Prof. Dr. Vedat Yorucu

 

Olası çözümün maliyetini kim karşılayacak?

06 October 2015, Tuesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Kıbrıs’ta kalıcı bir çözümün gerçekleşmesi için liderler yoğun mesai göstermektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı, gece gündüz demeden mesai yapmakta, eminim ki ailesini bile şu yoğunlaşan müzakereler nedeniyle ihmal etmektedir. Ancak, herkesin kafasında şu soru vardır. Çözüm olacaksa, olası çözümün maliyetini kim karşılayacaktır? Yaratılan genel algı, özellikle mülkiyetle olan tazminatların, Avrupa Birliği, IMF, Dünya Bankası, ya da Amerikan Hükümeti tarafından sağlanacak hibelerle karşılanacağı yönündedir. Örneğin bir anlaşma olması durumunda, bu saydığım ülkelerin veya uluslararası finans kurumlarının, Maraş’ın restorasyonuna gönüllü olacağı ve her türlü maliyeti karşılayacağı yönündeki iddiaların, ne kadar gerçekçi olduğudur? Şunu söylemeliyim ki, bu tür haberler mesnetsiz ve itibar edilmemesi gereken haberlerdir.

***
Evvela, kendi kendimize şu soruları sormamız gerekmektedir:
1. Amerikan Hükümeti, ya da Avrupa Birliği ülkeleri, kendi vatandaşlarından topladığı vergilerle, Kıbrıslıların hatırına Maraş’ın maliyetini neden karşılasın ki?
2. Amerikan Hükümeti, ya da Avrupa Birliği ülkeleri, böyle bir teklifi niye yapsın, ne çıkar elde edecektir?
3. Amerikan Hükümeti, ya da Avrupa Birliği ülkeleri, yoksul ülkelere yaptığı yardımları, hangi merciler üzerinden ve hangi yöntemlerle yapmaktadır?
***
Bu üç soruya şu cevapları verebiliriz:
1. Amerikan Hükümeti, ya da Avrupa Birliği ülkeleri, kendi vatandaşlarından topladığı vergilerle, başka milletlere, kara kaşı ve kara gözü yararına yardımda bulunmaz. Eğer o ülkeden bir çıkar elde edeceğini umut ediyorsa, veya o ülkeden elde etmeyi planladığı başka bir çıkarı var ise, onu elde etme uğruna girişimlerde bulunur ve işin maliyetini de sonunda başkalarına yüklemeye çalışır. Amerikan ve Avrupa Birliği sistemi, tamamen bu düzen üzerine kurulmuştur.
2. Amerikan Hükümeti’nin durup durduğu yerde, böyle bir teklif yapma ihtiyacı kanımca yoktur. Avrupa Birliği’nin de olmadığı kesindir. Eski bir AB üyesi olan Yunanistan’ın yaşadığı bugünkü çilekeş durum, bunun yanıtı değil midir? Bugün yüz binlerce Suriyeli göçmene, Avrupa Birliği ne kadar kucak açmıştır ki? Sokaklarda ölen Suriyeli çocuklar, yaşlılar, yalın ayak dolaşan zavallılar, AB topraklarında can vermiyor mudur? Mal sahipleri belli olan ve mallarına Maraş’ın yerleşime açılmasıyla birlikte hemen dönecek olan Rumlar’ın ve diğer yabancıların, “mal edinme haklarına” Amerikan Hükümeti ve Avrupa Birliği ancak saygı gösterir ve böylesi bir kararı saygı ile selamlar. Orayı asla istila etmez, oralara hemen şantiye kurmaz. Zaten, Maraş davasında böyle bir girişimin olması halinde, esas mal sahipleri, oranın restorasyonunu kendileri üstlenmek zorunda kalacaklardır. Bunu en iyi Amerikalılar ve Avrupalılar bilmektedir. Altyapı yatırımları ise, Maraş’ın dahil edileceği Kurucu Devlet’teki Yerel Yönetimler’in sorumluluğunda olan bir mevzudur. Bunu da en iyi bilenlerin başında, elbette Amerika ve Avrupa Birliği gelmektedir.
