Av. Hasan Sözmener

 

İletişim böyle mi olmalıdır?

19 October 2015, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Altmışlı, yetmişli ve belki de seksenli yıllar. Köylerde doğru dürüst telefon yok. Bazı köy kahvelerinde bir tane telefon bulunmakta. O da, bazı günler çalışır, bazı günler çalışmazdı. O zamanlarda ben ve abim İstanbul’a, tahsile gitmiştik. Tahsilimiz boyunca, ailemizle telefon konuşması yapamadık.

Bizimle iletişim kurmak isteyen yakınlarımız ve arkadaşlarımız, bize mektup yazarlardı. Onların bize gönderdiği ve cevap olarak bizlerin onlara gönderdiğimiz mektupların karşılıklı gidip gelmesi, bir ayı buluyordu.

Gidip gelmekte olan mektuplarda, hep iyi şeyler yazılır, hasretlikler belirtilir, sevgiler iletilir ve hep iyi dileklerde bulunulurdu. Mektupla sövüşme, kavgalaşma, kalp kırma, küsüşmeler ve benzerleri hemen hemen hiç yaşanmazdı.

Şehirlerdeki evlerin ve işyerlerinin bazılarına telefon bağlanamıyordu. Hatta doksanlı yılların başları idi, Taşkınköy’deki evimde telefon yoktu ve alt yapı eksikliği nedeniyle, eve telefon bağlanamıyordu. Hatta aklıma geldikçe hala bile üzüldüğüm bir olay yaşamıştık. O yıllarda ilkokula gitmekte olan kızım, okula öğleden sonraları gitmekteydi ve onu okula annesi, götürüp getirmekteydi. Bir akşamüzeri araba çalışmadı ve arabanın çalışmadığı bana veya okula bildirilemedi ve kızım, okulun bahçesinde korkular içerisinde birkaç saat annesini beklemişti. Hava kararmıştı ve onu büyük bir korku içerisinde büzüşmüş halde bulmuştuk.

Telefonu olmayanlar, telefon etmek için, ya telefonu olan birisinden ricada bulunurlardı ve genellikle isteksiz bir tavırla karşılaşırlardı ya da, telefon dairesine giderlerdi. Telefon dairesinde bir telefon görüşmesi için birkaç saat beklendiği olurdu.

Şimdilerde ise, bilgisayarlar, laptoplar, herkesin elinde bir cep telefonu, iletişim kurmak istediğin kişinin yurt içinde veya yurt dışında olmasının önemi yok. Sesli olarak, görüntülü olarak veya yazışarak. Dilediğin kişi veya kişilerle iletişim kurulabiliyor. Bu çok güzel bir şey ama ayni zamanda çok kötü bir şey.

Cep telefonları, bilgisayarlar, laptoplar iletişim açısından insanları özgür kılıyor, bu bir gerçek. Ama birçok birlikteliğin sona ermesine ve birçok sevginin, sevgisizliğe dönüşmesine de neden oluyor. İnsanlar doğaları gereği, sinirlendiklerinde, öfkelendiklerinde, o anda ağızlarından çıkanı kulakları duymaz. Ağzından çıkanı, kulakların duyabilmesi için, bir zaman geçmesi gerekir. Bu zaman geçinceye kadar da, bu gibi kişilerin, sevdikleri ile dostları ile, ilişkide bulundukları kişilerle iletişim kurmamaları gerekir. Halbuki öyle mi oluyor, hemen, bu aletlerden birisine sarılınıyor ve karşı tarafa, ağza alınmayacak laflar sarf ediliyor. Bir de bakmışsınız ki, geriye dönüşü imkansız durumlar yaratılmış. Kişiler birbirlerine gücenmişler, küsmüşler. Kişiler evli iseler, soluğu mahkemelerde almışlar ve boşanmışlar.

Etrafımı gözlüyorum, hatırı sayılır sayıdaki boşanmaların esas sebeplerini, bu aletlerin yarattığını, müşahede ediyorum. “Yakaladım cep telefonundan bir başkası ile mesajlaşıyordu.” “Facebook’ta, sevgilisi ile görüşüyordu”, “Adam neredeyse 24 saat Facebook’ta başka hiç bir şeyle ilgilenmiyor.” Bu ve buna benzer sebepler.

Bir de şunu müşahede ediyorum. Kişiler birbirlerine yüz yüze söylemeye cesaret edemeyecekleri birçok şeyleri bu aletler vasıtası ile birbirlerine söyleyebilmektedir. Bir bakmışsınız, dost sandığınız, arkadaş diye bağrınıza bastığınız kişiler sizlere, uygunsuz tekliflerde ve önerilerde bulunabiliyorlar. İletişim özgürlüğü bir taraftan çok güzel ancak diğer taraftan istenmeyen birçok olayların yaşanmasına neden olabiliyor. Ben burada yalnızca birkaç örnek verdim. Mesela bir başka örnek, kişiler kendi kendilerine, internet vasıtasıyla, hastalıklar yaratıp, teşhisler koyup, üzüntülere gark olabiliyorlar. Sonuç olarak diyebilirim ki, bu iletişim aletlerini kullanırken, çok dikkatli olalım ve bu aletleri, kavga, tartışma, küsüşme, boşanma gibi sonuçlara yol açabilecek şekilde kullanmayalım. Ama son olarak şunu söyleyeyim ki, ben mektupla iletişimi özlüyorum. “Sepet sepet yumurta, sakın beni unutma” gibi sözlerle biten mektuplar...

 

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti