Derviş Deniz

 

Planlama

25 January 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Bireyler ve devletlerin ileriki yıllarda yapacakları ile ilgili genel bir planları mutlaka vardır. Plansız programsız yaşayan kişi, kurum veya toplulukların daima tökezledikleri her zaman görülmüştür. Bilhassa devletlerin planlı hareketi her zaman hedeflere ulaşmada etkin olmuştur.

KKTC’de ekonomi idaresi ile ilgili hedefleri hükümetler belirlese de Devlet Planlama Örgütü’nün sunduğu hizmetler bu hedefleri belirlemede önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle Devlet Planlama Örgütü’nün fonksiyonu iyi değerlendirilmeli, eksikliği giderilmeli ve daha rantabl çalışmasına imkan verilmelidir.

Devlet Planlama Örgütü’nün Başbakanlık altında bir müsteşarlık olması, bütün bakanlıkların koordinasyonu açısından önemli olabilir. Ancak fonksiyonel olarak DPÖ’nün Ekonomi Bakanlığı altında bir müsteşarlığa dönüşmesi bu kurumu hem netice alıcı hem de daha faydalı bir kurum haline getirecektir.

2004-2006 yılları arasında DPÖ’nün Ekonomi Bakanlığı altında bir müsteşarlık olduğu dönemde, ekonomik hayata katılması çok daha verimli olmuştur. Dikkat edilecek olursa DPÖ’nün de katılımları ile 2004-2006 arasındaki dönemde ekonomide çok büyük adımlar atılmıştır. Ancak, aynı dönemde istatistik dairesinin yapılandırılması için çalışmalar başlamış olmasına rağmen, gerek siyasi kararsızlıklar gerekse daha sonraki hükümetlerin bu konuya yeteri kadar eğilmemeleri sonucu DPÖ altında yeterli donanıma sahip bir istatistik birimi oluşturulamamıştır.

DPÖ içerisinde çok yetenekli insanlar vardır. Son 20 yıl içerisinde görev yapan DPÖ müsteşarlarının hemen hepsi çok iyi görev yapmışlardır. Buna rağmen bugünkü yapısı ile eleştirilmekten uzak tutulmamakta ülkenin en büyük sıkıntılarından biri olan veri eksikliği DPÖ’nün suçu gibi gösterilmektedir.

Halbuki 2006 yıllarında CTP-ÖRP hükümetinin oluşumu ve arkasından DPÖ’nün Başbakanlığı bağlaması sonucu ortaya çıkan sonucu hepimiz yaşayarak görmekteyiz. Üstüne üstlük yaşatılan ve çok büyük bir şeymiş gibi gösterilen YAGA’nın da kurulması ile DPÖ adeta tam anlamı ile fonksiyonu eksik yapar hale getirilmiştir.

DPÖ’nün fonksiyonel olması için çok süratli bir şekilde içerisinde güçlü bir istatistik bölümü oluşturulması gerekmektedir. 2004 yılında bunu sağlamaya çalışırken karşımıza çıkan engelleri başka bir yazıda anlatmaya çalışacağım. Ancak, 2004’ten bugüne yani 11 yıl gerisine rağmen hala aynı yerde olmamız planlamaya verdiğimiz önemi göstermektedir.

Dünyanın çeşitli yerlerinde planlamaya yardımcı İstatistik Dairesi gibi ayrı birimle olsa da küçük ölçekli KKTC’de bunu DPÖ altında olması en pratik çözüm yoludur. Aynı şekilde YAGA adlı birimi ortadan kaldırıp veya fonksiyonu değiştirilerek DPÖ altına verilmesi de çok daha faydalı olur inancındayım.

Ülkemizde planlama iler ilgili kurumların bağımsızlığı çok önemlidir. Siyasi mercilere göbekten bağlı kurumların bağımsız kalması imkansız gibidir. Bundan dolayı da siyasi iktidara yakın çevrelerin planlama ile ilgili kurumları yine iktidar aracılığı ile kontrol altına alması büyük olasılıktır. Bu nedenle ülkemizde serbest piyasada bir yığın yatırım danışmanlığı yapan kişi veya kurum varken Başbakanlık altında YAGA gibi kurumların yatırım ajanslığı yapması, hem özel sektör düşüncesine ters, hem de yandaş besleme konusunda açık bir kapı olarak ortada durmaktadır. Özel sektörcü geçinen siyasilerin başta su konusunda olmak üzere özel sektöre destek verirken YAGA gibi Sovyet rejimini çağrıştıran bir ajans ile ilgili konuşmaması tutarsız ekonomik görüşün en önemli örneğidir.

Bugün açıkça görülmekte olan durum KKTC’nin teknik bir devlet statüsüne ulaşamaması dolayısı ile ekonomideki dalgalanmaları takip etmede sıkıntı yaşamasıdır. Siyasette yaygın olan her kişi devlet yönetebilir görüşü teknik donanımını her yönden tamamlamış devletler için geçerlidir. Yıllarca devlete istihdamlarda eş dost tercihine dayalı istidam yapıldığından devlet teknik donanımı yüksek eleman almada hep sıkıntı yaşamış, sonunda düz memur dışında uzmanların çok az yer aldığı bir yapı ortaya çıkmıştır. Böyle olunca da alttan gerekli teknik desteği alamayan bakanlar gerekli performansı gösterememişlerdir. Bu nedenledir ki kriz yönetmede KKTC’nin çok iyi olduğu asla söylenemez.

KKTC’nin teknik devlet olmasının temel taşlarından biri de bağımsız ve güçlü bir DPÖ yaratılmasıdır. Verileri eksiksiz ve zamanında veren bir kurumun ileriyi planlamada sadece devlete değil tüm kişi veya kurumlara büyük yardımı olacağı ortadadır. Ekonomi idaresini elinde bulunduran bakanlığın da DPÖ den sorumlu olması ekonomik mantığın gereksinimidir.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi