Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Gazetecilik ve promosyon

09 December 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Yazılı basında promosyon denilen olgu rahmetli Özal döneminde Türk basınına çok ciddi şekilde bulaşmıştı… Promosyonlarla seçim dönemlerinde belli medya kurumları pazarlık güçlerini artırmak için daha çok okuyucu çekip tirajlarını yükseltmeye çabalıyorlardı… Bu mantık üzerinden promosyon günlerinde okuyucuya cazip gelmek için verilmedik ürünler kalmıyordu… Sonra kendiliğinden bu işin işe yaramadığını anladılar ve bu “arızalı” yayıncılıktan uzaklaştılar… O günlerde gazeteler ve dergiler bir de“muzır” yayın yapıyor diye poşetlere konuluyordu… Promosyon gazetelerin bir özendirme çabası olduğunu biliyoruz… Son zamanlarda Kıbrıs’ta da bir gazeteyi promosyon furyası teslim almış durumda…

Gazeteler sabun, kahve, şampuan ve hatta “vaseline” vermeye başladığında ilk aklıma gelen soru şudur: Gazete acaba neden buna ihtiyaç duyuyor? Okuyucularını belli bir sayıda tutma çabası olsa gerek… Peki okuyucularına “fındık fıstık” dağıtarak ulaşmanın toplumsal bir bedeli oluyor mu? Mutlaka oluyordur… En azından okuyucu grubu gazete bir şey vermediğinde gazeteyi almıyordur… Belki Pavlov’un şartlı refleksiyle bu durumu açıklamak mümkündür… Bu tür araştırmalar tüketici psikolojisinin esas ihtisas alanına giriyordur… Yani gazetesini istemek yerine sabununu, kahvesini, hatta vaselinini isteyen bir okuyucu grubu… Okurla böylesi bir ilişki kurmak gazeteciler için pek mantıklı bir durum olmasa gerek…

Tirajı artırmakla okur sayısı artmaz!

Gazete promosyonlarına iki şekilde açıklama getirilebilir… İlki okuyucuların bir bölümünün “ahlaki” düzeylerini bunu yapanlar araştırmışlar, öğrenmişler ve küçük şeylerle onları mutlu edeceklerine karar vermişler… Bunu gazeteyi tutundurma stratejisi olarak yürütüyorlar… Bunun kimseye zararı olmayabilir… İkincisi ise toplumun kültürel değerleri çok aşınmıştır ve her kesimden insan promosyon yoluyla gazeteyi alıyordur… Gazeteyi sürdürülebilir bir satış düzeyinde tutmak için o gazetenin yayınlanmasını isteyen sermaye grubu kendi sınırlarında başarılı oluyordur… Neticede okur-yazar ilişkisi olmayan, ticari mantıkla üretici-tüketici ilişkisine indirgenmiş bir yapıyla da karşı karşıya kalmak kaçınılmazdır. Fakat unutmamak gerekir ki, tirajın artması okur sayısının arttığı anlamına gelmiyor… Gazeteler gerçekten okur kitlesi istiyor mu, elbette o da apayrı bir tartışma konusu…

Gazetelerin kamuoyu oluşturma işlevi?

Elbette gazetelerin ülkemizdeki zorluklarını bilmeyen yoktur… En başta sayısal anlamda küçük bir toplum olduğundan okuyucu kitlesi ona göre göreceli olarak sınırlıdır… Buna rağmen nüfus yoğunluğuna bakıldığında gazetelerin sayısı epeyce kabarık ama etkilerini araştırmaya kalktığımızda onun üzerine pek fikir yürütmek mümkün değil… Gazetelerin fikri bakımdan etkinliğini yani kamuoyu oluşturma işlevi hususunda bir ölçüm yapıldığını pek bilmiyoruz… Bunların aslında gazete yayıncıları tarafından yapılmasının bu piyasa açısından elzem olduğunu biliyoruz… Öyle ki bazı gazetelerin belli dönemlerde özellikle seçimlerde işlev kazandığını ya da para kazandığını bilmeyen yoktur… Peki diğer zamanlarda okuyucularına kaliteli-güncel haber, dosyalar hazırlamak ve analiz yaptırmak konusunda işlevi ne düzeyde? Bu sorunun yanıtı da okuyucunun acımadan para verip aldığı gazete sayısından anlaşılabilir. Burada bir çırpıda halkın para vererek aldığı yöneldiği gazetelerin aslında sadece 4 olduğuna sanırım kimse itiraz etmez… Bunları kolaylıkla sokakta küçük bir araştırma yaptığınızda görebilirsiniz: KIBRIS, Afrika, Havadis ve Yeni Düzen…

Çok seslilik mi gürültü mü?

Gazetelerin sayısal olarak artması kendi içinde çok sesli bir yayıncılığın güvencesi olacağını sanırım herkes kabul eder… Şimdilerde bazı gazetelerin promosyon gürültüsüyle var olma tercihi sürüyor… Bildiğim kadarıyla söz konusu gazetenin sermaye grupları turizm ve casino sektöründe önemli yatırımlara sahiptir… Öyle ki, böylesi yatırımları olan bir ticari grubun promosyon yoluyla gazete sattırmaya çalışmasının“verimli” bir girişim yolu olmadığı bir süre sonra anlaşılabilir. Bir yerden sonra promosyon yoluyla bir tür “haksız rekabet” yaratarak basın camiasında yer almak, yerel gazeteler açısından bir tepkiye yol açabilir… Doğrusu bu durumdan en fazla çekinmesi gereken hizmet sektöründe çok önemli yatırımları olan iş insanlarıdır… Bu anlamda gazete üzerinden yapılan bu promosyonlar bazı tepkilere de yol açabilir…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!