Av. Hasan Sözmener

 

Sabah kahvaltısı

21 September 2015, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Çocuklarımızı, sevdiklerimizi olası tehlikelerden, olası üzüntülerden korumaya çalışırız. Aslında biz onları bu konuda uyarmaya çalışıyoruz ama gerçekte onların hayatlarına, zevklerine, meraklarına, heyecanlarına velhasıl her şeylerine müdahale etmiş oluyoruz. Belki de onlar, kendilerini küçümsediğimizi, kendilerine güven duymadığımızı, suçladığımızı ve en önemlisi, kendilerini sevmediğimizi zannedebilmektedirler. Bu tür etkilenmeler için ne yaşın, ne de başın hiçbir önemi yoktur.
Ben genellikle çevremdekilerin ve sevdiklerimin işlerine, yaptıklarına ve yapacaklarına müdahale etmem ve etmemeye çalışırım.
Ne kadar dikkat etsem de bazen, uyaracağım diye, onların hayatlarına müdahale ettiğim olabilmektedir.
Aslında, çevremizdekilerin ve sevdiklerimizin sonuçta hayati tehlike içermeyen hiçbir davranışına müdahale etmemek ve onların yaşayarak öğrenmelerine, korunabilme yeteneği kazanmalarına, hayat tecrübeleri edinmelerine fırsat tanımamız gerekmektedir.
Bir başka dikkat etmemiz gereken konu da, çevremizdekilerin ve sevdiklerimizin başına bir tatsızlık geldiğinde, onlara, “ben söylememişmiydim”, “işte beni dinleseydin böyle olmazdı”, “beni kaale almadın bak işte başına neler geldi” ve benzeri söylevlerden uzak durmamızdır.
Geçenlerde tavsiyelerde bulunmak isterken çok değer vermekte olduğum bir arkadaşla yaşamış olduğum bir anlaşmazlık yüzünden moralsizdim.
Ben hayatımda hiç dışarıda sabah kahvaltısı yapmamıştım. Dışarıda sabah kahvaltısı yapıldığını, dışarıda sabah kahvaltısına gidildiğini hep duyardım çevremden. 3 tane pırıl pırıl genç hukukçumuz beni sabah kahvaltısına götürmeyi teklif etmişlerdi ve geçen cuma sabahına randevulaşmıştık. Moralsizliğim nedeni ile iptal etmeyi bile düşündüm ancak etmedim.
Neticede geçen cuma sabahı, 3 gencimizle birlikte sabah kahvaltısına gittik. Yolda giderken de bu gençlerin, kahvaltı masasında ne yapacaklarını hayal etmeye çalışıyordum. Herhalde diyordum, masaya oturacağız, garson gelecek, kahvaltımızı sipariş edeceğiz ve bu gençler telefonlarını açıp, facebooklarında gezinecekler. Ben onlara bir şey sorduğumda, ne sorduğumu anlamamış bir şekilde şaşkınlıkla “hım” diyecekler, efendim kelimesinin sonundaki “dim” a vurgu yaparak “efendim Hasan abi” diyecekler... Ve benzerleri ve sorumu anlamaya bile çalışmadan gezinmelerine devam edecekler. Aslında bir yandan da bugün için de böyle yapmalarını arzuluyordum. Çünkü dediğim gibi moralsizdim.
Bu düşünceler içerisinde kahvaltı masasına oturduk. Garson geldi ve hangi çeşit kahvaltı istediğimizi sordu. Ben çeşit ve çeşit ismi bilmiyordum. Garsona “ben kahvaltıda neler yediğimi sana söyleyim ve sen ona göre ne istediğimi anla” dedim. Bir dilim ekmek, bir parça hellim, birkaç tane zeytin, domates, salatalık, bazen de haşlanmış bir yumurta. Garson “anladım sana bir Türk kahvaltısı” dedi.
O da ne! Gençlerimizin hiç birisi telefonlarını açmadı. Benimle sohbete başladılar. Arka arkaya gelen sorular, can kulağı ile verdiğim cevapları dinlemeler. Şaşkınlık içerisindeyim. Aylardan beridir, belki de yıllardan beridir, bir masada 4 kişi oturuyoruz ve hepimiz sohbete katılarak sohbet ediyoruz. Hem de sohbeti hiç mi hiç istemediğim, konuşmaya bile takadımın olmadığı bir günde.
Kahvaltı için getirilenler benim için oldukça çok geldi. Kendimi zorlayarak bitirmeye çalıştım ancak olmadı. Kahvaltılarımızı yedik, bir müddet daha sohbete devam ettik ve en sonunda kalkacağımız zaman, bir iki fotoğraf çekildi.
Her şey güzeldi. Herkesin sohbet edebildiği bir masayı meğerlim özlemişim. Çevremdekilerin ve sevdiklerimin hayatlarına müdahale teşkil edebilecek tavsiye ve telkinlerden de uzak kalmaya, azami gayret göstermeye de karar verdim. Herkese de tavsiyem, kimse, kimseden daha akıllı olduğunu zannetmesin. Bilgi başkasından alınabilir ancak, akıllılık kişinin beyni ile alakalıdır. Her beyin de kendine göre akıllıdır.
Ha! Kaç para ödendi bilmem ama, zaman zaman bu tür kahvaltılara gidilmesini herkese tavsiye ederim.

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti