Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Partiler ve Siyasi Türbülans

18 October 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Siyaset son üç seçimdir fırtına içinden geçiyor… Belli ki halk siyasetin kararlarından, yaklaşımlarından dilinden, öne çıkanlarından ve yapamadıklarından ötürü tepkili… Hiçbir siyasi partide de halkın tepkisini anlamaya yönelik tek bir kıpırdanma yok… Bunun adına en kestirmeden vurdumduymazlık demek mümkün… Bugün meclisteki en büyük siyasi parti liderlerinin ikisinin de meşguliyetleri bunlar değil… Birisi tamamen koalisyon hükümetinin yapacaklarına kendisini kaptırmış, diğeri de kurultay ile cebelleşiyor…

Doğrusu bu partilerden farklı şeyler bekliyordum… Fakat görebildiğim kadarıyla bu partilerde meselelere çözüm üretme ve demokratik biçimde iç politik tartışmaları gerçekleştirmekten eser yok…

Parti içi organlar, katılımcılık nerede?
Öyle ki Talat partide geçmişin mirası üzerinden CTP-BG’deki önemli birikimden faydalanmıyor… Sorun çıkardığını düşündüğü veya problem olarak gördüğü kişileri ve grupları yönetim sürecinin dışına almış… Dahası, bunun marifet olduğunu sanması durumun vahametini biraz daha artırmaktadır… Talat’ın belki de yaptığı en büyük kötülük var olan sorunların üzerini örtmesidir… Halbuki siyasal partilerde, hele CTP gibi bir partide dayanışma geleneği, sorunları diyalog ve tartışma üzerinden aşmak gibi bir sol kültür vardır… Bunun CTP’nin dinamizmine ciddi engel oluşturup, kadroları hadım etme ihtimali ciddi bir risktir… Siyasal partilerde sorunlar iç organlarda demokratik ve katılımcı biçimde ele alınıp tartışılmadığında başka mekanizmalar ortaya çıkar… Bu sol partilerin hiç de kabul edebileceği bir şey değildir… Bunun ortaya çıkması da siyasi geleneğin yozlaşmasına neden olur… Ülkenin böylesi örgütlü ve dinamik bir partisinin dar bir ekip tarafından yönetiliyor izlenimi yaratması ve bunun olası problemlerinin CTP’ye getireceği sorunlar, üzerine eğilmeye değer konular…

CTP kendisini diri tutabilecek mi?
Hükümetin yapacakları CTP merkezinde gün ve ay şeklinde duvara asılmış… Bunun son derece önemli bir görev ve misyon olduğunu asla inkar etmiyorum… Bunlar yapılmalı ve parti hükümetin takipçisi olmalıdır… Lakin neden CTP’nin böylesi bir yol haritası yazılıp parti hedefleri ortaya konmamış? Koalisyon hükümetinin icraat yapan ve temel problemlere dokunan bir hedefi mutlak surette olmalı ve hepsini de hayata geçirmelidir… Bunun için zaten güçlü bir isim hükümetin başında, Başbakanlık görevinde… Önceki deneyimlerden de bilindiği gibi parti başkanı partinin asli ve örgütsel meseleleri konusunda sürekli çalışmalar yapmalı ve kitleleri sürekli ayık tutma konusunda çaba sarf etmelidir… Burada kanaatimce Talat Başbakan’a ait meselelere de kafa yoruyor ve bunlarla birebir ilgileniyor… Bu iki başlılık ortaya çıkarabileceği gibi, partinin esas işlevlerine ve misyonlarına dönük bir büyük çabanın göz ardı edilmesine de yol açabilir…

Siyasetin kendisine hazırladığı son: Siyasi türbülans
Doğrusu CTP’nin siyaset kurumunda halkın beklentilerini karşılamaya yönelik bir çalışması olmadığı görülüyor… Bu, onların siyasi parti olarak bundan sonraki süreçte kendilerine biçtikleri role ilişkin de bir ipucu vermektedir… Fakat akılda tutmak gerekir ki artık seçmen eskiden olduğu gibi ne olursa olsun partisine tıpış tıpış gidip oy vermiyor… Öyle eski parti disiplini, geleneği kalmış değil seçmenlerde… Yani sempatizanlarına dönük çalışma yapmayan, onları seçimden seçime hatırlayan partilere artık seçmen çok kararlı ders verir halde… Bu söylenenler sadece CTP için değil; UBP, DP ve TDP için de geçerlidir… Bu partilere seçmen artık haklı veya haksız bir öfke içinde… Bu öfkenin nedenleri üzerine sahaya inip çalışmaların yapılması gerekiyor… Siyasetin bu gailesiz hali insanı tedirgin ediyor… Gerçekten siyasal partiler, içinde uçtukları bu atmosfere dönük merak güdülerini de kaybetmişler… O zaman her türlü siyasi türbülansa hazır olmalarında fayda var…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!