Derviş Deniz

 

Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor

07 December 2015, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Kıbrıs’ta siyasi bir çözüm bulunması ile ilgili görüşmeler büyük bir yoğunlukla devam ederken adaya ardı ardına büyük devletlerin dışişleri bakanları da ziyaretler gerçekleştirmektedirler. Bu ziyaretlerin belirli bir bölümü Kıbrıs sorunu ile ilişkili olsa da bölgedeki sıcak gelişmeler ile ilgili olduğu ortadadır. Orta Doğu’da yaşanan iç savaşların hemen kenarında ve stratejik olarak önemli bir konumda olan Kıbrıs’ın bölgedeki gelişmelerden etkilenmesi çok doğaldır.

Bütün bu gelişmeler içerisinde Kıbrıs sorununa nasıl bir çözüm bulunacağı ile ilgili tam anlamı ile ortaya çıkmış kesin bir anlaşmaya henüz varılmadığı gibi Ortadoğu’da bulunacak çözüme hangi zaman dilimi içerisinde ulaşılacağı da bilinmemektedir. Böyle olunca da adanın kuzeyi veya güneyinde önümüzdeki yıllarda nasıl bir ekonomik strateji izleneceğine dair de bir öngörü ortaya konamamaktadır. Bugün her iki tarafta da konuşulanlar sadece günümüze kadar bölük pörçük bilgilere dayalı tahminler ötesine geçememektedir. Buna bağlı olarak da her iki tarafta da mevcut durumu koruma yönünde vatandaşların büyük bir gayreti bulunmaktadır. Mevcut durumun korunması çabaları da yeni proje ve yatırımların istenildiği şekilde gelişmesine de engeldir.

Mevcut durumdan KKTC’deki sektörlerin olumlu etkilenmediği açıkça ortadadır. Bu mevcut durum yukarıda da değindiğim gibi Kıbrıs sorununa çözüm ileilgili yeterli bilgilerin olmaması ve Ortadoğu’daki kavganın bizi nasıl etkileyeceğinin bilinmemesi dolayısı ile bir belirsizlik ortamı yaratmaktadır. Ekonomimizin gelişmesinde önemli rol oynayan Türkiye’nin Ortadoğu’daki bu kavgadan ekonomik olarak nasıl etkileneceği konusu da KKTC ekonomisi için en önemli tehditlerden birisidir. Türkiye’nin ekonomik gücünün zarar görmesi bize de kolayca yansıyabilmektedir. En basit şekilde döviz kurlarında meydana gelebilecek herhangi bir yükselmenin ekonomik hayatımızı nasıl olumsuz etkilediğini bu yıl içerisinde birkaç kez yaşamışızdır.

Bölgedeki sorunların KKTC ekonomisini etkilemeye başladığını örnekleri ile görmekteyiz. Turizm sektörü ile tarım sektörü Türkiye ile Rusya arasındaki krizden kesin olarak etkilenmektedirler. Bu konuda faklı pazar arayışları olumlu sonuç vermezse çok büyük kayıpların yaşanması kaçınılmazdır. KKTC’nin tanınmamışlığı dolayısıyla gerek turizm ve gerekse tarımda farklı pazarlara yönelme çok da kolay olmamaktadır. Farklı pazarlar bulunsa da diplomatik engellerin çözülmesi de başlı başına bir sorundur ve bir günde halledilmesi mümkün değildir.

Bölgedeki sorunların inşaat ve emlak sektörünü de olumsuz şekilde etkilediğini gözlemlemekteyiz. Buna ilave olarak Kıbrıs sorununda mülk konusundaki anlaşma kriterlerinin ne olacağı bilinmediğinden orjinal Türk koçanlı mallar ile Rumlardan kalan eşdeğer veya tahsis mallar arasındaki emlak fiyatları da gittikçe açılmaktadır. Böyle olunca da emlak sektöründe spekülasyona açık bir durum ortaya çıkmaktadır. Ülkede bol parası olan kişi veya kurumlar bu durumu fırsat bilerek Rumlardan kalan mallar üzerinde kumar oynar gibi spekülasyon yapabilmektedirler. Ancak bu kişi veya kurumların sayısı çok olmamakta, vatandaşların birçoğu da yaratılan bu durumdan dolayı mağdur olmaktadır. Mülk konusundaki muallaklığın yarattığı bilinmemezlik, sonunda orta veya düşük gelirli vatandaşı vurmaktadır.

KKTC’de mülk sahibi olmak ile ilgili soru işaretleri sürdürülebilir ekonominin önünde en büyük engeldir. Bu nedenledir ki Kıbrıs sorununa bulunacak çözüm mülk konusuna açıklık kazandıracaktır. Mevcut durumun devamını sahip olduklarına tutunarak korumak niyetinde olanların çözümsüzlükle bu durumu daha da kötüye götüreceklerini bilmeleri gerekir. Bilinmesi gereken şudur ki sizin iradenizle ulaşılan en kötü çözüm bile sizin iradeniz dışındaki en iyi çözümden daha avantajlıdır. Bu nedenle fayda zarar analizinin iyi bir muhasebesi yapılmalıdır inancındayım.

Ülkemizde Türkiye’den gelen suyun yönetimi ile ilgili çıkan haberlerin büyük bir bölümünün spekülatif olduğunu görebiliriz. Ancak her iki tarafta da siyasiler tarafından verilen mesajlar eğer doğru ise KKTC nde insanların iş yapma güveni üzerinde ciddi soru işaretleri bırakmaktadır. Bu soru işaretleri de sadece su yönetiminde değil diğer sektörlerde de işletme becerimizi sorgulatmaktadır. KKTC ekonomisi ve ekonomik varlıkların yönetilmesi ile ilgili hakkımızda yapılan tüm söylemlerin temelinde de 1974 sonrası siyasete hakim olan hesapsız populizm yatmaktadır.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi