Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik

06 January 2016, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Yılın son günü, gece saat 22.30… Dereboyunda yürüyoruz. Yürüyüşü gidip gelirken sol kaldırımlardan yaptık…Öyle ki mevzuyu tam idrak edelim diye… Envai çeşit “kaldırım”la karşılaştığımızı gördük… Aslında kaldırım bile demek imkansız… Her bir mağaza sahibi dükkanın önüne sündürme yapmış, kaldırım şeklinde kullanılıyor… Bir dükkan bittiğinde yüksek ve farklı bir kaldırımdan iniyorsunuz, sonraki dükkan daha farklı bir sündürme yapmış… Kısacası kaldırım adına utanç verici bir görüntüyle karşılaşıyorsunuz… Rahat yürünecek bir yer görmeyi bırakın; insanın kolaylıkla ayağını kıracağı bir kaldırım silsilesi… Hatta bazı yerlerde toprak ve taşlık zeminler bile görmek mümkün…Sanki inşaat halinde ama öyle değil…

 

Kaldırımsız kent…
Lefkoşa’nın vitrin caddesi Dereboyunda yürüyecek kaldırım aslında yok… Mağazanın önüne dükkan sahipleri sündürmeler yaptırmış ve bunlar da kaldırım amacıyla kullanılıyor…
Kaldırımların bir ülkenin demokrasi düzeyini gösterdiğini iddia edenler vardır… Kentleşme ile de kaldırımların bağlantısı vardır… Kaldırımların boyunun, yaşlılar düştüğünde ayaklarını kırmayacakları mesafede olmasına itina edilir… Hatta o kentin belleğiyle kaldırımları arasında bağ kurmak bile mümkündür… Dereboyunda sağlı sollu alışveriş yapmaya müsait çeşitli mağazalar var… Bu mağazalara sürekli yenileri ekleniyor ve kentin kalbi adeta bu caddede atıyor… Buraya dokunmadan kentin ruhunu anlamak bile bazen zordur… Lefkoşa’da kent ihtilali başlayacaksa buradan başlayacağını bile iddia etmek mümkündür…
Vitrin ışıklarına mecbur yaşayan kent!
Geçenlerde Cumhurbaşkanı Akıncı, yerel yöneticilerin halkla sürekli birlikte olması gerektiği uyarısını yapmıştı…Döneminin en iyilerinden olan Akıncı’nın Lefkoşa ve yerel yönetimler konusunda hazırladığı kitabı da bunu destekler vaziyettedir…Yıllar itibariyle Akıncı’dan sonra Lefkoşa Belediyesine göreve birçok değerli isim seçildi…Şimdilerde Lefkoşalıların beğendiği, takdir ettiği ve desteklediği Mehmet Harmancı görevde…Vizyonu da kendisi gibi genç bir isim… Elbette her şeyi Harmancı’dan beklemiyoruz… Kendisi Lefkoşa Belediyesi’ni tam anlamıyla bir enkaz şeklinde devralmış… Lakin kaldırım meselesi -hele ki Dereboyunda olduğunda- onu yazmamak mümkün değildir...
Dereboyu’nda yürüyüş sadece kaldırımların dökülüyor olmasıyla da sınırlı değildir… Aynı zamanda karanlıkta yürüyüş yapmak durumunda kalıyorsunuz… Mağazalar kapandıktan sonra Dereboyu’nda karanlıkta yürümek de mümkün değildir… Yürüyüş sırasında elinizde fener olması lazım… Oysa ki Belediye kentin merkezinde yaya trafiği dışında kentin sağlık, güvenlik ve huzurlu olmasından da sorumludur…
Kaldırımınızı gösterin kentinizin değerini söyleyim!
Bir kentin kaldırımlarından insana verilen değeri anlamak mümkündür. Kaldırımlarında yürünmüyorsa orada insana değer yerlerde sürünüyordur. Tersiyse insana verilen değer bellidir… Bir ülkede insana değer verilen bir yer olduğunu yürüdüğünüz kaldırımlardan anlarsınız. Bana kaldırımlarınızda yürüme şansı verin size nasıl bir yerel yönetime sahip olduğunuzu söyleyim…Bu meselede hiç şaşmaz bir ölçüdür bu…Örneğin Berlin’deki kaldırımlarda bir yürüyün, bir de bizdekilerde…Asır farkı var….
Yılın son günü Dereboyu’nda yaptığımız yürüyüşte kaldırımların ölçüsüzlüğü, çirkinliği ve düzensizliği konusundaki karmaşaya üzüldük… Dereboyu kentin kalbidir… Her yılın ilk günleri doğru ve güçlü başlamak için iyi bir vesile nedenidir… Harmancı’nın da 2016’ya güçlü ve daha iyi başlamasını temenni ediyorum…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!