3. Amerikan Hükümeti, sadece yoksul ülkelerin kalkınması için bir takım maddi yardımlarda her yıl bulunmaktadır. Bu yardımlarını yaparken de, önce fizibilite çalışması yaptırtır, sonra bütçesini çıkarır, ardından da Senato’dan yetki ister. Senato yetkisini aldıktan sonra, USAID aracılığı ile ihaleye çıkar ve ihale yöntemiyle bu katkıyı kullandırır. Bu katkıların boyutu da, genelde 100 milyon doların altındadır. Oysa Maraş’ın finansmanı için milyarlarca dolara ihtiyaç vardır. Bu finansmanı sağlamak için, Amerikan vatandaşlarının bu yatırım sonrası, yatırıma vesile olan restorasyondan yararlanması esası aranmaktadır. Oysa Maraş’ta böyle bir durum söz konusu olmayacağına göre, Amerika bu işle pek ilgilenmez!!!
4. Avrupa Birliği de, fizibilitesi yapılan projelere ancak finansman sağlar. European Bank for Reconstruction, altyapı yatırımlarının finansmanında çok detaylı çalışmalar yaptırdıktan sonra kredi kullandırır. Hiçbir şey bedava değildir.
***
Duygusal ve mantıksız davranmayı bırakıp, bu konuyu daha ciddi değerlendirmeye bakalım. Akdeniz’i çevreleyen sularda doğalgaz ve petrol rezervlerine ulaşabilmek ve onları Amerikalı şirketler kanalıyla çıkarıp pazarlamayı, Amerika her zaman talep eder. Hatta bu talebinde ısrarcı da olur. Bu işi Amerikalı şirketler üzerinden yapmayı garanti ettikten sonra, ortadaki diplomatik uyuşmazlıkların çözümü için baskı yapar ve yardımcı olmaya çalışır. Çünkü işin kaymağını yemenin Amerikalı şirketlere kalacağını da çok iyi bilmektedir. Bu vesile ile hayal kurmayı bırakıp, gerçeklere kafa yormalıyız.
***
Özel mülkiyetlerle ortaya çıkacak tazminatları da Amerika ve AB karşılamayacaktır. Mülkiyet ve altyapı yatırımları için duyulacak finansman için, AB Yatırım Bankası ve IMF ile Dünya Bankası, ancak uzun vadeli krediler kullandırır, bunu da takvimleyeceği tarihlere göre geri talep eder. Mevcut mülk kullanıcılarının yeniden göçmen olmaları ortaya çıkacaksa, bunların yeni ikametgâhlara taşınabilmesini de, kendi kurucu devletleri, düşünecektir. Federal hükümet, ancak kredi borçlanmalarına destek olabilecek, ama binlerce insana villa inşa etmeyecektir.  Sanırım herkes, kendi elini cebine atmak zorunda kalacaktır.
***
Son yazımda da belirttiğim üzere, Türk Kurucu Devleti’nin mevcut kurumlarının AB normlarına hazır olmamasından ötürü, uzun bir geçiş dönemine ihtiyaç duyulacaktır. Mevcut durumda nicelikli işgücü yetersizliği çekecek olan Türk Kurucu Devleti’nde, örneğin murakıplar, mimarlar, mühendisler, tahlil laboratuvarlarında çalışan kimyagerler ve bunlar gibi meslekleri icra edenler, yetkili imza sahibi olana ve AB normlarındaki standartlara ulaşıncaya değin, işgücüne katılamayacaklardır.

