Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu

01 November 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Altay Ayrancıoğlu, nam-ı diğer Şafuri… Şafuri lakabı dedenin Selimiye Mahallesinde 1900’lerde yetiştirdiği harika kabaklardan geliyor. Zaten Şafuri de Rumca Kabak manasına geliyor…

Altay usta ile 2010’da halen kullandığım Raleign 26’lık bisikleti sattığı zaman tanışmıştık… Hep merak etmiştim bu bisikletçilik (yerel anlamda Velesbitçilik) öyküsünü… Altay Usta 1940 doğumlu ve 6 kardeşten birisi… Halen dört kardeş hayattalar… İlkokula Atatürk’te başlamış ve ikinci sınıftan sonra okumayı bırakmış… 1949’dan itibaren Velesbitçi yanında çalışmaya başlamış ve kendisini bu meslekte yetiştirmek istemiş… İlk ustası 1949’da Asmaaltı’nda dükkânı bulunan Ermeni kökenli Artin’di. Öyle ki, 5 yıl kadar Artin Usta’nın çıraklığını yapmış ve mesleğin ilk hünerlerini ondan öğrenmiş… Anlatılanlardan çıkardığımıza göre 2 yıl kadar da Savi ustanın yanında çalışmış… Savi Usta’nın dükkânı da Lefkoşa’da Kuyumcular Çarşısındaydı… Buradaki serüveni de Nisan 1955’de EOKA’nın şiddet eylemlerinin başlamasına kadar sürmüş… Sonrasında Selimiye Mahallesinde İzzet Efendi Sokağında henüz 15 yaşındayken ilk dükkânını açmış…

Ada’nın bisiklet tarihi…
O günlerde elbette Lefkoşa’da Kemal Köse Saray Önünde, Kardeşi Salih Köse Asma altında ve Ahmet Usta Asma altında meşhur bisikletçi tamircileri arasındaydı… Yani o günlerde her köşede bir bisiklet tamircisi olduğunu söylemek mümkün… Hemen hemen halkın büyük çoğunluğunun ulaşım aracı bisikletlerdi… Kendi anlatımına göre köy otobüslerinin geldiği Deveciler Han ile Fota Han kendisinin açtığı dükkana çok yakındı… Bundan ötürü köylerden gündelikçi gelen ırgatlar paydos sırasında bisikletlerini tamir için kendisine bırakırlar ve ertesi sabah onarılmış olarak geri alırlarmış… Bazen 150-200 bisiklet bile dükkânın önünde tamir için bırakılabiliyormuş… Patlak lastiğin tamiri yarım Şilin’miş o günlerde…
Öyle bisiklet deyip geçmeyelim… Sömürge döneminde her bir bisikletin ruhsatı vardı ve bisikletin dümenine (direksiyonuna) çekiçle bu numara kazınırdı. Böylece bisiklet bir tür resmileşirdi. Kayıtsız araç sayısının 21 bin civarında olduğu bugünkü KKTC’ye hiç benzemezdi… Yolda bisikletin ön ve arka lambaları yanmazsa trafikten men edilmek vardı… Motor egzozlarının içine değnek sokup susturucu olup olmadığını İngiliz Kumandan Ali Reci bizzat kontrol edermiş… Şimdilerde gece yarısı 2’de meskun mahalde motosikletlerin cayırtısına kimse aldırmıyor…
Ünlülerin bisikleti
15 yaşında açtığı dükkânı 1990’da oğlu Eren Ayrancıoğlu büyütmüş ve halen motosiklet dahil tamir işlerini orada yürütüyorlar… Duvarda asılı 1915'ten kalma bir bisiklet gördüm… Babası Ali Rauf onu İngiliz Okuluna giderken kullanırmış… Bu bisikleti kullanmayan ünlü nerdeyse kalmamış gibi… Klerides, rahmetli Denktaş, rahmetli Şeyh Nazım aynı okula gittiklerinden hepsi de o meşhur bisikleti kullanmışlar… Yine o günlerde Çarşı Ağası olarak bilinen Gigi de o bisiklete binenler arasındaymış… O yıllarda bisiklet markaları arasında Herkules, Raleign ve Sun önde gelenlerdi… Hepsi de İngiliz markalarıydı… Bunların Kıbrıs’taki ana bayisi Lokmacı Kapısındaki ve halen BM kontrolündeki sıralı dükkânların sahibi de olan Uzunyanlar idi… Ermeni kökenli Uzunyanlar, Raleign’nin Kıbrıs ana bayisiydi… Uzunyanlar Adana kökenli olup esas meslekleri Tenekecilikmiş… Sonrasında Kıbrıs’ta büyük ticaret erbapları arasına katılmışlar. Rivayete göre Lokmacı Kapısındaki ve BM kontrolündeki ambarlarda halen sıfır bisikletler de varmış…

Altay Usta gençlere bir çağrı yapıyor: Mercedes’le ekşi almaya gideceğinize bu işleriniz için Bisiklet kullanınız… Bunun sağlıklı olduğunu altını çiziyor!
Altay Usta’ya uzun ömürler dileriz…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!