Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız?

11 October 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

“Görünmeyen bir el” hepimizi teslim almış… Kamuda hizmet duygusu büyük ölçüde boyut değiştirmiş… Sivil toplum halkın öncelikleriyle alakadar değil… Demokratik kitle örgütlerinde sınırlı sayıda insanın öngörüsü ve sezgisi üzerinden “toplum” adına bazı açıklamalar yapılıyor… Sivil toplumun kendine has bir önceliği ve vizyonu kayıp noktasında… Toplumsal asgari müşterek oluşturma konusunda halkın çoğunluğunun ortak bir zemini ve dili artık yok hükmünde… İş dünyası birçok sektörde kendisine yön verecek asli iç ve dış dinamikleri çözümlemekten uzak… Salt siyasi algılar üzerinden biçimlenen bazı adımlar atılmaya çalışılıyor… Küreselleşmenin muhtemel ekonomik ve ticari avantajları analiz edilmekten uzak…

Siyaset nereye yöneleceğini bilmiyor… Siyasal partilerin vitrinlerindeki tüm parlak ışıkları halk aşağıya indirmiş… Partiler büyük “miskinlik-atalet” denizinde yüzüyor, sokağı anlayamıyor… Kimle sohbet etsem hükümet konusunda umutsuz… Herkes hükümetin meseleleri doğru anlayıp anlamadığından şüphe ediyor. Onlar hizmet yapmak istiyorlar ama siyaset denizinde boğuluyorlar… Siyasetçiler, siyasetin güzel sözcükleri sıralama ve taşı gediğine kondurma sanatı olduğu günlerin üzerinden 50 yıl geçtiğinin farkında bile değil…

Gençliği, geleceği kaybediyoruz!

Gençliğin, bir yaş diliminden öteye bir anlamı yok… Büyük çoğunluğu umutsuz ve içlerinde yaşları çok küçük olmasına rağmen ülkenin en büyük tehdidi olan uyuşturucu sektörünün ilk kurbanları olanlar var… Emniyet teşkilatı bu mafya tipi organize işlerin üzerine gitme konusunda cesaretlendirilmiyor… Dahası siyasi otorite bu konuda bir türlü karar veremiyor… Ya da siyasi otorite bu konuyu memleketin ulusal sorunları arasında görmüyor…
Gençler çok geniş üniversite olanaklarıyla karşı karşıya ve büyük çoğunluk üniversite mezunu… Lakin bu alan plansızlıktan ötürü gençlerin sadece lisans mezunları değil artık yüksek lisans yapanları bile evde oturmak durumunda kalıyorlar… Üniversiteler artık meslek seçiminde fırsat sunmayı değil ele alınacak bir mezuniyet işleviyle “fabrikasyon lisans diploma üretim merkezine” dönmüş durumdalar… Ülkenin iş gücü“ihtiyaç skalası” konusunda hiçbir ciddi hazırlık olmadığından gençler önlerine çıkan ilk programdan mezun olmaya bakıyorlar. Doğru bir araştırma ve meslek seçimine yönelmeden gençler herhangi bir üniversite bölümünü seçip bir şekilde mezun oluyorlar…
Kadınların toplumdaki rolleri en önde gelen kandırmacalardan biri… Kadınların konuşanları ve sivil toplumda önde olanları dışında çok sayıda okumuş-yönetici kadın bile aile içi şiddet karşısında hala çaresiz… Öyle vakalar var ki duysanız diliniz uçuklar… Öğrenimli ve iş güç sahibi kadınlarımızın maruz kaldığı şiddeti gördükten sonra zaten ev hanımlarını düşünmek bile istemezsiniz…

Yüksek öğrenim ve turizm

Önümüzde ülke olarak üniversite ve onun içinde bir turizm seçeneği bulunuyor… Bu iki sektörün ülkenin geleceğinde rol oynayıp oynamayacağı siyasetin bu iki alanda doğru yönlendirme yapıp yapamayacağı noktasında kilitlenmiş durumda… Üniversiteler ülkenin global düzeyde marka değerini yukarıya çeken tek sektör durumunda…
Turizm ise geçmişten günümüze hala kumarhanelerle birlikte anılıyor. Ülkenin karar vericileri orta ve uzun vadede kumarhanesi olan otel sayısını 5 ile sınırlamalı… Aynı şekilde yeni üniversite açılması da bilime katma değer üretme kapasitesiyle eş zamanlı değerlendirilecek bir şekilde ele alınmalı… Yoksa yeni kurulacak her bir üniversite sektörün kalitesini değil yükseltmek, aksine aşağıya bile çekecektir. Ülkenin üniversite sisteminin sürdürülebilir kalite güvenliği, bir numaralı ulusal güvenlik meselesi haline geldiği takdirde ülkenin gelecek vizyonu sağlamlaştırılmış olacaktır… Siyasal partiler stratejik bir bakışla üniversitelerin geleceğine dönük ciddi projeler yaratmalı, yaratılacak olası bir vizyonla bu sektörün önü açılmalı ve ülkenin kalkınmasına desteği yükseltilmelidir…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!