Derviş Deniz

 

Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor

30 November 2015, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Vergi vermek demokratik hayatın önemli bir parçasıdır. İnsanlar ve kurumlar demokratik ilkeler içerisinde yönetilen ülkelerin düzenini korumak, serbest piyasa koşullarında rekabet edebilirlik ve fırsat eşitliğine sahip olmak için vergi vermek zorundadırlar.  Demokrasi ve insan hakları bilinci geliştikçe vergi verme kültürü de gelişmektedir.  Siyasi rantın etkin olduğu ülkelerde siyaset içerisinden başlayarak alta inene kadar vergi sisteminin adil çalışmamasına katkı yapacak önemli icraatlar yapılmaktadır. Bu yapılan icraatların devamı da sadece toplumu yönetenlerin değil halkın da desteğine bağlı olarak sürdürülebilmektedir.

Son günlerde KIBRIS Gazetesi’nde vergi verenlerin listesi yayınlanmaktadır. Bu listelerde kimin daha çok vergi verdiği, kimin daha az verdiği ve kimin zarar gösterdiği açıkça görülmektedir. Yüksek miktarda vergi verenlerin liste başında yer almaları ve halk tarafından takdir edilmeleri, bu kişi veya kurumlar için moral bir destektir. Bu moral destek de iş insanlarının ve kurumların daha fazla vergi vermeleri için de bir teşvik olarak algılanabilir.

Vergi listeleri ödenen vergiler açısından bir gösterge olarak algılansa da bu listelerin yansıtmadığı ve iş insanları ile kurumların yaşadığı bir yığın faktör vardır. Bu nedenle vergi listelerinde en üstte olanlar takdir edilirken, listenin altında olan ve daha az vergi veren veya zarar gösteren kişi veya kurumları ayıplamak listelere bakılarak yapılacak bir değerleme olmamalıdır.

Ülkemizde halk arasında yaygın olan görüş, iş insanının yeterince vergi vermediğidir. Halbuki bu ülkenin bütçe yükünün büyük kısmını özel sektörde faaliyet gösteren kişi veya kurumlar üstlenmektedir. Buna ilave olarak şunu da belirtmeliyim ki, KKTC hükümetlerinin iş insanlarına sağlayabildiği imkanlar ile ödemesi gereken vergilerin ve fonların toplamı karşılaştırıldığında, iş insanlarının haksız bir şekilde ödemeleri gerekenden fazla vergi verdiklerini görebiliriz. Bu nedenle kimin ne kadar ödediği dışında, kimin bu ülke ekonomisine katma değer olarak ne kattığına da bakmamız gerekmektedir.

Ülkemizde toplanması gereken verginin istenildiği miktarda toplanamadığını hemen hemen herkes bilmektedir. Vergi kaçağı dediğimiz kişi veya kurumların kazandıkları ama beyan etmedikleri miktarların toplamıdır. Demokrasinin tüm organları ile yürürlükte olduğu ülkelerde vergi kaçağı daha azdır. Ancak, siyasi rantın yukarıdan aşağıya tüm devlet mekanizmasına nüfuz ettiği ülkelerde rant arttıkça kaçak da artmaktadır.  Bu nedenle herhangi bir ülkede vergi kaçağını önlemenin birinci ayağı devlette rantın silinmesidir.

Herhangi bir siyasi rant içinde olmayan, devletten ayrıcalık koparmayan ancak faaliyet sonuçlarında zarar gösteren kişi veya kurumları vergi kaçıran müesseseler olarak değil de ülkeye yaptıkları katkılarla değerlendirmek gerekir. Genelde zarar gösteren birçok kişi veya kurum gerçek gelirini beyan eden, istihdam yapan, kazancını  yatırıma dönüştüren işletmelerdir. Dünyanın her yerinde kazancını yatırıma dönüştüren ve bu yatırım ile istihdam sağlayan işletmelere özel muafiyetler ve vergi avantajları sağlanmaktadır. Yatırım yapan işletmelere verilen vergi avantajları da yapılan yatırımın belirli bir kısmının işletmenin kazancından düşülmesine imkan sağlamaktadır. Böyle olunca da yatırımın yoğun olduğu yıllarda işletmeler zarar göstermektedirler. Bu nedenle ithalatta gümrük vergi, KDV ve stopajını doğru ödeyen, satışlarını eksiksiz beyan edip KDV’sini ödeyen, yatırım yapan ve bu yatırımı istihdama dönüştüren kişi veya kurumların zarar ettiler diye etrafta kötü olarak anılması doğru bir davranış değildir ve ülke gerçeklerinin saptırılmasıdır.

Sistemden kaynaklanan vergi kaçaklarının doğru ve dürüst hareket eden ancak, yasalar tahtında hareket edip zarar gösteren kişi veya kurumlara çıkarılması, esas kaçağın kaynağını farklı bir tarafa çekmekten başka bir şey değildir ve maalesef halkımız da buna alet olmaktadır.

Ülkemizde tüm kazançlarını beyan eden ve gerçeği gösteren bir yığın iş insanı vardır. Aynı şekilde, ülkede hak ettiği vergiyi ödemeyen de bir yığın iş insanı da bulunmaktadır.  Bu iki grup arasındaki farkın bilinçli bir şekilde ortaya çıkarılması ve kaçakçıların cezalandırılması gerekir. Bunun için de vergi kaçağının en önemli kaynağı olan devlet eli ile elde edilen rantın sağladığı olanakların elimine edilmesi şarttır. Devlet hesap verilemez kaynakları ortaya çıkaramıyorsa özel sektörün kaynağı saklaması da teşvik edilmiş olmaktadır.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi