Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale

21 October 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Beklenen proje sonunda gerçekleşti. Artık KKTC’ye Türkiye’den su geliyor. 1.5 milyon civarı bir bütçe ile gerçekleştirilen projenin açılış törenine Türkiye medyasının da ilgisi yoğundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Kıbrıs’taki açılış töreninde yaptığı konuşmada “Güneydekiler bu sudan istifade etmek istiyorlarsa adını barış suyu koyar onlara bu sudan veririz” diyerek, bir kapı daha aralamış oldu… Elbette gelen su ada denkleminde Kuzeye göreceli bir avantaj ve üstünlük sağlayacaktır…

“Barış” suyu, barışın kenti
Projenin hayata geçirilmesinden iki gün önce KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı Çanakkale’deydi. Takip edenler bilir, bu yıl 1915 Çanakkale Deniz Zaferi’nin 100. yılı kutlanıyor… Yıl içerisine yayılmış kutlama ve anma etkinlikleri hâlâ devam ediyor. Çanakkale, vaktiyle bir savaş cephesine isim vermiş bir kent iken “Barışın kenti” olarak markalaşma yolunda ilerliyor. Artık 18 Mart törenleri savaşı anma merasimleri olmaktan çıkıp “Barışa ev sahibiyiz!” sloganıyla şekillendiriliyor.
Akıncı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin (ÇOMÜ) davetlisi olarak akademik açılış töreninde 2015-2016 eğitim-öğretim yılının ilk dersini verdi. Dersin konusu ise “Kıbrıs Müzakerelerinde Son Gelişmeler” idi. Cumhurbaşkanı, salona samimi, her kesimden katılımcının anlayabileceği ve dürüst bir şekilde hitap etti. Nitekim karşılığını da buldu. Benim de yer aldığım salona dair izlenimlerimi iletecek olursam; Çanakkale’de öğrencisinden akademisyenine, yerel yöneticisinden, milletvekillerinden idari personele kadar dinamik bir kitle Üniversitenin konferans salonunu hıncahınç doldurdu ve konuşmasının son dakikasına kadar Sayın Akıncı’yı dikkatle dinledi.

Batmayan savaş gemisi olmak yerine…
Salonda yaş dağılımı itibariyle Kıbrıs Harekâtı’nı görenler de vardı, KKTC kurulduktan sonra doğanlar da… Akıncı’ya konuşmasının sonunda yöneltilen “Müzakerelerde bizim elimizde ne koz olabilir?”, “Çözümün önündeki en büyük engel nedir?” gibi sorulara bakıldığında, artık Türkiye’de yaşayan vatandaşların da “Kıbrıs sorunu” tabirini tarihe gömmek istedikleri anlaşılıyordu. Akıncı da barışın kenti Çanakkale’de barışçıl çözüm isteğini bir kez daha paylaştı; sadece Türkler için değil Rumlar için de güvenliğin, mülkiyet haklarının önemini vurguladı ve iki tarafı da gözeten son derece makul bir çerçeve çizdi. Güney Kıbrıs’ın AB üyesi olmasıyla değişen konjonktürden Doğu Akdeniz’deki enerji yataklarıyla oluşan yeni denkleme kadar çok geniş bir vizyonla müzakerelerdeki gelişmeleri ortaya koydu. Yenilikçi, çözümden yana tavrını şu cümleleriyle paylaştı:
“Şöyle bir hayal edin… Doğu Akdeniz’de bir Kıbrıs adası. Batmayan savaş gemisi olmak yerine, kan ve gözyaşının aktığı bir ada olmak yerine, ağlarla birbirine bağlanmış, enerji koridorlarıyla, elektrik kablolarıyla, su borularıyla bir kazan-kazan durumu, tüm tarafların kazançlı çıkabileceği yeni bir coğrafya, yeni bir iklim yaratmak mümkün. Ben bu vizyonu paylaşıyorum…”

“Dünya çok hızlı değişiyor, değişmeyen bir tek Kıbrıs mı kalacak!”
1968’lerden günümüze devam eden müzakerelerin tüm tarafların kazançlı çıkabileceği ve insanların birbirini düşman değil; geleceğin partneri olarak göreceği yeni bir anlayışla çözülebileceğine inancını rasyonel bir şekilde ortaya koyan Akıncı, konuşmasını tamamlarken adeta gençlere ve geleceğe seslendi:
“Dünya gerçekten çok hızlı değişiyor. Değişmeyen bir tek Kıbrıs mı kalacak! Hiçbir şekilde değişmemek mümkün değil. Kıbrıs da öyle kalmaz, kalmayacak, kalmamalı…”

ÇOMÜ’nün Göreli Avantajı
Kıbrıs, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın vizyonuyla çözüme götürülecek olsa hiç kuşkum olmazdı… Lakin mesele Anastasiadis’le de sınırlı değil… İki tarafta da herkes çözüme katkı koymaya hazır olsa bile bu işin zemin ayarları başka bazı büyük aktörlerin de katkısıyla ancak sona erdirilebilir… Bunlarla birlikte Akıncı’nın Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde verdiği ilk derste konu 'çözüm’dü… Bu üniversitenin gelecekte Türk-Yunan İlişkileri başta olmak üzere, Bizans ve Modern Yunan Çalışmaları’na merkez olması bakımından da bu dersin önemi büyüktür… Çanakkale'deki, yani Batı’nın en batısındaki bir kentteki üniversitenin bu alanlarda Türkiye’ye yapacağı çok katkı, vereceği çok akademik hizmet vardır… Akıncı’nın bu Kıbrıs müzakereleri odaklı dersinin üniversitenin misyon çizgisiyle de örtüştüğünü söylemek gerekiyor…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!