Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Hayat: Gri’nin Tonlarıdır…

14 October 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Hayatımıza siyah ve beyaz olgular üzerinden bakmayı çok severiz… Mutlak bir paradoksal durum üzerinden karar almak kültürel bir kod haline gelmiş… Hayatın içinde bazen beyaz bazen siyah üzerinden karar almak hoşumuza ya da kolayımıza gidiyor… Kahveyi orta içeriz ama ortada buluşmayı pek sevmeyiz… Ya hep ya da hiç deriz! Halbuki hayatın kendisi bize tam “orta”dan itiraz ediyor…
Bir parti hükümetten gittiğinde yerine gelen hükümet hemen bürokratları hedef tahtasına koyup oradan göndermenin yollarını arar durur…
Güney’den bir açıklama oldu mu onu da ya siyah ya da beyaz pencereden görme huyumuzu söylememe gerek bile yok…
Komşumuzu ya severiz ya sevmeyiz… Seversek rengi belli, sevmezsek yine belli…
Haberlerimiz de ya siyah ya da beyaz; onlar da benzer bir zıtlaşma üzerinden yapılıyor…
Sevdiklerini “beyaz”lat; sevmediklerini “kara”la…
Bu kültürel kodun mutlak surette muhakeme yeteneğimizin ve yaşanmışlıkların etkisi olduğu muhakkak… Yani yargılarımızın kökünde bir sorun var… Bunu her alanda görmek mümkün. Mutlak surette sevdiklerimizi “beyaz”latmaya sevmediklerimizi “kara”lamaya müthiş alışmışız. Bizi beyazlar ve siyahlar olarak bölen bir algı sıkıntımızın varlığının farkında olmamız lazım…
“Hataylılar kötü!”dür mesela… Sayıları onu geçmeyen kendini bilmezin yaptıklarıyla bir kentin tüm insanlarını yargılamamız ne kadar doğru?
Ya da “UBP’liler ‘hırsız’; CTP’liler ‘Rumcu’…”Öyle mi? Halbuki hayat hepimize bu adayı memleket, vatan yapmayı dayatıyor. Yani buralar hep riskli ve tehlikeli bölgeler…
Öte yandan siyah ve beyaz olmayan birçok idealimiz de var. En başta da Federal Kıbrıs… Hayatını çözüme adayan insanlar bunun gri olduğunun bile farkında değil. Federal Kıbrıs “Gri” bölgeye aittir… “Ortada” buluşmadır yani… Neden? Çünkü orada ne Türkler ne de Rumlar hakim olacak! Yani Kıbrıs’ta çözüm isteyip; hayatı siyah beyaz okumak son derece yanlıştır… Hakikat aslında Gri’de saklıdır…

 

Siyahlara-beyazlara çarpmadan, “gri kapıları” açmak…
Derinya Kapısının açılması da gri bir konudur… Kapının açılmasını isteyenleri siyasi tercihlerine göre ayırmak mümkün değildir… Öyle ki Mağusalıların tümü hiçbir siyasi ve ekonomik tercih farklılaşması duyumsamadan açılmasını istiyorlar… Mağusalıların Derinya Kapısının açılması konusundaki hassasiyetine siyah ve beyaz üzerinden bakmak hayatı yamuk okumaktır…
Su meselesi de öyledir… Suyun özelleştirilmiş veya kamulaştırılmış olmasının, suya kavuşmak isteyen halk için ne önemi var? Suyun hangi el üzerinden dağıtılacağı sadece siyah ve beyaz üzerinden yapılan bir tartışmadır. Hakikat ise memleketin suya olan ihtiyacıdır ve bu da yine gri bir konudur…
Öyle ise hayatımıza, tartışmalarımıza ve kararlarımıza zıt renkler üzerinden bakmaktan kısa sürede vazgeçmek elzemdir. Siyaset toplumun “ara” kesitindeki gerçeklere dokunma sanatıdır… Yoksa salt size oy verenlerin fikir önderlerine bakarak karar almak pek gerçekçi değildir… Bu tür zıtlıklar üzerinden yapılan tartışma ve alınan kararlar siyasetin zeminine ciddi darbe vurmaktadır… Siyah ve beyaz kamplaşmadır… Hayat gridir, grinin tonlarıdır ve hep gerçeğe yakındır… Yani “ara” bölgede “Kıbrıs” meselesi için buluşur, konuşuruz ama iç siyasetin ortasında buluşmayız… Tarihte de sorunların çözümü, barış, uzlaşı hep insanların siyah beyaz kutuplarından çıkıp grinin tonlarında buluşmasıyla mümkün olmuştur.
Not: Ankara’da hayatını kaybeden barış sevdalısı masum insanlara Allahtan rahmet, yaralananlara acil şifalar ve ailelerine sabır dilerim… Acımız sonsuz… Çok üzüntülüyüz çok…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!