Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak…

24 January 2016, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Karar verdim… Son kararım… Kıbrıs müzakere edilerek, hele oturarak yani masada asla çözülmez… 1968’den beri müzakere ediliyor ve masada kalarak (oturarak) ele alınıp, planlar üzerinden uzlaşmalar yapılıyor… Hatta uzlaşıl(a)mayan yerleri boş bırakarak BM’nin doldurmasına müsaade edildiğinde bile referandumda bir taraf reddedebiliyor… Sırf bu yüzden boşlukları doldurmayı BM’ye bırakma taraftarı değilim… Boşlukları yurttaşlar doldurmalı…
Güveni Taksim stadında yaratmak gerek!
Geçtiğimiz haftalarda (10 Ocak) Taksim Stadında yürüyüşe başladım… Pazar günüydü… Son derece tarihi bir alan olan Taksim Stadını bilmeyen yoktur sanırım… Bugün Ledra Palace kapısından geçtikten sonra BM’nin kontrolündeki bir futbol sahasından söz ediyorum… En son Livaneli ve Faranduri’nin barış adına ortak konser verdiği saha… Daha önce de rally yapılmıştı orada… Bazen bu tür etkinliklere sahne oluyor… Bütün bunlara hiç itirazım yok… Bunlar yapılmalı ve ülkemizin kalbindeki böylesi bir alan Lefkoşalıların kullanımına da açık hale getirilmeli… Kanaatimce son dönemlerdeki güven yaratıcı önlemler arasına tarihi Taksim stadı da alınmalı… Bu saha hemen iki toplumlu yürüyüş alanına döndürülmeli… Ülkemizin ve başkentimizin bu kadar etkileyici ve huzur dolu ortamında Kıbrıslılar yürümeli… Öyle ki, bu yürüme sırasında ortak spor tarihi, çevre güzellikleri teneffüs edilmeli… Son derece çevre dostu bu alanda Lefkoşalılar yürüyerek tarihte yaptıkları hataları konuşmalı… Yürürken mutlu olmalı, yürüyerek sağlıklı ve zinde olmalılar… Dönüp dönüp bu güzel mekanı bütün adaya teşmil etmenin yollarını düşünmeliler ve bulmalılar…

Liderlere açık davet!
Öyle ki iki tarafın Cemaat liderlerini bir gün bu stadyumda eşofmanlarıyla yürümeye davet etmek isterim… Akıncı zaten yürümeyi hayatının parçası yapmış bir siyaset insanıdır… Mutlaka Anastasidis de bu işe katılmalı… Belki de çözüm oturarak değil yürüyerek müzakere edilmesi gereken bir konudur… İki Leymosunlu hepimizden daha fazla bunu yapmaya hazır olmalılar… Hatta Ban ki Moon da bir gün bu sahada yürümek için gelmeli… Sadece yürümeli ve kekliklerin insanlarla yürüdüğü bu alanda konuya bir de buradan bakmalı… Yoksa BM’nin kara kaplısındaki kararlarla ve ilkelerle en azından bu adanın sorunlarının çözülmeyeceği 1968’den beri denenmiş ve anlaşılmış olmalıdır…
Yürüyüşüm sırasında bana işaret parmağıyla bir şeyler anlatmak isteyen komutan ve Çetinkaya’nın ünlü santrafor golcü futbolcu Veli Hakkı’yı da 27 Ocak Çarşamba günü saat 16.00’da beraber yürümeye davet ediyorum… Hem kendisinin savaş anılarını da yürürken dinlemek isterim… Anılar her zaman dinlenmeye değerdir… Çoğu zaman anılar abartılı anlatılsa bile keyiflidir…
Bu yürüyüşlere kısa süre önce başladım… Yürürken insan ülkemizle ilgili yepyeni şeyler öğreniyor… Kıbrıs çözümü oturarak, masada kalarak ezberden konuşulan bir hal aldı… Artık yürürken ve kendimize ait yerlere sahip çıkarak hayata katmamız gereken güzellikleri çok olan bir yerdir… Durmayalım… Oturmayalım… Yürüyelim ve yürürken düşünelim… Hareket eden her şey gibi bizim de mutlak surette yürürken değişim ana mottomuz olacaktır… Lefkoşa’nın kalbinde bu muhteşem ambiansa sahip mekanı uzaktan seyretmeyelim… İçinde geçmişin anılarını hissederek yürüyelim… Bu arada perşembe günü yürüyüşleriyle hedefe destek veren Fuat Nalcıoğlu ve Cevdet Çağla’ya ayaklarına sağlık diyoruz… Bu yolda yürüyelim, yürürken çoğalalım…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!