Av. Hasan Sözmener

 

Mahkeme kararları

21 December 2015, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Mahkemelerin bütçesi görüşülürken, söz alan milletvekillerinin konuşmaları oldukça dikkat çekici idi.

Yanlış anlamamışsam, Sayın Tufan Erhürman, mahkemelerin kararlarını eleştirecek yetişmiş basın mensubu olmadığından veya yeterli sayıda olmadığından bahsetti.
Aslında mahkeme kararlarının eleştirileceği en uygun yayınların, hukuk dergileri olduğu inancındayım. Ancak, ülkemizde, düzenli bir şekilde hukuk dergisi veya dergileri yayınlanmamaktadır. Günlük gazetelerde, mahkeme kararlarının, ağır bilimsel kelimeler kullanılarak eleştirilmesi, okuyucuların hoşuna gitmemektedir.
En önemlisi, yıllarca eleştirilmemiş olan ve bu nedenle her yaptıklarının doğru olduğunu zanneden yargı, eleştirilmekten asla hoşlanmamaktadır.
Ben bir hukukçuyum ve hukukla uğraşmayı, hukuk alanındaki eserleri okumayı, takip etmeyi çok seviyorum. En büyük isteğim, yargının, kalitesinin artması ve verdikleri kararların, halkımızın kültürüne, yaşantısına uygun bir şekilde olması ve adil ve isabetli olmasıdır.
Yargının, doğru, adil ve isabetli kararlar verebilmesini temin açısından, kararlarının, yapıcı bir şekilde eleştirilmesinin son derece gerekli ve elzem olduğu görüşündeyim.
Ben zaman zaman, mahkeme kararlarını, bu köşemde eleştirmekteyim. Tüm amacım, yargının daha iyiye gitmesine katkı koymaktır. Ancak itiraf etmeliyim ki, yapmış olduğum eleştirilerim nedeniyle, hukuk çevrelerinde bir kısım hukukçular tarafından eleştirilmekteyim. Hatta iddiam odur ki, bu eleştirilerim nedeniyle, ben ve yakın çevrem zarar dahi görmüşüzdür. Buna rağmen, yaptığım eleştirilerim nedeniyle, beni takdir etmekte olan hukukçular ve okuyucularım da bulunmaktadır ve sayıları, eleştirenlerden daha çoktur.
Sayın Erhürman’ın bahsetmiş olduğum tespitine, kısmen ben de, katılmaktayım. Ancak, mahkeme kararlarının eleştirilmemesindeki esas nedenler, mahkeme kararlarının birçoğunun, okuyanlar tarafından anlaşılmaması ve yargıyı eleştirmekten korkulmasıdır.
Özellikle yüksek mahkemenin birçok kararını, üniversite mezunu bir kişi dahi okuduğunda, anlamamaktadır. Bırakınız üniversite mezununu, birçok avukat dahi anlamamaktadır. Mesela ben yıllarca avukatlık ve yargıçlık yaptım ve benim dahi anlamadığım, anlamakta zorlandığım birçok karar bulunmaktadır. Mesela ceza hukuku alanında verilmiş olan bir yüksek mahkeme kararını, tercümanlar vasıtası ile dahi anlayamadım.
Çağdaş hukukun uygulanmakta olduğu ülkelerde, ceza hukuku alanında, suç işleme kastı olmaksızın bir kişinin, bir suçtan dolayı suçlu bulunmasının ve mahkum edilmesinin çok eskilerde kalmış bir hukuk ilkesine dayandığı kabul edilmekteyken, bu prensibin, ülkemize taşınarak uygulanmaya çalışıldığını tespit ettim.
Bu tespitim, yüksek mahkemenin vermiş olduğu kararının, tercümanlar vasıtası ile yapılmış olan tercümelerine dayanmaktadır. Tercümanlara göre, karardaki İngilizce alıntıların, kararın içerisinde yapılmaya çalışılan Türkçe çevirilerinde hatalar bulunmaktadır.
Bu kararda tespit ettiğim bir başka husus, taraflarca ileri sürülmüş olan birçok hususun karara aktarılmadığı, tarafların tüm iddialarının karara bağlanmadığıdır. Tarafların tüm iddialarının mahkeme kararlarına aktarılmadığı ve mahkeme huzurunda olmayan birçok hususun usulsüz bir şekilde ele alınmakta olduğuna dair da, avukatlardan yoğun şikayetler gelmektedir. Bahse konu yüksek mahkeme kararında, sanıkların, yalan beyanda bulunmakla suçlandıkları söylenmekte, ancak, yalan yapmakla suçlanan sanıkların, suçlu bulunup mahkum edilebilmeleri için, kastlarının önemli olmadığı vurgulanmaktadır. Bunca yıllık bir hukukçu olarak, yalanda, kast aranmaması gerektiğini ilk kez duymuş bulunmaktayım. Prensip bu ise, Allah herkesi yargının şerrinden korusun, demekten başka bir şey elimden gelmiyor. Aslında, Sayın Erhürman’ın da mahkemenin bu kararını yorumlamasını arzu etmekteyim. Yorumlarken de, anayasamıza göre ana dilimizin Türkçe olduğunun belirlenmiş olması ile bu kararın ne denli bağdaştığı konusundaki görüşlerini de merak etmekteyim.

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti