Derviş Deniz

 

Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir

01 February 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Dünyada sosyalist akımların gelmesinde gelir farklılıkları önemli rol oynamıştır. 19’ncu yüzyılda sanayi devrimi ile büyük gelişme gösteren sermaye kesimi yanında çok büyük oranda düşük gelir seviyesinde insanların olması, o zamanın düşünürleri ve Karl Marksın sosyalizm üzerine önemli sayılacak doktrinler ortaya koymasına neden olmuştur. Bu dönemde yaşanan sosyal sorunlar, bazı ülkelerde sosyal reformlarla bazı ülkelerde ise devrimlerle kısmen arzu edilen şekilde çözülmeye çalışılmıştır.

1980’li yılların sonuna doğru Sovyet rejiminin dağılması ile gerek bugünkü Rusya’da gerekse Sovyet kontrolü altındaki Doğu Avrupa ülkelerinde kapitalizmi çağrıştıran serbest piyasa ekonomisine geçilmiştir. Ancak, Sovyetlerin dağılımı sonrası, kişilere ait çok büyük servetlerin ortaya çıkması sosyalizmin de sosyal farklılıkların giderilmesinde  tam olarak etkili olmadığını göstermiştir.  Sovyet rejimi sırasında saklı olan sosyal sınıf farklılıkları rejim ortadan kalkınca daha açık görülmüştür.

Serbest piyasa ekonomisinin etkin olduğu ülke veya devletçi politikaların uygulandığı ülke hangisi olursa olsun sistemlerin halkların refahı için çalışması insan faktörüne bağlıdır. Uygulanan ekonomik sistem fark etmeden insanların  çoğunluğunun refahı için çaba gösteren yöneticilerin olduğu ülkeler daima ekonomik yönden gelişmiş ve gelir gider farklılıklarını azaltmış ülkelerdir. Avrupa’nın birçok ülkesinde çok zengin ile çok fakir arasında fark olsa da büyük oranda orta gelir seviyesinde insanlar vardır. Bir de bu insanlara sağlanan alt yapı hizmetlerinin gelişmiş olması orta gelir seviyesindeki insanların daha da refah yaşamasını sağlamaktadır.

Avrupa karşıtı insanların büyük çoğunluğu Avrupa ülkelerinde az sayıda olan ve evsiz, barksız ve işsiz insanları örnek göstermektedirler. Ancak, bu konuda Avrupa karşıtlarına en büyük yanıt bu kadar acımasız bir topluluğa sığınmak için hayatlarını feda etmeyi göze alan milyonlarca insanın neden bunu yapmak ihtiyacını duyduklarını sormak olacaktır. Cevap bellidir. Göç zorunda kalan insanların büyük bir çoğunluğu terör yüzünden göç etmek zorunda kalmış olsalar da ekonomik nedenlerle göç eden bir yığın insan vardır. Göç veren ülkelerin hemen hepsinde de üst gelir grubu ile yüksek sayıdaki alt gelir grupları arasında çok büyük fark olmasıdır. Bu fark arttıkça insanların daha iyi bir gelir ve daha iyi bir hayat arayışı da gelişmiş ülkelere doğru yönelmektedir.

Son yıllarda yapılan çalışmalarda gelir düzeyleri çok düşük insan sayısında büyük artışlar olduğu söylenmektedir. Üzüntü verici olan da gelişmesi tamamlanmamış veya gelişmemiş ülkelerde nüfus artışının hızlı olmasıdır. Yaratılan bu fakir, muhtaç ve ezilmiş toplulukların dünya barışını tehdit eden göç tehlikesinden çok terörizme olan yatkınlıklarıdır. Ezilen insanların terörist gruplarca kandırılmaları büyük olasılıktır. Bu da çoğalan nüfuslarla birlikte oluşan gelir dengesizliğinin dünya barışının en büyük tehdidi olma özelliğinin devam ettiğini açıkça belirtmektedir.

Dünya Bankası’nın aşırı fakirlik ile ilgili yaptığı araştırmalarda 7 milyarın üzerindeki dünya nüfusunun 2.1 milyarının çok çok fakir oldukları ortaya konmaktadır.  İnsanların daha refah şartlarda yaşaması için dünyada önemli çalışmalar yapılsa da son yıllarda bu çalışmanın istenilen sonuçları vermediği görülmektedir. Artan nüfusun büyük bir bölümü maalesef çok fakirler kategorisine katılmaktadır.

Yazımın başında da belirttiğim şekilde dünyanın neresinde olursa olsun insanların refaha ulaşması ülkeleri yönetenlerin niyetlerine ve vizyonlarına göre belirlenmektedir. İnsanları değil kendilerini düşünen yöneticilerin olduğu ülkelerde fakirliğin çok büyük olduğu ve üst gelir grubu ile alt gelir grupları arasında çok büyük farklar olduğu her türlü yayında açıkça ortaya konmaktadır.

Dünyadaki akımlar üst gelir ile alt gelir grupları arasındaki farkları artırmaya devam ederken, KKTC’de hala ekonomik açıdan birçok ülkeye nazaran iyi koşullar olsa da her geçen yıl alt gelir gruplarında bir artış olduğu da görülmektedir.  Ülkemizde Avrupa’da olduğu gibi orta gelir gruplarına yönelik iş sahaları gittikçe azalmakta böyle olunca da iyi yetişmiş gençler düşük maaş alma yerine  bilgi ve becerisinin bedelini alabileceği farklı bir ülkeye gitmektedir. Özel sektörde orta gelir seviyesinde istihdam gittikçe azalmaktadır. Böyle olunca da özel sektörde belirli sayıda patron ve çok büyük sayıda alt gelir grubuna dahil olan çalışan ortaya çıkmaktadır. Bunun neticesinde orta gelir grubuna dahil olan büyük miktarda devlet çalışanları olmakta, onların da son yıllarda enflasyon ve devalüasyon altında artış almaları dolayısı ile de devlet çalışanlarının büyük bir çoğunluğu her geçen yıl alt gelir grubuna doğru ilerlemektedir.

KKTC’de üst gelir ve alt gelir grubu arasındaki farkı önlemenin yolu iyi eğitim almış gençlerin istihdamını sağlayacak işyerlerinin çoğalmasını sağlamaktır. KKTC’de bugün itibarı ile iyi yetişmiş gençlerimize en iyi imkanı üniversiteler verebilmektedir. Bu üniversitelerin güçlenmesi gelir dağılımındaki dengesizliği azaltmaya kısmen de olsa yardımcı olabilir. Ancak yine de önemli bir vizyon atağı ile ülkede gelir seviyelerini yükseltici yatırımları artırmak en önemli hareke olacaktır. Yoksa gelir farklılıkları yönünden dünyada hoşa gitmeyen trendleri ülkemizde de daha derin bir şekilde yaşayabiliriz.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi