Derviş Deniz

 

Siyasette ekonominin bütününü görmek

21 December 2015, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Kıbrıslı Türklerin ekonomik açıdan Kıbrıslı Rumlara göre daha geride oldukları istatistiki bilgilerden rahatça görülebilmektedir. Adanın iki tarafında yaşayan insanların farklı gelir seviyelerinin olmasının nedenini büyük ölçüde siyasi çözümsüzlüğe bağlayanlar çoğunluktadır. Siyasi çözümsüzlüğün Kıbrıslı Türkleri ittiği izolasyonun yarattığı çıkmazları dünyaya açılmak veya kurallar çerçevesinde iş yapmak isteyen her kişinin yaşadığına yıllardır şahit olmaktayız.

Yaratılan bu çıkmazdan kurtulabilmek için çözümün olmasına kesin olarak inansak da ekonomik sıkıntıları sadece çözüme bağlamak ülkemizde bunca yıl yaşananları ve bundan sonra yaşanacakları analitik olarak ele almamıza engel olmamalıdır. Bu yapılmadığı takdirde çözüm sonrası bizleri bekleyen ortam içerisinde toplum olarak nasıl daha ileriye gideceğimizi belirlemede hem geç kalınmış olacağımız hem de sorunlar yaşayacağımız aşikardır.

Bugünlerde çözümün yakınlaştığı ile ilgili haberler gelmeye devam etmektedir. Bu gelen haberlere göre KKTC’de gelişen hava, toplu bir toplumsal hareketten çok bireysel veya zümresel çıkarların öne çıkarıldığı bir ortamın oluşmasıdır.

Mevcut durumdan zarar görenlerin barışı düşündüğü, nemalananların da barış karşıtı kesildiği bu durumda toplumun genelinin çıkarına olacak bir gelişmeden söz etmek imkansız görünmektedir.

Aslında çözümün yakınlaştığı haberlerine gösterilen kişisel veya zümresel tepkileri ülkenin siyasi geçmiş kültürüne bağlamak gerekmektedir.

Yıllardır KKTC’de yürütülen siyasette toplumun bütününü kucaklayacak siyaset yerine tarafları ve kişileri ayrıştıran bir hareket tarzı geliştirilmiştir. Hangi parti iktidara gelirse gelsin, toplumun bütününe yönelik politikalar yerine yandaşları destekleyici politikalar yürütmeyi tercih etmişlerdir. Böyle olunca da ekonomide bütünü görme bir tarafa bırakılarak daha küçük ölçekte bir uygulama ile ekonominin büyük resmi ihmal edilmiş, mağdur tabakalar yaratılmış ve ülke gereken gelişmeyi gösterememiştir.

Siyaset yapma kültürümüzün, yandaş desteklemeyi uygun görmesi, çözüm sonrası Kıbrıslı Rumlarla yaşayacağımız ticari ve mesleki rekabette önümüzde duran en büyük engeldir. Ne olursa olsun dünyamızda ekonomi küreselleşme yönüne gitse de etnik temelde tercihler hala kendini göstermektedir.

Yakınımızda yer almakta ve insanların trajik bir şekilde telef olmalarına neden olan kavganın kökeninde de ülkelerin bireysel çıkarlarının  etkin olduğu ortadadır. Bu nedenle, Kıbrıs’ta bir çözüm sonrası Rumlarla Türkler arasında piyasa kapma mücadelesinin olmayacağını kimse söyleyemez. Hatta bu mücadeleye Türkiye ve Yunanistan’ın işadamlarının da dahil olacağını düşünürsek, toplum olarak işimizin çok zor olduğunu görebiliriz.

Yıllardır yaşadığımız taraflaştırma siyaseti yerine, Kıbrıs Türk toplumunu bütün olarak güçlü kılacak bir ekonomik yapının oluşmasına önce KKTC’de başlayıp, bunu oluşacak Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nde devam ettirmemiz, bizim için en önemli hedeflerden biri olmalıdır. Bunun yaparken gerektiği durumlarda Türk işadamları ile işbirliği yapılması da düşünülmelidir.

Yıllardır sürdürüldüğü gibi KKTC olarak sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin mali  desteği ile ayakta durabilen bir ekonomik  yapıyı devam ettirmek, birleşik Kıbrıs’ta bizi toplum olarak farklı bir gücün desteğine muhtaç edecek gibi görülmektedir. KKTC’yi yönetenlerin kendi ayakları üzerinde bir ekonomik yapıya ulaşmada yaşayacakları gecikme birleşmede aleyhimize işleyecektir.

Kıbrıslı Rumların da Türkiye desteği ile ayakta durabilen bir toplumla ortaklık yapmanın kendileri açısından avantaj mı yoksa dezavantaj mı olduğunu henüz kavrayabildiklerinden emin değilim. Şimdi Türkiye’ye ilerde kendilerine muhtaç bir toplumu bir yük gibi görme yanında, yönetme becerisi olmayan bir toplumun kuzey devletini yönetemeyip kendi idarelerine bırakacaklarını da düşündükleri, yapılan beyanatlarda görülmektedir.

Hem yük, hem de güdülecek bir toplum gibi görünmek beni üzmektedir ve inanıyorum ki Kıbrıslı Türklerin önemli bir bölümü de bu duyguyu yaşamaktadır.

Kıbrıslı Türkler beceriksizlik duygusunu hissetmek yerine becerilerini artıracak bir hareket içine girerlerse bu düşünceler yavaşça kaybolacaktır. Bu nedenle, toplumun geneli siyaset yapanlardan ekonomik açıdan güçlü bir KKTC yaratmalarını talep etmelidirler. Talep ise ekonominin bütününü görmek üzerine olmalıdır. Talep kişisel veya zümresel çıkar için yapılırsa tek söyleyeceğim muhtaçlığa devam olacaktır.

 

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi