Av. Hasan Sözmener

 

Kalp sağlığı

28 December 2015, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Canım sıkıldığında yaptığım işlerden bir tanesi de radyoyu açıp, karıştırmaktır. Geçen hafta bir gün, yine canım sıkılmış ve radyoyu açmış karıştırıyordum. Hangi kanaldaydı, bilmem ama bir beyefendinin konuşmaları dikkatimi çekti. Babacan bir üslupla konuşuyordu. Programı sunmakta olan hanımefendi ona çeşitli sorular sormakta, o da cevaplandırmakta idi.

Anladığım kadarı ile beyefendi, tıp alanında profesör, uzun yıllar Amerika’da çalışmış, şimdilerde vakıfların genel müdürlüğünü yapıyormuş.

Hanımefendi vakıfların idaresine ilişkin bir takım sorular sorduktan sonra, konuyu, kalp sağlığına getirdi.

Beyefendinin kalp sağlığı açısından ilk tavsiyesi, stressiz bir yaşam oldu.  Stressiz bir yaşam için de, hayır işleri yapılmasını, muhtaç insanlara yardım edilmesini, bir hayvan alınıp beslenilmesini ve benzeri işler yapılmasını önerdi.

Beyefendinin tavsiyesini ve önerisini duyunca, kendi kendime düşündüm ve ülkemizdeki kalp ve damar hastalıklarının oranının yüksekliğinin nedenlerinden en önemlisini öğrenmiş oldum.

Program biter bitmez beni bir düşüncedir aldı. Beynimi serbest bıraktım. O esnada eskilerden bir şeyler hatırlıyorum, o bitmeden yenilerden bir şeyler hatırlıyorum, Olaylar gözümün önünden bir şerit gibi geçiyor.

Hatırlıyorum, 5 yaşında iken babamı kaybetmiştik. Refah dairesi bize çok cüzi bir aylık bağlamıştı. Her birkaç ayda bir, birileri bizi refah dairesine ihbar ediyordu ve daire de hiçbir araştırma yapmadan, aylığımızı kesiyordu. Her defasında ihbarın asılsız olduğunu daireye anlatmak için, akla karayı seçer ve hakaretlene hakaretlene, ihbarın asılsızlığına, daireyi ikna ederdik.

Beynim başka bir şey hatırlamaya başlıyor, köyde özellikle geceleri muhakkak bir torun, dedesinin, nenesinin evinde kalıyordu. Öteki torunlar, dedesinin evinde kalan yeğenlerini kıskanıyorlardı. Bu nedenle torunlar, sıra ile dedelerinin, nenelerinin evinde kalıyorlardı.

Birkaç gün öncesini hatırlıyorum, yaşlı bir nene, ayni sokakta yaşamakta olan oğlundan, gelininden ve torunlarından şikayetçi oluyordu. En son onları geçen kurban bayramında görmüş. Evlerinin arası ise, hiç bilemediniz en fazla 25 Metre.

Derken bir başka olay, temizlik yaparak geçimini temin etmeye çalışan bir kadın. Temizleyici kadın. Kocası kumar oynuyor, kadının kazandığını da elinden alıyor diye boşanmışlar. Çocukların velayetini mahkeme, kadına vermiş. Kocasını da nafakaya bağlamış. Aradan iki yıla yakın bir zaman geçmiş, koca tek bir kuruş nafaka ödememiş ve temizleyici kadının şikayeti üzerine, mahkeme kocayı hapse atmış. Kocanın tüm sülalesi, temizleyici kadına ana avrat sövmekte, onu dövmekle, öldürmekle tehdit etmekteler.

Evet, evet hatırlıyorum, bizim köyden bir kadın, diğer bir köye evlenmişti yıllar önce. Ben henüz çocuktum. Bir gün kadın, çocukları ile köye gelmiş ve babasının evinde kalıyordu. Çok geçmedi, kocasının köyünün muhtarı ve kocanın bir kardeşi, kocanın babası ile birlikte bizim köye geldiler, köyün muhtarını da alıp bir heyet halinde, kadının kaldığı eve gittiler. Heyet kadını dinledi ve kocanın babası ve kardeşi, kocayı suçlayarak ve koca adına bir daha kusur işlenmeyeceği sözleri verilerek, kadın ikna edildi ve alınıp götürüldü.

Bir başka olay çok olmadı, sosyal hizmetlerden sosyal yardım almakta olan bir kadının evinde teftiş yapılmış ve kadının evinde bir çift erkek ayakkabısı görülmüş ve aylığı kesilmiş. Gerekçe, evde erkek ayakkabısı olduğuna göre, o ayakkabıları giyen bir erkek bu kadının evine gelmektedir. Geldiğine göre de, bu erkek her kimse, bu kadının geçimini temin etmektedir ve dolayısı ile bu kadının aylığa ihtiyacı yoktur.

Daha düşüncelerimin başındayım ama kısa yazmam gerektiğinden, geriye kalanları gelecek haftaya bırakıyorum.

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti