Derviş Deniz

 

Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri

18 January 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Kıbrıs’ta çözümün ayak sesleri yaklaştıkça çözüm ile ilgili çeşitli söylemler de artmaktadır. Çözüm ile birlikte Kıbrıs’ta oluşması beklenen ekonomik yapının çözümün sunacağı fırsatlarla daha da büyümesi beklenmektedir.   Ancak, bu beklentilerle birlikte her iki tarafta da tehditleri dikkate alan sözler söylenmektedir.

Rum Maliye Bakanı Financial Times’a verdiği demeçte olası bir çözümde kurulacak devleti bekleyen tehlikeleri bilhassa Kıbrıslı Türklerin katılımı sonucu ortaya çıkması muhtemel tehlikeleri ortaya koymuştur.

Rum Maliye Bakanı’nın oluşturulacak federal devletin Kıbrıs Türk oluşturucu devletinin bütçesinin uluslararası kurallara açıldığı zaman kendi gücüyle faaliyet gösteremeyecek durumda olabileceğini söylemesi, KKTC’nin bugünkü bütçe durumuna bakıldığında doğru bir saptamadır. Bugün KKTC bütçesi Türkiye Cumhuriyeti’nden gelen fonlarla denkleştirilmektedir. Olası bir anlaşmada Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği olmadan yönetilecek bir bütçenin açıklarının finanse edilmesi çok da kolay bir işlem değildir.

Oluşacak Kıbrıs Türk devletinin bütçe açıklarının nasıl kapatılması gerekliliği ile ilgili de Rum Maliye Bakanı Kıbrıslı Türklerin uluslararası fonlardan bir süre yardım alması gerektiğini belirtmektedir. Geçmiş yazılarımda bu konu ile ilgili olarak oluşacak federal devletin Kıbrıs Türk Devleti olarak 5-10 yıl arası bir sürede ekonomik seviyesini güneydeki Kıbrıs Rum Devleti seviyesine getirmek için Kıbrıs Türk Devleti’nde gerek mevcut işletmelerin, gerek bireylerin, gerekse  potansiyel yatırımcıların yaptıkları faaliyetlerden geriye kalan karların veya gelirlerin daha az vergilendirildiği veya teşviklendirildiği bir mali yapının geliştirilmesi gerekliliğinden bahsetmiştim. Rum Maliye Bakanın Kıbrıs Türk Devleti yardım almalı söylemi aslında yardım yanında Kıbrıs Türk Devleti’nin alacağı bölgesel deragasyonlarla ekonomik gelişimine imkan sağlayacak yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini de içermelidir.

Rum Maliye Bakanı bütçe dışında KKTC bankacılığını “vahşi batıya “ benzetmiştir. Bu söyleminde Rum Maliye Bakanı haklı değildir. Tabii ki ülkemizde düzeltilmesi gereken bir sürü yanlış vardır. Bu yanlışların bankacılık sistemini de etkilediği ortadadır. Ancak, ülkemizin bankacılık sistemi vahşi batı değildir. Kıbrıs’ın güneyinde Laiki Bank’ın batışında temel olan ihmalleri dikkate alacak olursak ülkemizdeki KKTC Merkez Bankası’nın gözetim sisteminin çok daha etkili olduğu ortaya çıkmaktadır. Buna rağmen ülkenin ekonomik hayatındaki olumsuzlukların bankacılık sistemini olumsuz etkilediği açıkça görülmektedir.

Nedir bu ülkemiz ekonomik yaşamındaki olumsuzluklar? Ülkemizde bankacılık sektörünü en çok etkileyen casino sektörünün varlığıdır. Bu cümleyi kullanarak casinolar kapansın demek istemiyorum. Dünyanın her yerinde casinolar ekonomik hayatın bir parçası olarak faaliyetlerini yürütmektedirler. Ancak, bu ülkelerde casinolar ülkelerin geçirdiği ve kara para aklamaya yönelik etkin tedbirleri olan maddeler içeren casino yasalarına sahiptirler.

Ülkemizde mevcut Casinolar Yasası’nda casino sahiplerini biraz dürtecek bir şey yapsanız nasıl ayaklandıklarını görebilirsiniz. Böyle olunca da siyasiler yasa değişikliğine yanaşmamaktadırlar. Yine de bankacılık sektörü için söylenenler fazla abartılmıştır.

Bankacılık sektörünü etkileyen sadece casinolar değildir. Ülkede kayıtdışılık büyük boyuttadır. Bu nedenle bankacılık sistemi bu kayıtdışılıktan önemli ölçüde etkilenmektedir.

Görülen odur ki KKTC’nin bugünkü ekonomik yapısı oluşacak Federal Kıbrıs Devleti için büyük bir risk teşkil etmektedir. Ekonomik açıdan bağımlı durumdan kendi ayakları üzerinde duran bir duruma geçmek beraberinde büyük sıkıntılar getirecektir. Ancak unutulmamalıdır ki KKTC’de yaşanan olumsuzlukların büyük bir bölümünün sorumlusu da çözümsüzlüktür. Kıbrıslı Türklerin ekonomisinin gelişmemesi için Güney Kıbrıs’taki yönetimin bugüne kadar aldığı önlemlere de bakacak olursak, çözüm sonrası oluşacak Kıbrıs Türk Devletinin sıkıntı yaratacağından bahsedenlerin bu duruma gelinmesinde büyük payları olduğu da inkar edilmez bir gerçektir. Yine de ben suçu Rumlara attım diye burada yaptığımız yanlışları görmezden gelmeyelim. Suçun önemli bir kısmı da bizdedir.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi