Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa!

15 November 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Siyaset, söylemlerin ve eylemlerin kısırlaştığı ve birbirine çok benzeştiği dar bir patikadan geçiyor. Bu durum “siyasete atılmak” için can atan ve kendilerine “yeni” diyen herkesi alakadar etmeli… Öyle ki, siyaset her gün kendisini değiştirmesi gerektiği üzerinden en çok azarlanan kurumların başında geliyor… Bunu ifade edenlere de siyaset gizliden gizliye kıs kıs gülüyor… Halkın siyasetin kısırlığına mahkum olmadığını 40 yılı aşkındır ilk defa söyleyenler de o zaman yeniydiler… Bunları burada saymaya gerek yok… Bu sistem içerisinde UBP için CTP’den yükselen eleştiri ve retorikler buradan sıralansa çok ağır olduklarını kimse inkar etmeyecektir… CTP’nin yükselmesinde ve halkla buluşmasında bu söylemlerin yıllar itibariyle etkisi büyüktür… Şimdilerde CTP UBP ile koalisyonda… Son 20 yılda “CTP’nin UBP”leştiği eleştirisine en çok tepki gösterenler, bugün hükümeti paylaşıyorlar… Bu söylemleri ilk kez ifade edenler aynı kabinede “hizmet” aşkıyla bugün bakanlık görevindeler…

“Akil adamlar” ve aktif siyaset
   Bu anlamda siyaset, kutuplaştırıcı iki siyasal partiyi bile koalisyonda buluşturabilmiş… Birçoğumuz için belki de bu uzlaşma son seçenek… Bu iki partinin uzlaşmasının önemli olmadığını söylemek 40 yılın muhasebesinden habersiz olmak manasına gelir… Bu iki partinin uzlaşması aslında statüko açısından önemli… Statüko iki partiyi belki de tarihin çöplüğüne atmak için buluşturdu… Ya da statüko kendisini bu iki parti üzerinden yeniden üretecektir… Kendini yenileyen ve halkın arayışını gören ayakta kalıp, yaşayacak göremeyen de yoluna fikir kulübü olarak devam edecek…
İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın CTP Genel Başkanlığına “mehel” görülmesi, siyasetteki tıkanıklığı gösteren bir emare değil midir? Akil adamların aktif siyasetin içine çekilmesi, mevcut siyasi yapının çaresizliğini de göstermiyor mu? Yani CTP hem örgütlülüğü hem entelektüel kadroları bakımından zengin bir parti olmasına rağmen genel başkanlığı için kimse uygun görülmemiş ve dışardan destek almak durumunda kalmış… Hem de tarafsızlığıyla en yüksek mertebe olan makamdaki görevden sonra. Öyle ki bu “anomali” (yani parti mekanizmaları dışından) demokratik bir ülkede hele sol kimlikli partide pek münasip sayılacak bir tercih değildir… Bu durum bir ara Ankara’daki “partili cumhurbaşkanı” güzellemesine öykünme bile sayılabilir.   KKTC’de protokol olarak “2. Cumhurbaşkanlığı konumu” fiilen Talat’ın CTP Genel Başkanlığı göreviyle çakıştığından ötürü aslında “dondurulmuş” durumda… Talat, 27 Kasım 2004’deki 19.’uncu Kongredeki kararlar sonrasında yoldaşlarıyla CTP’de “devrim” yaparak KKTC’de siyasetin tüm alanlarına hakim olmuştu… Lakin o günkü şartlar çok şey değişti… Sonrasında birçok nedenden ötürü siyaseten elde edilenler yine siyasetin “vasat”laşmasıyla geri verilmek durumunda kalındı… Bunun nedenleri pek tartışılmadı… Bu irdelenmiş olsaydı, zaten 2’nci Cumhurbaşkanı konumuyla Talat CTP genel başkanlığına soyunmazdı, soyunamazdı… Elbette Talat her iki pozisyonu da meşru şartlarda kazanmıştır. Lakin iki pozisyonun ruhu çok farklıdır. Parti Başkanından Cumhurbaşkanı olur ama Cumhurbaşkanından parti başkanı olur mu? Onu kamuoyuna bırakmak lazım…

 

Sandığa nasıl yansır?
   Bu paradoksun CTP açısından manası yapılacak ilk seçimde alınacak oy oranıyla anlaşılacak… Doğrusu CTP önce DP sonra da bugünkü koalisyon karnesiyle halk sınavından hala “vasat” bir görüntü veriyor… Bu noktada CTP’nin olası bir seçim başarısızlığında hem 2’nci Cumhurbaşkanlığı konumunun hem de Talat’ın yıpranma kapasitesi çok yukarılara çıkmış olabilir… Öyle ki Talat 2020 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olma ve kazanma şansını bile riske etmiş durumda… Bugünkü koalisyon performansı halk gözünde ciddi bir itibar getirse bile, CTP Genel Başkanlığı ve 2’nci Cumhurbaşkanlığının aynı kişide toplanmasından ötürü ilginç seçim sonuçları alınabilir… Koalisyonun muhtemel olumlu icraatlarının hemen tümünün Talat’ın bu paradoksal konumu yüzünden UBP’nin hanesine yazılması bile olasıdır… Talat’ın, bildik anlamda bir siyasetçi olmamasına rağmen kafa karışıklığına yol açan bugünkü pozisyonunun, kendisi için de, parti için de ve en mühimi Kıbrıs Türk halkı için de sonuçları olacaktır… Öyle ki CTP Genel Başkanlığı her hâlükârda doldurulacak bir makamdır ama 2’nci Cumhurbaşkanlığı öyle değildir…
Bu çok riskli oyunun seçmende yaratacağı tüm etkilerin CTP’ye yazılacağını öngörmek gerekiyor…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!