Mevcut nitelikli işgücüne katılım oranımızda büyük düşüşlerin yaşanacağı endişelerini taşıdığım gibi, bu insanların yaşaması muhtemel finansal mağduriyetleri kimin karşılayacağı da belli değildir. Yerlerinden olacak insanların, yeni bir hayata uyum sağlayabilmeleri ve iş imkânlarına erişebilmeleri için de, uzun zamana ihtiyaç duyulacaktır. Zaman da bir maliyettir. Bunu da oturup düşünmemiz ve müzakere edenlere tavsiyelerde bulunmamız gerekmektedir. Her şeyi Liderlere bırakmak, insafsızlık olmaz mı? Cuma günkü yazımın konusu, çözüm sonrası Merkez Bankası’nın durumu ve kullanımdaki para arzı olacaktır. Takip etmeye devam ediniz.

Yazarın Tüm Yazıları
Dış ticaret gelişmeleri (2016 Ocak-Mayıs) 
KKTC Merkez Bankası 2016 yılı ikinci çeyreği bülteni: Bütçe gelişmeleri 
Türk akımı doğalgaz boru hattı hayat buluyor 
Amerikan Merkez Bankası ışığı yaktı: Eylül’de faizleri arttıracak gibi 
Devlet Planlama örgütü bilgilendirdi: Poly Peck PLC’yi hatırlattı       
Kıbrıs’ta genel sağlık sigortası tamam 
Sterlin neden düştü? 
Esnaf ile alay mı ediliyor? 
Türk Hava Limanları’nda iç hatlara yönlendirilmemizin ekonomik zararları 
Türkiye’deki yabancılar 420 milyon dolarlık bonoyu sattı 
Olağanüstü Hal ilanı Türkiye Ekonomisine nasıl etki eder? 
Askeri darbe girişiminin ekonomik sonuçları 
Güney Kıbrıs Ekonomisi’nde sevinç           
Borsalarda ve kambiyo piyasalarında son durum 
Düşünce Taslağı: Sosyo-ekonomik – politik(2/2) 
Sosyo - ekonomik - politik  (1/2) 
Bayram yerleri    
İsrail ve Rusya ile normalleşen ilişkilerin ekonomik faydaları 
İngiltere’nin AB üyeliğinden çıkmasının doğuracağı sonuçlar 
Genel Gıda ve Yem Yasası neden yürürlüğe sokulmuyor? 
Küçük esnaf ve zanaatkârlar dertli: Mali desteğe ihtiyaç var 
Brexit Gerçekleşirse Sterlin’in dümeni kopmaz 
23 Nisan İlkokulu neden başarılı? Kolej sınavlarında önemli başarı 
2016-2018 Yapısal Dönüşüm Programı’nda yüksek öğretimin yeri 
Alo Alo!......Telefon 
Ekonomik protokol neden sessiz sedasız imzalandı? Telefon ve elektrik satılacak mı? 
İşadamı, KKTC’ye neden yatırım yapmaz? 
Seyrüsefer harçları konulu yazıma gelen okuyucu yorumları 
Bakan Serdar Denktaş’a: 
Avrasya Araştırmaları Enstitüsü ve Kazakistan Kongresi’nden çıkardığım sonuçlar 
Kazakistan’da uluslararası ekonomi, finans ve enerji kongresi 
Dünya Borsaları’ndaki düşüşlere dikkat 
ODTÜ Enerji Konferansı’ndan anekdotlar 
Doğu Akdeniz Enerji Güvenliği ve Jeopolitiği Konferansı 
UBP-DP hükümet programı – (3): Ekonomi ve özelleştirmeler olumsuz, enerji ve hidrokarbonlar olumlu 
UBP-DP hükümet programı -2 
UBP-DP hükümet programı (1) 
Amerika çözümü finanse edecek-miş !!! 
KKTC Merkez Bankası’nın 2015 yılı raporu 
Arif Feridun – “Yazgı” 
Kıbrıs ekonomi zirvesi yazılarıma gelen okuyucu mektubu 
CTP-UBP hükümeti, gerçekleri bal gibi biliyordu 
Sanat ile ekonominin arakesitinde bir yıldız: İlde Atik 
DPÖ’ye dikkat ediniz 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi (3/3) 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi (2/3) 
Kıbrıs ekonomi zirvesi (1/3) 
Hani turizm örgütü nerede? 
