Av. Hasan Sözmener

 

“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?”

01 February 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Genelde yastığa başımı yanaştırdım mı, gözlerim yumulur… Yatmamla uykuyu yakalamam arasında birkaç dakika ya var ya yok…

Uykum deliksizdir…

Uyudum mu en az beş – altı saat deliksiz uyurum…

Önceki akşam öyle olmadı…

Uykum gelmeden kaçtı… Daha doğrusu düşüncelerim, uykuya kaç dedi…

Uykum kaçarken sıkıntı bastı desem? Değil…

Farklı bir enerji yoğunluğuyla düşüncelerim, etkileşimle ivme kazandı…

Halimizi, içine düştüğüm durumu neredeyse zerre kadar ikilemsiz çözdüğüme inanırım… En azından kendi adıma çözdüm… Başımıza ne geldiyse 1974’ten sonra geldi… Nedenini ve sonuçlarını yazacağım, önümüzdeki günlerde…

***

Pazar sabahı, deyip yatamadım…

Yorgan, “Ben seni artık örtmüyorum” dedi…

Yastık, başıma, “Yeter ezdiğin beni tüm gece, kalk üzerimden” diyerek tepki koydu…

Şilte, “Ben bu saatten sonra sana yatma izni vermem, hade fırla” dedi…

Öyle de yaptım…

Saat sabahın altı buçuğu…

Geçtim çalışma odama, açtım televizyonu boş gözlerle baktım…

***

Sekize doğru damadın cebini çaldırdım…

Onlar da “Aman bir şey mi var?” diye heyecanlandılar.

“Yok bir şey” deyip ekledim: “Hade Mustafa, Karla’mız da uyandıysa hazırla surlar içine süzülüp Asmaaltı’nda Bereket’te kahvaltı yapalım… Dört haftalık Zara bebeğimiz annesiyle az daha uyusun.”

***

Hava güzeldi, dün sabah…

Bir zamanlar, yanılmıyorsam SHOW TV’de hava raporunu sunan bir kadın vardı… “Havalar nasıl olursa olsun, yeter ki havanız iyi olsun” derdi.

Eğer, kendim, ailem, çoluk çocuğumla sınırlı olsa gaile alanım, “Allah’ıma katrilyon kere şükür olsun” diyeceğim.

Sorun memleket ve toplum olunca, gel de gailelenme…

***

Dümende damadım…

Yanında ben… Tam benim arkamda Karla… Bana sarılıyor… Yanağımı okşuyor… Öpüyor… Angonim bana dokundukça duygulanıyorum… Kendimi tutmasam ağlayacağım… Neden? Bu topraklarda geleceklerini parlak göremediğimden, kısaca…

İnsanlık gitti… Saygı gitti… Sevgi gitti… Dayanışma gitti… Hak, adalet gitti… EN ÖNEMLİSİ AHLAK GİTTİ.

***

Karla’nın yanağı yanağımda…

Aklıma, çevresindekilerle ilgili izlenimlerini benimle paylaşan akademisyen bir arkadaşıma yazdıklarım geldi:

“Ahlak meselesi sadece belden aşağı ile sınırlı olsa, sorun ve tehlike olmayacaktı... Ahlaksızlık beyne yerleştiği andan başlayarak, kirlenme, bozulma toplumsal boyut kazandı… Tedavisi de çok zordur.”

***

Asmaaltı’nda bir saatten fazla oturduk…

Tanju Müezzinoğlu, rüzgarsız bir yer bulup güneşleniyordu, yolun karşısında… Biz yerimizde o yerinde konuştuk… Çarşamba günü, göz tansiyonuna bağlı, gözlerinde gelişen olumsuzlukla ilgili ameliyat olmak için İstanbul’a gideceğini söyledi. Fark ettim, ülkenin muhasebesini daha da duygusal yaptı…

Yitirilen toplumsal değerlerden şikayet etti… Konuşmadan öte dertleştik, kısacası…

Kimlerin topluma daha çok zarar verdiğini sorguluyordu kendi penceresinden…

***

Hem kahvaltıyı hem sohbetleri noktalayıp, surlar içinden yolumuzu uzatarak çıktık… Hiç tanımadığım için suskundu ama yollar, evler, kapılar konuşuyordu sanki de…

***

Bandabuliya’nın en eski kasabı Ahmet Mağusalı ve söyledikleri geldi aklıma…

“Kendini Başbakan ya da Bakan koltuğunda hayal et” dediğimde… “Allah göstermesin” demişti.

“Okusan, belki de olurdun” diye vurgu yaptıktan sonra söyledikleri çok düşündürücüydü:

“Ben ilkokulu bile bitirmedim… Diplomam yok… Cahil bir adamım… Cahil bir adam, memlekete ve insanlığa ne zarar verebilir ki? Her türlü fenalık, okumuşlardan ve kravatlılardan gelir. İyi bakın etrafa bakalım… İyi bakarsanız benim ne kadar haklı olduğumu göreceksiniz…”

Elbette, Mağusalı, böyle dedi diye, bilim ve bilgi düşmanı olmayalım. Ancak, diplomanın arkasına saklanarak, memleketi perişan edenlerin az olmadığı da bir gerçek…

Sanırım önce Ahmet Mağusalı’yı sonra da beni çok iyi anladınız…

Hepinize verimli ve mutlu bir hafta diliyorum…

 

Günün sözü:

Kirlenmemiş yürek, en temiz düşünce merkezidir

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti