Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

İki toplumlu koro ve çözüm!

03 February 2016, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Kıbrıs şaşılacak yanlarıyla öne çıkan bir ülke… Ülke diyorum çünkü yaşanan absürtlüklerin bazıları kuzey parçasında bazıları güney parçasında oluyor… Kıbrıslı Türkler şimdilerde güney parçasında yaşanan anormallikleri 1990-2003 yılları arasında yaşadı ve geçti… Kuzey parçasında sendikaların ve derneklerin yurt dışı temaslarında pasaport üzerinden çıkışları engelleniyordu… Bu durum ciddi tartışmalar ve mücadeleler sonucunda aşıldı… Ama epey insan hakkında soruşturmalar yapıldı… O günler gerilerde kaldı… Kuzey’de sivil toplum temsilcilerinin dış temaslarından rahatsız olan rejim bir süre sonra bu konulara hoşgörülü yaklaşmaya başladı… Güney’de durum biraz farklı… Onların dış temasları zaten resmi ideoloji çerçevesinde yürüyor ve oturmuş bir şekilde işliyor… Lakin Güney parçasında da farklı sıkıntılar var. Güney’de Kıbrıslı Türklerin kimliği, dili ve varlığının yıllarca yok sayılmasından doğan anomalilikler var… Devletin ideolojik formasyonu tek dil üzerinden biçilmiş… Öteki dili sayılan Türkçe ise bir tür “dilsizlik” formu…

Güney’de devlet içinde devlet mi var?
   “İki Toplumlu Koro”’nun Güney’de Storvolo Lisesi’nde, Rum Teknik Öğretmenleri Hareketi ve KTOEÖS’nın etkinliği, repertuarlarında Türkçe bir şarkı olması Eğitim Bakanlığı’nın izin vermemesi nedeniyle yapılamadı… Güney’in yıllarca devlet eliyle Türkçe karşısında yarattığı bu algılar şimdilerde onların elini, kolunu ve hatta “dilini” bağlıyor… Öyle ki bu tahammülsüzlük AB içinde olmayı bir tarafa bırakın, Anastasiadis’in yeni yılda Türkçe mesaj vermesi bile alabora olabiliyor… İnsanda Güney’de Türkçe’yle ve Kıbrıslı Türklerle ilgili devlet içinde devlet olduğu sanrısını güçlendiriyor… Bir taraftan liderler güven artırıcı önlemler ve çözüm konusunda pozitif bir gündemle ilerlerken öte taraftan gündelik hayatta güney parçasındaki bu anormallikler insanı düşündürüyor… Kıbrıs Türkleri çözüm umudunu resmi ve sivil otoritelerle öne çıkarırken, güneyde işin bu yanı düşündürücü ve ürkütücü…
Güney Eğitim Bakanlığı bir Türkçe şarkıdan bile ürküyorsa devletin iki resmi dilinden birisine karşı bu hoşgörüsüzlük ciddi alarm işaretidir… Kuzey parçasının en azından Rumca konusunda hiçbir komplekse sahip olmaması bir artı değerdir ve kendine güveninin bir işaretidir… Lakin bu Eğitim Bakanı’nın ilk falsosu değil… Daha önce de Kuzey protestosu için lise talebelerini yönlendirdiği ve bazı taşkınlıklara yol açtığı biliniyor… Evvelemirde Anastasiadis’in kabinesinde bu kadar ırkçı bir bakanın işini sormak lazım… Kendisi bir taraftan ülkeyi birleştireceğini söyleyip öte taraftan kabinesindeki bir bakanın Türkçe şarkıya bile tahammül göstermemesi neye delalettir?

Türkçe önyargısı ve Anastasiadis’in güvenilirliği
   Kıbrıs çözümü konusunda Güney parçasında devletin ve resmi otoritelerin kendilerini bu ırkçı ve fanatik durumdan kurtarmalarında büyük fayda vardır… Yoksa çözüm ortakları olan Kıbrıs Türklerine güven vermeyi bırakın yerleşmiş kalıpları beslemekten öte bir anlamı yoktur… Hâlâ daha Türkçeye bu denli önyargılı ve tahammülsüz Eğitim Bakanlarını kabinede tutan Anastasiadis’in de güvenilirliliği her geçen gün azalmaktadır… Çözüm elbette gereklidir… Ama ona ilişkin en sıradan ve insani konularda bile böyle bir algı içerisindeki Güney otoritelerinin işi güçleştirdikleri ve hatta baltaladıkları da vakıadır…
Açık söyleyeyim… Çözüme ilişkin hâlâ ciddi bir işaret görmüyorum… Buna rağmen ortamla ilgili pozitif konuşmalar ve açıklamalar bu realiteler karşısında sadece umut bezirgânlığı gibi durmaktadır… Bu basit ama önemli etkinlikler bile hâlâ daha yasaklanıyorsa, bu işte bir bit yeniği olduğunu yeterince gösteriyor… Bugün iki liderin önünde duran en acil güven yaratıcı önlem iki tarafta behemehal Helence ve Türkçe’yi ikinci zorunlu dil ilan edilmesidir. Bunun iki lider için de çözüm konusunda bir tür turnusol kâğıdı özelliği taşıyacağını söylemek mümkündür… Bunu Anastasidis’in yapması imkânsızdır… Halep ordaysa arşın da buradadır! İki dil üzerinden çözüm meselesinin kıvamını ölçmek ve anlamak mümkündür…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!