Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler”

20 September 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Türkiye’de 1 Kasım’da yeniden seçim var… Büyük ihtimalle Ak Parti, CHP, HDP ve MHP TBMM’de tekrar vekilleriyle yerlerini alacak… Şimdiden niyet okumaya gerek yok…Lakin Haziran seçimlerine benzer bir sonuç beklemek fazla yanlış olmaz… Belki bu dört partinin seçim performansına göre sandalyelerde belli bir oranda aralarında değişiklik olabilir… Her bakımdan bu seçim atmosferi hem MHP’ye hem de HDP’ye seçmenlerin yönelmesi açısından teşvik edici gözüküyor… Mevcut atmosfer sadece iki partiye çalışabilir…

Ak Parti’nin riskli seçimi
Yine de erken seçim kararı Ak Parti açısından bazı riskler taşıyor… İlk olarak ekonomik veriler ve istikrar beklentisi Ak Parti’ye yönelmiş olan orta gelirli seçmenin yön değiştirmesine yol açabilir. Dövizdeki dalgalanma her an Ak Parti’nin elini zayıflatan bir duruma neden olabilir… İkinci temel sorun da çözüm sürecinin yeniden sona ermesi ve terörün tavan yapmasıdır… Bu durum HDP’nin kimyasına da zarar veriyor olsa bile yine de Haziran’da da Ak Parti’ye oy vermiş olan Ak Parti’nin Kürt kökenli seçmenlerden biraz daha oy kaybetmesine yol açabilir…

Seçmen alternatif göremiyor…
Bu iki veri Ak Parti’nin yumuşak gücüne ket vurmasına rağmen hala seçmen muhalefetteki partilere yönelmiş değil. Özellikle CHP’nin keskin yükselişe geçememesi ve merkez seçmenin hala bu partiyi adres yapmaması Ak Parti’nin bir avantajı oluyor… Bunun nedenleri sosyolojik olduğu kadar kültürel kimlikle deilgili…Ak Parti’nin seçmen nezdinde kredisini kaybetmesine rağmen merkez seçmen MHP’ye de yönelmiyor çünkü  MHP hem sert hem de “klasik” “naif” Türk milliyetçiliği sendromuyla bu seçmene güven vermiyor… Bahçeli’nin zaman zaman dilinde göreceli bir “değişim” konuşmalarına yansımasına rağmen merkez seçmene güven vermeyen üslubu ciddi olarak bir sorun oluşturuyor…Bunun MHP merkezlerinde tartışıldığını hiç sanmıyorum…
Türkiye’nin sıkıntılı bir atmosfer içinde seçime gideceğini ve yakın dönemde siyaset paradigmalarında kırılmalar yaşamadan önceki son seçim olacağını kabul etmek gerekir… Türkiye hem içeriden hem de dışarıdan zorlanan bir siyasi dönemden geçiyor…Bir şekilde bu seçimler mevcut aktörlerin tümünün son seçimleri olabilir…Öyle ki, bu aktör tarifi hem liderler hem de siyasi partiler açısından düşünülmelidir…

TBMM’de Kıbrıs sorununu kim anlatacak?
Haziran seçimlerinde partiler seçilebilecek yerlerden Ermeni, Süryani kökenli adayları listelerine aldılar… Yani Ermeni, Süryani açılımı yapıldı… Bunların son derece önemli olduğunu biliyor ve destekliyoruz… Aynı durum daha da yoğun olarak Kürtler için de geçerli. Kürt meselesi özellikle son 40 yılda Türkiye’ye çok ağır bedellere mal oldu… Bu sorunun demokrasi ve uzlaşma çizgisinde yönetilebilir bir zeminde yürümesi açısından TBMM çok önemli bir işleve sahiptir… Bu yüzden de sorunun demokratik ve parlamenter sınırlar içinde çözülmesi bakımından HDP’nin TBMM’de bulunması olmazsa olmazdır…
Bu dört partinin hiçbiri Kürt meselesinden de daha eski sayılabilecek Kıbrıs meselesini TBMM’de konuşup anlatacak, Kıbrıslı Türklere söylemleriyle dokunacak tek bir aday dahi gündeme getirmiyor… Kaldı ki nereden bakılsa 1 milyona yakın Kıbrıs kökenli insan Türkiye’de yaşıyor… Kıbrıslı Türkler bu anlamda TBMM’de 90 yıldır ciddi anlamda temsil edilemiyor… Bu durumun TBMM’deki siyasi partilerin gündemlerin de bile olmadığını bilmek insanların daha da zoruna gidiyor… Bugün 550 kişilik TBMM’de Kıbrıslı Türklerin sesi olacak bir vekilin anlamı manevi olarak büyüktür… Kıbrıs Türkleri seçimlere ilgi gösteriyor ama içlerinden birisi mevcut partilerden aday gösterilse ve kazansa sanırım bu partinin Kıbrıs politikası çok daha doğru ve karşılığı olan bir duruma gelir… Yoksa siyasal partilerdeki Kıbrıs birikimi hem yetersiz hem de meselenin birçok önemli noktasına vakıf olmaktan uzaklar… Haziran seçimleriyle birlikte KKTC’nin de bir seçim bölgesi olduğu düşünüldüğünde Kıbrıs kökenli bir adayın listelerde yer alması anlamlı olabilirdi. Yine bu konuda TBMM’deki 4 partinin listeleri cuma günü yayınlandı. Kıbrıs kökenli bir aday listelerde yer almadı…Kıbrıs açılımı yine ötelendi!...
Bunu Kıbrıs’tan bir eleştiri olarak özellikle bu dört partinin yetkililerine iletmek görevdir…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!