Dış ticaret bilançosu ne durumda? 
DAÜ’de, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz hidrokarbon konulu konferans 
KKTC’deki bütçe gelişmeleri 
Parasal ve finansal gelişmeler (2015 IV. Çeyrek Bülteni) 
KKTC’de kara para aklanıyor mu? Maliye Bakanı Özgür’e düşen yükümlülükler 
Ercan Havalimanı’na neden 11 milyon dolar? 
Kat sınırı emirnamesi işe yarar mı? 
Brüt krediler’de ki düşüşe dikkat ediniz 
Türkiye angajman kurallarını uyguluyor 
Görüşme süreci ve Federal Kıbrıs’ta Kıbrıs Türk ekonomisi raporu hakkında 
Yerel sanatçılara da yer verilsin 
Hükümet düğümünü atacak olan da, bozacak olan da Kıb-Tek olacaktır 
Kürt Amerikan Enerji Koridoru: Hatay’a dikkat ediniz 
Radar Reşat’ın KKTC ekonomisine bakışı 
Yükselen ekonomilerin hepsi zorda 
KIB-TEK, vatandaşı tiftikliyor 
Güney Kıbrıs ekonomisi ne durumda? 
Halkın Partisi’nin özelleştirme politikası (2/2) 
Halkın Partisi’nin özelleştirme politikası (1/2) 
Halkın Partisi’nin ekonomik vizyonu 
2016’da bizleri nasıl bir ekonomi bekliyor? 
Sosyal güvenlik sistemi battı  
Sosyal Güvenlik ağı güçlendirilip genişletilmelidir 
Emeklilik sistemini düzeltmenin tek yolu iradedir 
İsrail-Türkiye yakınlaşmasının temeli doğalgaz 
Kumarhanelerin ekonomik faydası artık tartışılır oldu 
Amerika Merkez Bankası ve faiz artışı beklentisi  
Doğalgaz ittifakı, görüşmelere zarar verir 
Akdeniz enerji halkası 
Kıbrıs Türk Turizm Örgütü ne zaman? 
Türk Rus gerginliği ve olası ekonomik sonuçları 
2016 yılı bütçesi değerlendirmelerim (3 - son) 
2016 yılı bütçesi değerlendirmelerim-(2) 
Böyle bütçe mi olur?  
Program olumlu ve desteklenmeli 
2016-2018 Orta Vadeli Program Taslağı -3 
2016-2018 orta vadeli program taslağı -2 
2016-2018 orta vadeli program taslağı -1 
Orta vadeli program 
Euro’ya geçmek mümkün mü? 
Derinya kapısı geçişlerinden ekonomik kazanç beklemiyorum 
Derinya kapısı geçişlerinden ekonomik kazanç beklemiyorum 
Şeytanca alınan karar: KIBTEK’in görev zararları halka ödettirilecek 
Yeni bir faiz yasasına ihtiyaç vardır 
Olası çözümün maliyetini kim karşılayacak? 
Olası bir çözüm sonrası, muhtemel ekonomik endişelerim 
Direk ticaret tüzüğü olmadı Çözüm bize ne kazandırır? 
ASGARİ ÜCRETLE İLGİLİ BİR OKUYUCU MEKTUBU 
CTP hizaya geldi!!! 
Eğitimdeki sorunların temeli irade ve ekonomik çıkmazdır 
GENEL SAĞLIK SİGORTASI YARARLI BİR UYGULAMADIR 
GENEL SAĞLIK SİGORTASI YARARLI BİR UYGULAMADIR 
Kıbrıs’ın havası da, ekonomisi de toz duman içinde 
B20 Zirvesi ve Ankara 
Dış ticaretimiz ne durumda 
Bütçe gelişmeleri 
Eylül’de fedfaiz’i artırır mı? 
