Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!...

02 December 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Kıbrıs’ta uzayan ve çözülmeyen meseleler için “Evkaf’ın su meselesine döndü” deyişi çok kullanılıyor… Adeta siyasi genlere işlemiş bir deyiştir… Aslında bugünlerdeki su meselesini kim yönetecek tartışmaları için çok önemli bir dersi içinde barındırıyor… Öyle ki Evkaf’ın su meselesine dönmeyi herkes kullanıyor ve doğru da yapıyor… Lakin bu sözün nereden geldiğine, geri planındaki olayın nasıl geliştiğine ilişkin fazla bir bilgi yok ve işin kaynağındaki mevzu pek bilinmiyor…

 

38 yıl süren su davası

Bu mesele Osmanlı Kıbrıs’ı 1878’de Birleşik Krallığa kiraladıktan sonra, yani Ada İngiliz idaresine geçtikten sonra oluyor… O yıl Lefkoşa’daki suyun taksimatını ve dağıtımını Su Evkafı yapıyordu… İngiliz İdaresi suyun dağıtımını Su Evkafı’ndan alıp 6 kişilik bir kurula, sonra da Lefkoşa Belediyesi’ne devrediyor… Bu duruma itiraz eden Su Evkafı konuyu 1878-1879’da mahkemeye taşıyor… Mahkeme sorunu 1916’ya kadar bir türlü sonuçlandıramıyor… Sonunda uzayan bu meselede mahkeme de suyu Lefkoşa Belediyesi’nin dağıtmasını haklı buluyor… Yaklaşık 38 yıl süren Su Evkafı’nın bu hukuk savaşı memleketin siyasi genlerinde önemli bir yer ediyor, bir deyiş olarak da gündelik hayatlarımıza kadar geliyor…

 

Siyasetin ötesi, uzmanların çözüm çabası: “Su Kurumu” projesi

Bugünlerde de Anadolu’dan su gelmiş ve yine suyu kimin dağıtacağı tartışmaları yapılıyor… Burada suyu getiren de, dağıtacağız diyenler de çok dikkatli olmalı ve halkın tarihi belleğinde böylesi bir olayın yeniden canlanmasına yol açmamalıdır… Evkaf’ın su meselesi elbette hâlâ ülkemizde uzayan birçok konu için dile gelen güzel bir deyiştir… Kıbrıs’ta su yönetimi konusunda güncel anlamda “Su Kurumu” kurulmak üzere yola çıkan bir grup iyi niyetli yurdunu seven mühendis, yasa hazırlığını tamamlamışlar ve konunun yasalaşmasını bekliyorlar… Bektaş Göze ve Su Kurumu içinde çalışan bir grup mühendisle geçen haftalarda yüz yüze görüşme fırsatı elde ettim… Kendilerinden Su Kurumu konusunda tatmin edici açıklamalar dinledim ve konuya hakimiyetlerinden etkilendim… Doğrusu memleketin yurdunu seven insanlarının çalışkanlığına ve su kaynaklarına duyarlılığına hayran kaldım… Siyasilerden çok daha güvenilir ve samimi oldukları kesin… Öyle ki siyasetçi Lefkoşa’da başka Ankara’da başka konuşur… Dolayısıyla uzman kadroların memleketin sorunlarına dönük çabaları her zaman önemlidir ve memleketin zenginliğidir…

 

İçerde uzlaşı olmadan Ankara ile olur mu?

Bu arada Su Kurumu’nun yasa çalışması yanında bu yasaya Belediyelerden eleştiriler olduğunu da işittim… Dahası Ankara’da Su Konferansı’nda dinlediğim Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar’ın Su Kurumu’nun suyun dağıtımından tek ve en üst yetkili olmasına itirazları olduğunu da öğrendim… Burada net olmakta fayda vardır…Yani KKTC’de içimizde, aramızda ulusal düzeyde bu tür projelere dönük ortak dil ve tutum alınmadığı takdirde bu işin yönetimi üzerinde uzlaşma sağlamadan Ankara ile uzlaşma aramak nafile bir çaba olur… İlk olarak KKTC gelen suyun yönetimini planlanmalı ama bu işin iki ayağı olduğu da unutulmamalı… İlki Su Kurumu, ikincisi Belediyeler… Bu iki ayaklı su yönetiminin henüz kendi içlerinde uzlaşma sağlamadığını belirtmekte fayda vardır…
Bu iki ayak uzlaşma sağladığında bile suyun ulusal anlamda yönetme yetkisinin KKTC otoritelerinde verileceğine dönük kişisel görüşüm çok da olumlu değildir… Öyle ki siyasi otoritelerin kendi kurumlarına sahip çıkma ve sonuna kadar bu işin arkasında durma kararlılığına bireysel olarak pek inanmıyorum… Siyasetin aktörlerine bakıldığında su yönetimi konusunda koalisyon ortakları arasında henüz ciddi bir uzlaşma olduğu da tartışmalıdır… Kaldı ki her iki koalisyon ortağının kendi içlerinde bile konuşup ortak bir fikre vardıklarına da kani değilim… Konuştuklarından edindiğim izlenim bu… Bunlara rağmen yerel uzmanların suyu yönetme kararlılığının gurur meselesi olduğunu söylemeliyim… Bunun arkasında KKTC siyasi otoritelerinin durup durmayacaklarından ise çok emin değilim… Tam da bu nedenlerle bu işin Evkaf’ın su meselesine dönme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtmekte fayda görüyorum…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!