Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Reform ve Referandum!...

10 January 2016, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Siyaset değişiyor… Hayat, siyasetin çok önünde koşarak yeni arayışlara yöneliyor… Gündelik hayat içinde yuvarlanırken gençler yetişkin oluyor ve ülkenin sorunlarına çare üretemeyen siyasetten sıtkı sıyrılarak uzaklaşıyor… Siyaset çareyi değil sorunu konuşuyor… Projeyi değil yanlışları gözümüzün önüne dikiyor… Partiler siyasetin geleneksel kurallarına hapsediliyor. Hayatın dinamizmi yavaş yavaş partileri ya değiştiriyor ya da kenara atıyor… Ülkenin siyasi tarihinin en güçlü hükümeti görev yapıyor… Fakat bu hükümet de “reform” diye bir takım yasal değişiklikler manzumesinden ibaret işlerin yapılmasına boğulmuş durumda… Bu reformlar halkın umurunda bile değil… Yani halkın ilgi göstermediği hatta umur etmediği işlerin adına reform dense kaç yazar denmese kaç yazar…
Siyaset halkın gündemini görüyor mu?
Halk acaba değişime inanmıyor mu? Yoksa değişimi ve reformu yapacaklara mı inanmıyor? Gerçekten bu önemli ve siyasal partiler açısından kritik bir durum tespiti… Buna en güzel yanıt 2013’deki anayasa reformunun meclisteki dört partinin uzlaşmasıyla halk tarafından reddedilmesiydi. Bu reformların anasıydı… Halk dinlemedi… Bakınız; CTP-UBP koalisyonu geniş ve güçlü bir uzlaşı olmasına rağmen halkın gündelik meselelerine çözüm üretmede gayretleri yetersiz kalıyor… Algı önemlidir… Burada biraz durmak ve düşünmek gerekiyor… Bu iki partinin bakanları ve siyasi yetkilileri reform yapacaklarını söylüyorlar… Halk bunlara bakmıyor, dinlemiyor… Bir yanda reformdan söz eden hükümet var fakat sokağın gündeminin yanından bile geçemiyor. Halkın gündemiyle siyasetin gündemi yabancılaşmış durumda… Yaptıklarınız eğer halk açısından değerli değilse burada bir yanlışlık olmalı… Siyaset kurumu için aslında alarm durumu söz konusu…

Sokağın nabzını tutan parti var mı?
Toplum psikolojisi ilginç bir şeydir… Halk neden bu kadar olumlu ve pozitif gündemle yoğrulan siyasete güvenmiyor? Reform yapma iddiasında bir hükümeti halk neden ciddiye almıyor? Klişe sözler gibi algılanan bu reformlar halkın umurunda neden değil? Buna ilişkin yapılmış tatmin edici bir rapor araştırma ortada yok… Halkın bir kısmı üreticilerin alacaklarıyla ilgili, bir kısmı 13. maaşla ilgili, bir kısmı reformların sosyal hakları budayacağıyla ilgili, bir kısmı gündelik işsizlik meselesiyle ilgili, çok büyük bir kesim çeşmeden hâlâ su içememeye öfkeleniyor, asgari ücretliler zaten çok zor durumdalar…
Yurttaşlar kendilerine doğrudan değmediğini, dokunmadığını düşündüğü değişimleri dikkate almaz… Bugünlerde böylesi bir durum var… Birkaç yıl geri dönelim… Anayasa referandumunda ciddi değişiklikler yapılmış ama halk bu değişiklikleri reddetmişti… Bu işe gönül vermiş dört partinin hiç biri neden reddedildiğiyle ilgili bir araştırma içine girmemişti… Reformlar konusunda da benzer bir durum söz konusu… Hatta bu sefer halk referandumdan ders almadıkları için bu iki büyük partiyi dövmeye hazırlanıyor… Özellikle hükümetin CTP kanadı canını yedi reformlar konusunda ama halkın algısı öyle değil… Hükümetin ortağı iki siyasi partinin reform konusunda adım atarlarken halkın psikolojisi ve algılamasına da önem atfetmelerinde büyük fayda var… Tarihin hiçbir döneminde bu kadar reform sözü edilip de bu kadar halkın ilgisizliğiyle karşılaşmış bir hükümet görülmüş değildir…

 

Partilerin vitrinleri…
Siyaset bu kadar reform odaklı konuşurken heyecan yaratmazken, Özersay öncülüğünde daha dün kurulan Halkın Partisi’ne ilgi yumağı oluşuyor... Partiler yeni ve genç değerlere önem vermeyip hâlâ daha geleneksel reel siyasetle ilgilenirlerse ilk seçimde çok ciddi hayal kırıklığı yaşayabilirler… Vitrin, partiler açısından çok önemlidir… Vitrini yeniyi temsil etmeyen partilerin reform konusunda çiğnedikleri sakızın halk açısından önemi yoktur… Bu kısa zamanda anlaşılıp partiler “eski” vitrinlerini yenilemedikleri takdirde halk o vitrinleri içindekilerle beraber indirecek… Öfke büyük…
 

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!