FED Eylül’de faiz’i artırır mı? 
Dümeni kopan Türkiye ekonomisi 
Çin Devalüasyona gitti: Dolar ve Euro’nun durumu 
Güney Kıbrıs’ın ekonomik durumu 
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Doğalgaz Ticareti’ndeki önemi 
Doğalgaz piyasasına Avrupa’dan bakınca 
Döviz dalga dalga 
Güney Enerji Koridoru’nda enerji denklemi değişti 
CTP-UBP koalisyonu hükümet programı  
Yeni kabine 
Avrupa, Türkmenistan ve Azerbaycan gazına göz dikti 
KKTC Merkez Bankası’nın 2015 Yılı Birinci Çeyreği Bülteni  
Yunanistan’daki radikal sol, çok erken çark etti 
“Su Yönetimi Projesi” başlıklı yazıma, eski Ekonomi ve Turizm Bakanı Derviş Kemal Deniz cevap verdi 
Amerika faizi artırmadı...Dolar şimdi ne olacak? 
Amerika Merkez Bankası Faiz’i artırır mı? 
Su yönetimi projesi 
Döviz şimdi ne olacak? 
İstatistik Dairesi’nde nihayet iyi işler yapılmaya başlandı 
24’üncü Dünya İşletmecilik Kongresi 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi’nde ekonomik entegrasyon irdelendi 
Transit Ticaret Merkezi – Kıbrıs (Cyprus As A Transit Trade Centre) 
TRT modeli özerklik 
Suriye gaz havzası 
Millî Direnme Ekonomisi  
CTP 
BRT’de doğru işler yapılmaya başlandı: Mete Tümerkan’la uğraşmayı bırakınız 
Kıbrıslı Rumların ekonomisi battı 
Dragon çayı, KKTC’nin stratejik konumunu güçlendirecektir 
Barcelona kıyı ötesi (offshore) protokolü 
Kıbrıs patatesi 
İstanbul’dan ekonomi gözlemi 
Amaranta Vadisi’ndeki yabancılara müjde 
Ne kadar ayakları üzerinde duran ekonomi yarattınız ki? 
Kıbrıs doğalgazı açmazda: Sıkıştırılmış doğalgaz revaçta 
Çamlıbel birinci Ekogünü Yerli üretim ve kültürel miras’ın korunması 
Genel Sağlık Sigortası’na geçilecek: GSS Koordinatörü Dr. Aykut Üretici’nin anlattıkları 
Taksiciler çok dertli 
Belediyeler Bütçesi ve Birlik Başkanı’nın feveranı 
Türkiye’de konut satışları 
Lübnan gaz havzası 
Yerli üretim desteklenmeli 
Dolar’ın ateşi düşmüyor 
Nobelli Ekonomist Stiglitz’in yeni önerileri: “İç talebe bağlı büyüme modeline geçilmeli” 
Yunan halkını acaba neler bekliyor? 
Kolej sınavları hakkında okuyucu yorumları 
Bir acayip kolej sınavı 
Yunanistan’daki radikal sol’un zaferi ve ekonomik beklentiler 
Kur ve faiz hareketlerinin 2015 beklentileri 
İstatistiğin önemi 
Turizm örgütü  
Dünya ham petrol fiyatlarını doğru okuyabilmek 
Sağlık Bakanlığı 2014 yılı icraatları 
Gelir eşitsizliğinin bedeli 
Siber Hanım’ın işi zor! 
KKTC’de Euro’ya geçiş mümkün müdür? 
Dünya petrol fiyatları 
Ada ekonomileri için denk bütçe uygun değildir 
Mevduat neden bu kadar hızlı artıyor? 
2015 yılı bütçesi ile reform olmaz 
Emtia, metal ve enerji piyasaları’nda son durum