Tümerkan’la uğraşmayı bırakınız 
Kıbrıslı Rumların ekonomisi battı 
Dragon çayı, KKTC’nin stratejik konumunu güçlendirecektir 
Barcelona kıyı ötesi (offshore) protokolü 
Kıbrıs patatesi 
İstanbul’dan ekonomi gözlemi 
Amaranta Vadisi’ndeki yabancılara müjde 
Ne kadar ayakları üzerinde duran ekonomi yarattınız ki? 
Kıbrıs doğalgazı açmazda: Sıkıştırılmış doğalgaz revaçta 
Çamlıbel birinci Ekogünü Yerli üretim ve kültürel miras’ın korunması 
Genel Sağlık Sigortası’na geçilecek: GSS Koordinatörü Dr. Aykut Üretici’nin anlattıkları 
Taksiciler çok dertli 
Belediyeler Bütçesi ve Birlik Başkanı’nın feveranı 
Türkiye’de konut satışları 
Lübnan gaz havzası 
Yerli üretim desteklenmeli 
Dolar’ın ateşi düşmüyor 
Nobelli Ekonomist Stiglitz’in yeni önerileri: “İç talebe bağlı büyüme modeline geçilmeli” 
Yunan halkını acaba neler bekliyor? 
Kolej sınavları hakkında okuyucu yorumları 
Bir acayip kolej sınavı 
Yunanistan’daki radikal sol’un zaferi ve ekonomik beklentiler 
Kur ve faiz hareketlerinin 2015 beklentileri 
İstatistiğin önemi 
Turizm örgütü  
Dünya ham petrol fiyatlarını doğru okuyabilmek 
Sağlık Bakanlığı 2014 yılı icraatları 
Gelir eşitsizliğinin bedeli 
Siber Hanım’ın işi zor! 
KKTC’de Euro’ya geçiş mümkün müdür? 
Dünya petrol fiyatları 
Ada ekonomileri için denk bütçe uygun değildir 
Mevduat neden bu kadar hızlı artıyor? 
2015 yılı bütçesi ile reform olmaz 
Emtia, metal ve enerji piyasaları’nda son durum